Spectrum House Düşünce ve Araştırma Merkezi, Kürt meselesinin güncel tezahürlerini ve bunlara yönelik algı, tutum ve beklentileri ortaya koymayı amaçlayan bir araştırma yayımladı.
Türkiye genelinde 26 kentte 2 bin 28 kişiyle yapılan araştırmanın sonucu kamuoyu ile paylaşıldı. Araştırmaya göre katılımcıların büyük çoğunluğu, sorunun barışçıl yöntemlerle çözülebileceğine inanıyor.
Araştırmanın sonuçlarına göre;
- Katılımcıların %53’ü yeni bir anayasa gerekliliği konusunda olumlu görüş bildirdi ve yeni bir anayasa yapılması gerektiği yönünde bir ihtiyaç bulunduğunu ifade etti.
- Katılımcıların %59,3’ü Kürt meselesinin Türkiye için önemli bir sorun olduğunu belirtti. Bu oran, çok önemli, önemli ve orta düzeyde önemli kategorilerinde yapılan değerlendirmelere dayandırıldı.
- Katılımcıların %86’sı Türk ve Kürt kimliklerine sahip bireylerle arkadaşlık veya komşuluk yapabileceklerini belirtti.
- Katılımcıların Kürt meselesinin en önemli sebepleri hakkında verdikleri yanıtlarda, kimlik talebi %19,2 ile en yüksek oranda ön plana çıktı. Diğer sebepler ise sırasıyla siyasi faktörler %14,5, ayrımcılık %13,4, ayrı devlet kurma isteği %13, dış güçler %10, terör, kışkırtma ve rant %7,7 ve devlet politikaları %5,7 olarak ölçüldü.
- Katılımcıların, “Kürt meselesini hangi parti çözer?” sorusuna verdikleri yanıtlarda, AKP %39 ile en yüksek oranı alırken, CHP %26,8, MHP %9,8 ve DEM Parti %8,4 olarak sıralandı. Ayrıca, katılımcıların yaklaşık yarısı, iktidar bloku (AKP-MHP) partilerinin Kürt meselesinin çözümünde daha etkin olacağına inanıyor.
- Katılımcıların “Kürt meselesinin barışçıl bir şekilde çözülebileceğine inanıyor musunuz?” sorusuna verdikleri yanıtlarda, %29,4’ü “hayır inanmıyorum” dedi. Diğer bir deyişle, yaklaşık her üç katılımcıdan ikisi, Kürt meselesinin barışçıl bir şekilde çözülebileceğine inandığını ifade etti.
- Katılımcıların “Kürt meselesinin çözülmesi için hangi adımların atılması gerektiğini düşünüyorsunuz?” sorusuna verdikleri yanıtlarda, diyalog ve müzakere %24,5 ile en yüksek oranda ön plana çıktı. Diğer çözüm önerileri ise sırasıyla şiddet ve terörle mücadele %21,8, anayasal reformlar %16,6 ve kültürel hakların geliştirilmesi %13,1 olarak belirlendi. Hiçbir adım atılmamalı diyenlerin oranı ise %15,3 olarak ölçüldü.
- Katılımcıların “Kürt meselesinin çözümünde Kürtleri temsilen kiminle görüşmeler yapılmalıdır?” sorusuna verdikleri yanıtlarda, halk ve STK’ler %25 ile en yüksek oranda ölçüldü. Diğer yanıtlar ise sırasıyla Kürt liderler %18,9, tüm siyasi partiler %14,3 ve DEM Parti %5,4 olarak belirlendi.
- Kürt meselesinin çözümünde üçüncü taraf/arabulucu rolü ile ilgili algılara bakıldığında, katılımcıların %70,8’inin herhangi bir taraf veya arabulucunun rolünü işaret etmediği tespit edildi.
- Araştırma sonucunda, katılımcıların %58,5’i, Devlet Bahçeli’nin Abdullah Öcalan hakkında söylediği “Terörün bittiğini ve örgütün lağvedildiğini haykırsın, gelsin TBMM’de DEM grup toplantısında konuşsun” söylemlerini yanlış bulduklarını belirtti. Doğru bulanların oranı ise %21,4 olup, kararsız, bilgim yok veya cevap vermek istemeyenlerin oranı toplamda %20,1 olarak ölçüldü.
- Katılımcıların, 2013-2015 yılları arasında yürütülen çözüm süreci girişiminin başarısız olmasının sebeplerine verdikleri yanıtlarda, %20’si, “hükümetin sürece siyasi menfaat açısından yaklaşması” seçeneğini en önemli sebep olarak işaret etti. Diğer sebepler ise sırasıyla; “yeterli siyasi iradenin olmaması” %15,5, “tarafların birbirine güvenmemesi” %15,3, “doğru diyalog kurulamaması” %14 ve “şiddet ve terör” %11,8 olarak ölçüldü.
- Araştırma sonucunda, katılımcıların %45,7’si, “yeni bir çözüm süreci” ile ilgili beklenti içinde olduklarını belirtti. Yeni bir çözüm sürecine gerek olmadığını ifade edenlerin oranı %41,3 olup, fikrim yok diyen ve kararsız olanların oranı ise %13,1.
- Katılımcıların Kürt meselesi ve medya ile ilgili algılarına bakıldığında, basının Kürt meselesine dair tutumunu “taraflı ve yönlendirilmiş” bulanların oranı %53,4. Buna karşılık, Kürt meselesi bağlamında basını “tarafsız ve objektif” bulanların oranı ise sadece %19,2.
- Katılımcıların, “Ana muhalefet partisi CHP’nin Kürt meselesinin çözümüne yönelik politikalarını nasıl değerlendiriyorsunuz?” sorusuna verdikleri yanıtlara bakıldığında, yalnızca %16,2’sinin “yeterli” yanıtını verdiği, %70,9’unun ise “yetersiz” ve “CHP’nin herhangi bir politikası yok” yanıtlarını verdi.
- “Ortadoğu’daki karışıklıkların (savaşların) çözümünde Türkiye’nin nasıl bir rol alması gerektiğini düşünüyorsunuz?” sorusu karşısında katılımcıların %39,8’i “diyalog” yöntemini, %26,2’si ise “askeri güç kullanımı” yöntemini savundu. “Hiçbir rol almamalı” diyenlerin oranı ise %20,8.
- Katılımcıların %39,1’i Türkiye’nin Suriye ve Irak’taki Kürt Bölgelerine yönelik politikalarını desteklemediklerini, %34,7’si ise desteklediklerini belirtti. Cevap vermeyen ve fikrim yok diyenlerin oranı ise %14,5.
- Katılımcıların bu pazar seçim olsa oy verecekleri partiler incelendiğinde, CHP %32,4 ile en yüksek oranı alırken, hemen ardından AKP %31,3 oranıyla ikinci sırada yer aldı. DEM Parti %10,5, MHP %7,1, İYİ Parti %4,5 ve Zafer Partisi %4,3. Diğer partiler arasında YRP %3,6, Anahtar Parti %2,1 ve TİP %1,3 oranında destek aldı.
