İşçiler aşırı sağcı Başkan Javier Milei’nin kemer sıkma ve aşırı sağ politikalarına karşı grev yapıyor.
Arjantin, çarşamba günü kitlesel gösteriler ve perşembe günü genel grev ile ülke çapında 36 saatlik bir eylem dalgasına sahne oldu. Sadece Buenos Aires’te 50 binden fazla kişi sokağa çıktı.
Bu eylemler, geçtiğimiz ay başkentin dört bir yanında polis saldırısına uğrayan protestoların ve 1983’e kadar hüküm süren diktatörlüğün kurbanlarını anmak üzere 24 Mart’ta düzenlenen gösterilerin ardından geldi.
Hareket, emekli maaşlarının arttırılması ve ücretsiz ilaçların yeniden verilmesini talep eden emeklilerin gösterileri ile başladı. Bu protestolar yılın başından bu yana işçilerin ve Boca Junior ve River Plate futbol kulüplerinin taraftarlarının da desteğiyle giderek büyüdü.
Gösterilerin geçen ay güvenlik bakanı Patricia Bullrich tarafından acımasızca bastırılmasının ardından hareket daha da büyüdü. Gösteriler Başkan Javier Milei’nin tüm rejimine karşı talepleri kapsar hale geldi.
Genel grev çağrısı geçtiğimiz ay CGT çatısı altında toplanan üç büyük sendika federasyonu tarafından yapılmıştı. Sendikalar yaptıkları ortak açıklamada, “Dayanılmaz sosyal eşitsizlik ve daha iyi ücretler ve herkes için onurlu bir yaşam kalitesi çağrılarını görmezden gelen bir hükümet karşısında işçiler greve gidiyor,” dedi.
İşçiler, Cumhurbaşkanı Milei’nin binlerce kişiyi geçim sıkıntısıyla karşı karşıya bırakan kemer sıkma politikalarını protesto ediyor. Daha yüksek ücretler, baskının sona ermesi, azınlık gruplarının hakları ve sendikalar için daha fazla özgürlük talep ediyorlar.
Son protestolar hükümeti güçsüz bıraktı ve hem Bullrich hem de Milei’ye istifa çağrıları yapıldı. Sendikalar genel grevin onları daha da zayıflatacağını umuyor.
Geçen yıl Milei’nin başkanlığının ilk altı ayında iki genel grev yapılmıştı. Ancak İşçi Partisi (PO) dünkü grevin Milei rejimine şimdiye kadar vurulan “en önemli” ve “en şiddetli” darbe olduğunu söyledi.
Çarşamba günkü gösterilerde sokağa çıkan pek çok kişi sendikaların daha güçlü bir duruş sergilemesinin “tam zamanı” olduğunu ifade etti. Hükümet, sendikaların “çalışmak isteyen milyonlarca Arjantinliye saldırdığını” söyleyerek halkı grevdeki işçilere karşı kışkırtmaya çalışıyor.
Ancak bu hafta başkentte on binlerce kişi ve ülkenin dört bir yanındaki şehirlerde binlerce kişi gücün işçilerde olduğunu gösterdi.
PO, sendika bürokrasisini grev kırıcılığı nedeniyle eleştirdi. Tüm iş yerlerinde ve UTA gibi daha geniş bir sendika grubunda mücadele için bastırmakta başarısız olduklarını söyledi.
Sendika, 24 saatlik genel grevi, “hükümetin serbest düşüşünden tam anlamıyla yararlanacak” ve değişimi sağlayacak büyük bir işçi sınıfı müdahalesinin başlatılmasına izin vermek yerine, sendikaların mücadeleyi bir güne hapsetme stratejisi olarak görüyor.
36 saatlik eylem, IMF kredi kuruluşunun işçilerin isteklerine rağmen Milei hükümetine büyük bir kredi vermeye hazırlandığı bir dönemde gerçekleşti. Emekliler Milei’yi IMF’ye olan mevcut borçlarını ödemek için emekli maaşlarını hortumlamakla suçluyor.
Milei, aşırı sağa doğru küresel eğilimin bir parçası. Arjantin’de sadece kemer sıkma politikaları uygulamakla kalmıyor, kendi deyimiyle “farklılığa karşı savaş” başlattı. Geçen yıl Kadın, Toplumsal Cinsiyet ve Çeşitlilik Bakanlığı gibi kurumların yanı sıra insanları homofobi, transfobi ve ırkçılığa karşı koruyan politikaları da devre dışı bıraktı. Ve “çeşitlilik” ve ‘’uyanıklığı’’ “ulusal ilerlemenin” önündeki engeller olarak damgalıyor.
Ancak bu grevler ve gösteriler, Milei’nin ekonomik ve sosyal politikalarına öfkelenenlerin -Bullrich’in aşırı baskısıyla şiddetlenen- sessiz kalmayacağının kanıtıdır.
Frankie Murden
(Socialist Worker’dan Bahan Gönce çevirdi.)
