Cumartesi Anneleri’nin adalet arayışı 1046. haftada

Gözaltında kaybedilen yakınlarını arayan Cumartesi Anneleri 1046. haftada Galatasaray Meydanı’nda Ömer Ölker için adalet istedi.

Gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini soran ve faillerin yargılanması talebiyle İstanbul-Beyoğlu’nda 1995’ten bu yana eylem yapan Cumartesi Anneleri, bu hafta (12 Nisan 2025) Galatasaray Meydanı’na karanfil bırakarak açıklamalarını okudu.

Ömer Ölker için adalet istiyoruz

Açıklama metnini Cumartesi Anneleri’nden İrfan Bilgin okudu. Bilgin, Ölker hakkında şu bilgileri paylaşarak başladı:

25 yaşında, iki çocuk babası Ömer Ölker, Şırnak’ın Silopi ilçesinde yaşıyordu. Türkiye Posta İşletmelerinde geçici işçi olarak çalışıyor, aynı zamanda berber dükkânı işletiyordu. 5-6 Mart 1994 tarihlerinde Tekel Pazarlama ve Dağıtım Müessesesinin personel alım sınavına girmiş ve sınav sonucunu beklemekteydi.

15 Nisan 1994 tarihinde, berber dükkânına malzeme almak üzere Şırnak’a giden Ömer Ölker’den bir daha haber alınamadı.

İki gün sonra, 17 Nisan 1994 tarihinde, gündüz vakti İdil’in Duru Köyü mevkiinde, Beyhan Tesisleri yanında cansız bedeni bulundu. Üzerinde kimliği bulunmamakla birlikte, Tekel Sınav Giriş Belgesi mevcuttu. Ölker’in, gözünden girip beynini parçalayarak çıkan bir kurşunla hayatını kaybettiği tespit edilmiş ve ölüm sebebi bilindiği gerekçesiyle klasik otopsi işlemi yapılmamıştı. Ölüm sebebi dış muayene ile bilinse dahi usulüne uygun yapılmayan otopsi, beden üzerindeki delillerin kaybolmasına ve ölüm şekline ilişkin tüm bulguların tespit edilememesine neden olacaktı.

Kovuşturmaya yer olmadığına karar verildi

Olay Yeri Tutanağı’na göre, Ölker başka bir yerde öldürüldükten sonra cesedi olay yerine getirilip bırakılmıştı. Cesedin bulunduğu yol üzerinde üç jandarma kontrol noktası bulunmakta olup, ceset taşıyan bir aracın bu kontrol noktalarından resmi kimlik göstermeden geçmesi mümkün değildir.

Olayın ardından İdil Cumhuriyet Başsavcılığı 1994/66 hazırlık numarası ile bir soruşturma başlattı. Ancak etkin bir soruşturma yürütülmeden, 11 Haziran 2014 tarihinde dosyada zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildi.

Aile, Midyat Sulh Ceza Hakimliğine başvurarak karara itiraz etti, şüpheli olarak dönemin Cizre İlçe Jandarma Komutanı Cemal Temizöz ile 6 JİTEM mensubunun ismini verdi. Ancak itiraz reddedildi.

Bunun üzerine, aile avukatları Veysel Vesek aracılığıyla 20 Şubat 2016 tarihinde Anayasa Mahkemesi’ne başvuruda bulundu. Anayasa Mahkemesi ise 15 Kasım 2018 tarihinde başvurunun “diğer kabul edilebilirlik şartları yönünden incelenmeksizin, süre aşımı nedeniyle kabul edilemez olduğuna” karar verdi.

Tüm kayıplarımız için adalet istemekten vazgeçmeyeceğiz

İç hukuk yollarından sonuç alamayan aile, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) başvuruda bulundu.

Anayasa Mahkemesi, bu dosyada AİHM’in zorla kaybetme davalarına ilişkin içtihatlarını dikkate almamış; suçun ağırlığı ve özgün niteliklerini göz ardı eden bu kararıyla, etkili bir soruşturmanın yürütülmesini, hakikatin ortaya çıkarılmasını ve faillerin cezalandırılmasını engellemiştir.

1046.haftamızda, evrensel hukuk ilkeleri çerçevesinde, Ömer Ölker için adaletin sağlanmasını bir kez daha talep ediyor ve kamuoyunun dikkatine sunuyoruz.

Kaç yıl geçerse geçsin, Ömer Ölker için, tüm kayıplarımız için adalet istemekten, devletin evrensel hukuk normları içinde hareket etmek zorunda olduğunu hatırlatmaktan vazgeçmeyeceğiz.

Yazar

You May Also Like

Biz kimiz?

Enternasyonal Dayanışma, işçi sınıfının kolektif ve kitlesel mücadelesiyle dünyanın daha eşit, adil ve özgür bir yere dönüşeceğini savunan…