Barış Vakfı’nın Kürt sorununda silahsızlanma çalıştayı tamamlandı
Barış Vakfı’nın düzenlediği “Kürt Sorununda Silahsızlanma Çalıştayı”nda, çözüm sürecine geri dönüş ve toplumsal barışın inşası için siyasi irade, demokratikleşme ve toplumsal katılımın önemi vurgulandı; Abdullah Öcalan’ın rolü ve yasal düzenlemelerin gerekliliği öne çıktı.
Çalıştaya akademisyenler, yazarlar, gazeteciler ve sivil toplum örgütü temsilcilerinden oluşan 38 kişi katıldı. Çalıştayda, Medipol Üniversitesi’nden Dr. Levent Korkut ve Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi’nden Dr. Erkan Koca’nın hazırladığı çerçeve tartışma metni sunuldu. Ardından katılımcılar görüş, öneri ve değerlendirmelerini paylaştı.
Katılımcılar, barış umudunu yeşerten her çabanın yaşamsal önemde olduğunu vurgularken, barışın insan onuruna yakışır bir yaşam için tek yol olduğu mesajı öne çıktı.
Çözüm sürecinin başarıya ulaşmasının güçlü bir siyasi irade ve toplumsal rıza gerektirdiği ifade edilirken, toplumun her kesiminin bu süreçte sorumluluk üstlenmesi gerektiği vurgulandı.
“Çözüm süreçleri muhatapsız ve müzakeresiz olmaz” görüşü öne çıkarıldı.
Katılımcılar, Abdullah Öcalan’ın koşullarının iyileştirilmesi ve PKK kongresine etkin katılımının sağlanmasının ivedi bir gereklilik olduğunu belirtti. Bu adımın hükümetin sorumluluğunda olduğuna dikkat çekildi.
Sürecin ilerleyebilmesi için gerekli mevzuat ve yasal düzenlemelerin TBMM tarafından yapılması gerektiği vurgulandı.
Silah bırakacak kişilerin demokratik topluma kazandırılmasına yönelik düzenlemeler ile askeri operasyonların ve yasal alandaki baskıların sonlandırılması, çalıştayın öncelikli önerileri arasında yer aldı.
Bugünkü sürece dair toplumsal şüphelerin büyük ölçüde demokratik gerilemelerden kaynaklandığına dikkat çekildi. Hukuki zemin güçlendirilmeden ilerlemenin zor olduğu, hasta mahpusların tahliyesi, ifade özgürlüğü ve umut hakkı gibi konuların pazarlık konusu yapılmaması gerektiği vurgulandı.
Katılımcılar, çatışma çözüm süreçlerinin hassas ilerlediğini, küçük adımların bile sürecin seyrini değiştirebileceğini hatırlattı. Bu nedenle, barış isteyen tüm kesimlerin sürece dair atılan her adımı destekleyici bir perspektifle değerlendirmesi ve fırsata çevirmesi gerektiği ifade edildi.
“Süreç devlet politikası hâline gelmiştir”
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, “MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin tarihi ve stratejik çağrısı ile başlayan süreç, Cumhurbaşkanımızın yüksek iradesiyle ‘devlet politikası’ haline gelmiştir. Partiler arasındaki ziyaret trafiği sürecin siyasi oksijenini artırmış ve zeminini güçlendirmiştir” dedi.
