Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın CHP Genel Başkanı Özgür Özel’le yaptığı görüşmeden hareketle pek çok çevre “Türkiye normalleşiyor” analizi yapmaya başladı. Özellikle AKP’deki bir kanadın yorumu, “siyasetin normalleşmesi, toplumsal barışın sağlanması için güzel bir manzara oluştuğu” yönünde.
Erdoğan bizzat kendisi de görüşmeden sonra “Türkiye’de siyasetin yumuşama sürecini başlatalım istiyorum. Bu adımı da atacağız” dedi.
Kutuplaşmanın sona ermesi ve “normalleşme” için AKP-MHP’nin otoriter politikalarının durdurulması gerekir. Bu konuda atılması gereken somut adımlar şunlar olmalıdır:
- Emekçilerin gitgide yoksullaştığı ekonomik politikalar yerine, krizin yükünün zenginlere ödetildiği, sosyal adaleti öne çıkaran politikalar izlenmelidir.
- Sendikalar üzerindeki fiili baskılara, grev yasaklamalarına son verilmelidir.
- Kürt sorununda savaş politikaları sona erdirilmelidir. Sınır ötesi askeri operasyonlar değil barış yönünde adımlar atılmalıdır.
- HDP’li siyasetçilerin, Gezi tutsaklarının hukuksuzca içerde tutulmalarına son verilmelidir.
- İfade ve örgütlenme özgürlüğü önündeki engeller kaldırılmalıdır.
- 1 Mayıs’ta Taksim yasağı gibi antidemokratik uygulamalar son bulmalıdır.
- Başta yerel yönetimler olmak üzere birçok alanda görülen rant ve yolsuzluk düzenine son verilmelidir.
- Kirli enerji politikaları terk edilmeli, iklim değişikliğini durduracak adımlar atılmalıdır.
- Göçmenlere yönelik ırkçı ve ayrımcı uygulamalara son verilmelidir.
- Kadınlara ve LGBTİ+lara yönelik baskılara son verilmelidir.
Bu talepler elbette artırılabilir. Siyasetteki kutuplaşmanın baş müsebbibi AKP-MHP iktidarıdır. 31 Mart seçimlerinde aldıkları yenilgi, yaşanan korkunç ekonomik kriz şimdi onları yumuşama siyaseti izlemeye zorlamaktadır. Oysa 2013 Gezi direnişinden beri, 2015 Haziran seçimlerinden beri toplumu kutuplaştıran, siyaseti anormalleştiren asıl olarak siyasi iktidardır, AKP-MHP’dir.
Demokrasi ve özgürlük ortamının sağlanması doğrultusunda adımlar atılmadıkça, siyaset normalleşmez. AKP-MHP koalisyonunun otoriter anlayışı yenilmedikçe, siyaset normalleşmez.
