‘Komünizme karşı’ ABD liderliğinde 4 Nisan 1949’da kurulan savaş örgütü NATO, katliamlar, darbeler ve işgallerle dolu 76 kanlı yılı geride bıraktı. Brüksel’deki iki günlük NATO dışişleri bakanları toplantısı sonrasında konuşan Genel Sekreter Rutte, “NATO’ya her zamankinden daha fazla ihtiyacımız var” dedi.
Rutte, NATO’nun Brüksel’deki karargâhında düzenlenen basın toplantısında “76 yıl önce, 12 ülke bu ittifakı oluşturan bir antlaşmayı imzalamak için bir araya geldi. Müttefikler yıllar boyunca birlikte çalışarak güvenliği sağladılar” dedi.
Avrupalı ve Kanadalı müttefiklerin, NATO toplantısına ilk kez katılan ABD’nin yeni Dışişleri Bakanı Marco Rubio’dan Donald Trump yönetiminin NATO’ya bağlılığı konusunda çok net bir mesaj aldıkları bildirildi. Rutte, diğer yandan Rubio’nun, Avrupa ve Kanada’nın ortak güvenlik için daha fazla sorumluluk alması ve savunma harcamalarını artırmaya devam etmesi gerektiği konusunda ABD’nin beklentisini dile getirdiğini belirtti.
En büyük savaş örgütü
Kuzey Atlantik Anlaşması Teşkilatı (NATO), İkinci Dünya Savaşı’nın ardından 4 Nisan 1949’da, Batı Avrupa’nın güvenliğinin yeniden yapılandırılması gerekçesiyle ancak asıl olarak “komünizmin Avrupa’da yayılmasına karşı” kuruldu.
Üye ülkelerde kontrgerilla örgütlerinin kurulmasından, birçok ülkedeki askeri darbelere, Irak ve Afganistan’da olduğu gibi açık askeri işgallere kadar dünyanın en büyük savaş suçları siciline sahip olan örgüte Türkiye 1952’de katıldı. İttifak, geçen yıl İsveç ve Finlandiya’nın da katılımıyla 32 üyeye ulaştı.
NATO’nun Türkiye ve bölge halkları açısından olduğu gibi, dünyanın başka coğrafyalarındaki halkları açısından da, bir savaş ve terör örgütü olduğu açıktır. NATO, halklar açısından savaş, darbe, işgal ve yıkım demektir.
