AKP, 20 yıldır uyguladığı neoliberal politikaların sonucunda, Türkiye halkını sefaletin içine sürükledi. Uygulanan neoliberal politikalar Türkiye’yi büyük bir krizin içine soktu. Şimdi yaşadığımız kriz, geçmişte yaşadıklarımızdan çok daha büyük.
İktidarın açıkladığı resmi rakamlara göre, 17 milyon kişi sosyal yardımlarla yaşıyor. Ortalama ücret, açlık sınırı olan 20 bin lira düzeyinde. Yoksulluk sınırı olan 63 bin liranın üzerinde ücret alan işçi hemen hemen yok.
AKP-MHP ittifakı Türkiye’ye büyük bir kriz yaşatıyor
Bu krizden en fazla etkilenenler emekliler, asgari ücretliler. Emekliler 10 bin lira aylıkla, asgari ücretliler 17 bin lira aylıkla geçinemiyorlar. Ama AKP, emekliye de asgari ücretliye de zam yapmayacağını ilan etti.
Sendikalar, muhalefet partileri emekliye, asgari ücrete zam yapılması için bastırıyor. Elbette verilecek her zam önemli. Ama maalesef çare değil. Çare neoliberal ekonomik politikalardan vazgeçilmesi.
Mehmet Şimşek “her şey yolunda” diyor. Ama kazananlar sadece parası olanlar. Çünkü yüksek faiz veriliyor, döviz sabit tutuluyor. Parası olan, daha fazla para kazanıyor. Özellikle yurt dışından gelen sıcak para, halkın kanını emiyor.
Mehmet Şimşek, ticareti engelleyerek enflasyonu düşüreceğini zannediyor. Yani insanlar evine televizyon almasın, tatile gitmesin, böylece enflasyon düşsün istiyor.
Halbuki asıl enflasyon maliyetlerde. Maliyet artışları her alanda var, çünkü ne kadar döviz baskılansa da, artmaya devam ediyor, bu da maliyetlerde artışa yol açıyor.
AKP-MHP iktidarı tasarruf genelgesi ilan etti, ama asıl kendisi tasarruf yapmıyor
En son milli maça binlerce kişiyi götürdüler. Erdoğan ABD’ye beş uçak ile gitti. Her AKP’li, AKP’nin atadığı bürokrat, tayin ettiği kayyım, belediye başkanı, kendi küçük krallıklarını oluşturuyor. En son iki AKP’linin Antalya’da yediği yemeğin faturasının 168 bin lira olduğu basında yer aldı.
Dolaylı vergilerle halktan vergilerin yüzde 70’i toplanıyor. AKP, asıl vergiyi çok kazanandan, servet vergisi yoluyla alması gerekirken, bunu hiç gündemine almıyor. Dünyada ultra zengin sayısı en hızlı artan ülke Türkiye. Bu zenginlerden servet vergisi alınması gerekiyor, ama alınmıyor.
Toplanan vergileri AKP’nin harcama şekli ise tam bir problem. Sayıştay raporları Meclis’ten, kamuoyundan gizleniyor. Harcama yapma şekilleri, tamamen yandaşların kasalarını nasıl dolduracağı ile ilgili. Kamu özel ortaklığı adı altında özel şirketlere yaptırılan havaalanı, köprü, hastane, otoyol ve tüneller için bu şirketlere bütçeden milyarlar aktarılıyor.
AKP, 20 yılda dış borçları 129 milyardan, 506 milyar dolar seviyesine çıkardı. Sadece faiz olarak son 20 yılda 563 milyar dolar ödendi. AKP, toplanan vergileri bütçe adı altında har vurup harman savuruyor.
AKP’nin bu yanlış, kendini zengin etmeye dönük ekonomi politikaları için en büyük destekçisi TÜİK
TÜİK, enflasyonu düşük gösteriyor, işsizliği düşük gösteriyor. TÜİK’in rakamlarına artık kimse inanmıyor. AKP-MHP iktidarı, Covid zamanında hasta ve ölüm sayılarını gizledi, şimdi de işsizlik rakamlarında, enflasyon rakamlarında aynı yalanları tekrarlıyor. Ekonomi Bakanı Şimşek’e göre, ekonomide sıkı para politikası uygulanıyor, ama TÜİK’e göre işsizlik düşüyor. Sıkı para politikasının uygulandığı, ticaretin kısıldığı bir ortamda işsizlik artar, düşmez.
TÜİK başkanı basın açıklaması yaptı, enflasyon oranı için “ha 45, ha 75” dedi. Hâlbuki bu rakamlara göre asgari ücrete, emekliye, memura, işçiye zam yapılıyor. Zam oranının yüzde 30 az olması, insanların daha az yemek yemesine yol açıyor, insanlar açlıkla karşı karşıya kalıyor. Elbette TÜİK başkanı için bu sorun değil, çünkü çok yüksek maaşlar alıyor. Ve ayrıca o koltuğa AKP Genel Başkanı tarafından atandı, parti ne derse onu yapıyor. TÜİK başkanı 2022 yılı başında enflasyonu yüksek gösterdiği gerekçesi ile görevden alındı, yerine gelen hemen enflasyonu düşük göstermeye başladı.
Bütün bu olumsuzluklardan çıkış için ana güç işçi sınıfı
Sendikalar ortak açıklama yaparak iktidarı ve Şimşek’i hedef aldı. Türk-İş, DİSK ve Hak-İş; iktidarın asgari ücret, emekli maaşı ve vergi politikalarını eleştirdi. Ergün Atalay “Bizim üzerimizden ekonominin düzelmesinin şansı yok. Üzerimizden ellerini çeksinler” dedi. Sendikalar, yayınladıkları 10 maddelik manifestoda emeklilere ve asgari ücrete zam istedi.
Sendikaların artık birlikte basın açıklaması yapmaktan, birlikte eylem yapmaya geçmeleri gerekiyor. Genel grev, işçi sınıfının en önemli silahı, bunu kullanmaları gerekiyor.
Faruk Sevim