“Abdullah Öcalan; Barzani, Abdi ve Talabani ile görüşmek istiyor”
DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, partisinin MYK toplantısına ilişkin parti genel merkezinde basın açıklaması yaptı, Abdullah Öcalan’ın Barzani, Abdi ve Talabani ile görüşmek istediğini açıkladı.
Doğan, toplantının ana gündemlerinden birinin, Kürt sorununda çözüm tartışmalarına dair TBMM’de özel yetkilendirilmiş bir komisyonun kurulması olduğunu belirtti ve Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş’a çağrıda bulundu. Kürt sorununun yalnızca Kürtlerin değil tüm toplumun meselesi olduğunu vurgulayan Doğan, DEM Parti olarak komisyonun çalışma usulüne dair hazırlıklarının tamamlandığını söyledi.
Doğan ayrıca, DEM Parti Eş Genel Başkanları ve MYK üyelerinden oluşacak bir heyetle PKK lideri Abdullah Öcalan’ı ziyaret etmeye hazırlandıklarını açıkladı ve şunları söyledi: “Öcalan; Mesut Barzani, Neçirvan Barzani, Mazlum Abdi, Kubat Talabani ve Bafıl Talabani ile görüşmeler yapmak istiyor. Biz de faydalı olacağını düşünüyoruz. Farklı siyasi partilerden liderlerle, önemli şahsiyetlerle bir araya gelmesi çok değerli. Önümüzdeki süreç açısından da gerekli.”
İstanbul – Diyarbakır uçuşunda dil dayatması
Pegasus’un 10 Haziran Salı günü İstanbul- Diyarbakır uçuşu öncesinde, bir yer hostesi Türkçe bilmeyen yolcularla tartıştı. Olaya tanık olan Diyarbakırlı uzman psikolog Duygu Berekatoğlu, yaşananları X hesabından anlattı.
Duygu Berekatoğlu yaşananlara, “Şimdi burada uçuş kuralları gereği bagaj sınırlamasını anlarım, başkasına ait bagajın taşınmayacağını anlarım, ama havalimanı çalışanlarının, havayolu şirketi çalışanlarının ırkçılığını, dil dayatmasını ve nezaketsizliğini anlayamıyorum” sözleriyle tepki gösterdi.
Duygu Berekatoğlu, yaşananları şöyle anlattı: “Bugün (dün) Pegasus İstanbul/Diyarbakır uçuşunda otobüsle uçağa alınırken Türkçe bilmeyen yaşlı bir grup vardı. Ellerinde kabin valizleri haricinde birkaç poşet bulunuyordu, kişi sayısına bölünce aslında fazlalık yoktu. Yer hostesleri yaşlıları azarlayarak, otobüsten indirip ‘Tek tek valizleri alın fazla kalırsa hareket ettirmeyeceğiz’ diye tehdit ederken, yaşlı teyzeler ve amcalar o eşyalarla 3 defa inip bindiler. En son yerde beklettirildiler.”
“Bir genç otobüsten inerek, ‘Benim eşyam yok, ben alayım’ dedi. Yer hostesi ona ‘Sen bu ekipten değilsin bin otobüse’ diye bağırdı. Ben de dayanamayıp indim. Bu insanlar Türkçe bilmiyor, yaşlılara bağırmadan durumu izah etmek lazım dedim. Hostes bana dönüp ‘Burası Türkiye, Türkçe ortak dil bilmek zorundalar’ diye çıkıştı. Ben de ona ‘İngiliz olsak ortak dil dayatman olmaz ama değil mi?’ Bu kadar Kürt yolcu taşıyorsan, insanlar seni anlamıyorsa sen bilmek zorunda değilsin ama Kürtçe tercüman bulundurmak zorundasın. O da, ‘Öyle bir zorunluluğumuz yok, Türkçe öğrensinler’ dedi. Sonrasında gerginliği gören yetkili geldi. ‘Fazla valiz’ sorun olmaktan çıktı. Yani çözülmeyecek bir problem değildi.”
Cevdet Yılmaz’dan ‘süreç’ açıklaması: Çok önemli bir döneme girmiş durumdayız
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, yeni sürece dair, “Öncelikle bu kendini feshetme ve silahları bırakma kararının sahada gerçekleştiğini görmemiz gerekiyor. Bunu da ilgili kurumlarımız hassasiyetle takip edecekler, izleyecekler. Tam bir takvim vermek kolay değil bu işlerde. En kısa sürede olması lazım. Bu süreçlere tabiri caizse çomak sokan çok olur. Yani ‘Türkiye’nin başı beladan kurtulmasın’, ‘terör devam etsin’ diye provokasyonlar yapanlar olabilir. Dolayısıyla bu konularda en önemli unsur, olabildiğince kısa sürelerde bu süreçlerin tamamlanması” ifadelerini kullandı.
