İsrail savaş suçları işliyor

Soykırımcı işgal rejiminin Gazze’de işlediği suçlar uluslararası kurumlar tarafından bir bir belgelenmeye devam ediyor.

Birleşmiş Milletler İsrail’in Gazze’de “imha etme” suçunun yanı sıra cinsel şiddet, işkence ve savaş silahı olarak aç bırakma suçları da dahil olmak üzere çok sayıda savaş suçu ve insanlığa karşı suçlar işlediğini tespit etti.

Birleşmiş Milletlerin (BM) işgal altındaki Filistin topraklarında işlenen suçları araştıran Bağımsız Uluslararası Soruşturma Komisyonu, İsrail’in, Gazze’de Filistinlileri toplu imha dahil savaş suçları işlediğini bildirdi. Bağımsız Soruşturma Komisyonu (COI) tarafından 12 Haziran Çarşamba günü açıklanan İsrail ve Filistinli grupların eylemlerine ilişkin iki rapor, BM’nin 7 Ekim’den bu yana olaylara ilişkin yaptığı ilk geniş kapsamlı soruşturmayı oluşturuyor. Raporlarda “her iki taraf da” ayrım gözetmeksizin insan öldürmek ve cinsiyete dayalı şiddet uygulamakla suçlanıyor.

Komisyon, 7 Ekim-31 Aralık 2023 tarihleri arasında tarafların gerçekleştirdikleri uluslararası hukuk ihlalleri ve işledikleri uluslararası suçları derlediği raporlardan İsrail’e ilişkin olanında, İsrail’i Gazze’de Filistinlileri toplu olarak “yok etme” dahil savaş suçları işlemekle suçluyor. Raporda İsrail’den Refah‘ta binlerce sivili güvensiz yerlere kaçmaya zorlayan saldırılarını derhal durdurması isteniyor.

Komisyonun İsrail’in eylemlerine dair raporunda, İsrailli yetkililerin, bir savaş yöntemi olarak açlıktan öldürme, kasten öldürme, sivillere yönelik kasıtlı olarak saldırılar, işkence, insanlık dışı muamele, keyfi gözaltı, zorla nakil ve cinsiyete dayalı şiddet gibi savaş suçları işlemekten sorumlu olduğu bildirildi. İsrail güvenlik güçlerinin “toplumun genelini aşağılamak ve işgal altındaki bir halkın kendilerine boyun eğdiğini vurgulamak amacıyla insanları alenen soyma ve çıplak bırakma gibi yöntemler kullandığı vurgulandı.

Soykırıma teşvik

Komisyon, Gazze’de çok sayıda sivil kaybı ve altyapının geniş çapta tahrip edilmesinin, ayrım gözetme, orantılılık ve yeterli önlem alma ilkelerini göz ardı ederek maksimum zarar verme niyetiyle yürütülen bir stratejinin kaçınılmaz sonucu olduğunu kaydetti. Raporda, İsrailli yetkililerin yaptığı açıklamaların, geniş çaplı yıkıma neden olma ve çok sayıda sivili öldürme politikasını yansıtma dahil “kışkırtma” anlamına geldiği ve başka ciddi uluslararası suçlar teşkil edebileceği belirtildi.

“Soykırıma doğrudan ve aleni teşvik, saldırıların yürütülmesi konusunda doğrudan yetkisi olmayan kişiler tarafından yapılsa bile, uluslararası hukuka göre bir suçtur” ifadelerinin kullanıldığı raporda, ayrımcılığa, düşmanlığa veya şiddete teşvik etmenin, uluslararası insan hakları hukukunun ciddi bir ihlali olduğu vurgulandı.

Güvenli bölgeler bombalandı

İsrail’in, Gazze’nin kuzeyi ve diğer bölgelerindeki insanlar için yüzlerce kez “tahliye talebinde bulunduğunun” hatırlatıldığı raporda, güvenli tahliye için yeterli süre sağlanmadığı tespit edildi. Raporda, “Tahliye güzergahları ve güvenli olarak belirlenen alanlar İsrail askerleri tarafından sürekli olarak saldırıya uğradı. Komisyon, tüm bunların zorla nakil anlamına geldiğini belirledi” ifadeleri kullanıldı

İsrail’in sivil halka karşı toplu cezalandırma anlamına gelen “topyekûn kuşatma” uyguladığı tespit edilen raporda, İsrailli yetkililerin ablukayı silah hâline getirdiği, su, yiyecek, elektrik, yakıt ve insani yardımın kesilmesi dahil yaşamsal ihtiyaçların sağlanmasını stratejik ve siyasi kazanımlar için kullandığı belirtildi. Raporda, İsrail hükûmetine derhal ateşkes uygulaması, Gazze ablukasını kaldırması, insani yardımların ulaştırılmasını sağlaması, sivilleri ve sivil altyapıyı hedef almayı durdurması çağrısı yapıldı.

İsrail’in, Uluslararası Adalet Divanının 26 Ocak, 28 Mart ve 24 Mayıs’ta aldığı geçici tedbir kararlarında belirtilen yasal yükümlülüklerine tam olarak uymaya ve özellikle Komisyon üyelerinin Gazze’ye erişimine izin vermeye davet edildiği raporda, Filistin hükûmeti ve Gazze’deki fiili yetkililere, İsrail’e yönelik tüm saldırıları durdurma ve tüm rehineleri koşulsuz olarak serbest bırakmaları çağrısı yapıldı.

Gazze’de açlık ve ölüm tehlikesi

Kıtlık Erken Uyarı Sistemleri Ağı (Famine Early Warning Systems Network) olarak bilinen bağımsız bir uzmanlar grubu tarafından geçen hafta yeni bir gıda güvenliği raporu yayımlanmıştı. Raporda, Gazze’de Nisan ayından bu yana kıtlık yaşandığı ve bunun, “gıda yardımının bölgeye girdikten sonra dağıtılma ve erişilme biçiminde köklü bir değişiklik yapılmazsa” en iyi ihtimalle temmuz ayına kadar devam edeceği uyarısında bulunulmuştu.

Yazar

You May Also Like

Biz kimiz?

Enternasyonal Dayanışma, işçi sınıfının kolektif ve kitlesel mücadelesiyle dünyanın daha eşit, adil ve özgür bir yere dönüşeceğini savunan…