Erdoğan, İslami finans kuruluşu Albaraka’nın düzenlediği toplantıda dünyadaki gelir eşitsizliğine ve kapitalizme “eleştiriler” getirdi.
İstanbul’da düzenlenen İslami Finans Zirvesi’nde konuşan Erdoğan, servet eşitsizliğinin dünyada tarihin en yüksek seviyesine çıktığını söyledi. “Küresel düzeyde fakirden zengine doğru artan bir servet transferi yaşanıyor” dedi.
Erdoğan bu sözleri söyüyor, eleştirileri yapıyor, ama aynı zamanda Türkiye’de emekten sermayeye doğru büyük bir servet transferi son hızla devam ediyor. Devlet kurumu TÜİK’in verilerine göre son bir yılda ücretli kesimin milli gelirden aldığı pay yüzde 40’lardan yüzde 20’lere geriledi. Patronların geliri ise aynı oranda arttı.
Erdoğan’ın tarif ettiği kapitalizm için en uygun ülke Türkiye
Erdoğan şunları da söyledi: “Kapitalist sistem serbest piyasayı teşvik ediyor görünse de arka planda tekelleşmeyi, tefeciliği, manipülasyonu, üretim, emek ve ticaretten daha ziyade paradan para kazanmayı ödüllendiriyor. Zayıfı daha zayıflatan, fakiri daha da fakirleştiren, zalimi güçlendiren bu sistemin dertlerimize derman olamayacağını, insanlığa refah, huzur ve adalet getirmeyeceğini artık hepimiz kabul etmek zorundayız.”
Paradan para kazanmayı eleştiren Erdoğan, Kur Korumalı Mevduatı icat etti, sermaye sınıfına havadan bir yılda 1 trilyon lira kazandırdı. Şimdi de faizleri yüzde 60-70’lere çıkardı. Dünyadaki sıcak para hızla Türkiye’ye akmaya başladı. Yine sermaye sınıfına trilyonlarca lira kazandırılacak.
Yaşadığımız yoksulluk, gelir adaletsizliği, hukuksuzluk yukarda anlatılan tanıma neredeyse tıpa tıp uyuyor. Erdoğan’ın zayıfı daha zayıflatan, fakiri daha fakirleştiren, zalimi güçlendiren kapitalist ülke tarifi; aslında tam da Türkiye’yi tarif ediyor.
Finans sermaye için öneride bulunmayı unutmadı
Öte yandan Erdoğan, toplantıda, yastık altındaki altın ve dövizin katılım bankalarına yatırılmasını talep ederek, aslında tekelci kapitalist sistemin en önemli ayağı olan finans sermayesinin bir talebini dile getirmeyi de unutmamış oldu.
