İbrahim Oktugan’ın bir öğrenci tarafından öldürülmesinin ardından öğretmenler Türkiye’nin birçok yerinde greve çıktı, meydanları doldurdu ve taleplerini haykırdı.
İstanbul’da Beyazıt tramvay durağında buluşan öğretmenler, buradan Sultanahmet’teki MEB il müdürlüğüne yürüdü. Öğretmenlere yönelik şiddeti ve itibarsızlaştırma politikalarını protesto etmek için yapılan eylem oldukça kalabalık ve coşkuluydu.
Eylem için toplanan kitle, “Okulda ölmek istemiyoruz”, “Susma haykır eğitimde şiddete hayır”, “Direne direne kazanacağız”, “Öğretmenler burada, bakan nerede?” ve “Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz” sloganları attı.
Öğretmen sendikaları Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e şu soruları yöneltti:
• Okulda şiddeti önlemek için daha kaç eğitim emekçisinin can vermesi gerekiyor?
• İktidarın ve MEB’in plansızlığı nedeniyle okullarımız güvenlik açısından ciddi risk altındadır. Okullarımızdaki güvenlik açığının faturasını canımızla mı ödeyeceğiz?
Okul müdürü Oktugan’ın silahlı saldırıda katledilmesine tepkiler Ankara’da da sürdü. Bugün Milli Eğitim Bakanlığı önünde bir araya gelen binlerce öğretmen Meclis’e yürüdü.
“Eğitimde Şiddete Dur De” pankartını açıldığı yürüyüşte sık “Bakan istifa”, “Birleşe birleşe kazanacağız”, “Yaşasın öğretmen dayanışması”, “Öğretmen burada bakan nerede?” sloganları attı.
Öğretmenler, görev başında hayatını kaybeden meslektaşları için bir dakikalık saygı duruşunda bulundu.
Bursa’da da sendikaların çağrısıyla son yılların en kalabalık eylemi yapıldı. Okullar boşaldı, eğitim emekçileri alanlara sığmadı.

Bursa merkezin yanı sıra Yenişehir’de de öğretmenler eylem yaptı. Eylemde okunan basın açıklaması şöyleydi:
ÖFKELİYİZ!
OKULDA ŞİDDET BİR MESLEKTAŞIMIZI DAHA ARAMIZDAN ALDI
İstanbul’un Eyüp ilçesinde bulunan özel bir okulda müdür olarak görev yapan emekli öğretmen İbrahim Oktugan’ın bir öğrencisi tarafından öldürülmesi hepimizi derinden üzmüştür.
Toplum olarak hayatımızın her aşamasında evde, sokakta, iş yerlerinde her gün karşı karşıya kaldığımız şiddet olgusu, okullarımızı da sarmalamış, eğitim emekçilerini de şiddetin hedefi haline getirmiştir. Son olarak geçtiğimiz günlerde İstanbul’da yaşandığı gibi ölümle sonuçlanan ağır sonuçların ortaya çıkmasına neden olmuştur.
Türkiye’nin her yerinde eğitim kurumlarında birbirine benzer şekillerde eğitim emekçilerini hedef alan şiddet olaylarının yaşanması, şiddetin arkasındaki nedenlerin ortaya çıkarılmasını, eğitim kurumlarında eğitim emekçilerinin can güvenliğinin sağlanmasını gerektirmektedir. Yaşanan bu şiddet olayları adeta bir bakanlık politikasına dönüştürülen eğitim emekçilerinin itibarsızlaştırılmasından ayrı düşünülemez. Bugün bir Eğitim emekçisini hayattan koparan ne basit bir öfke krizi ne failin öğrenci ya da veli oluşu, ne de öğrencinin uyruğu ile ilgilidir. Bizzat bakanın yaptığı açıklamalarla eğitim sisteminin tüm başarısızlığının nedeni olarak öğretmenlerin gösterilmesi, CIMER uygulamasının velilerin elinde bir sopaya dönüştürülmesi, MEB’in eğitimde yaşanan tüm sorunlara Çözüm üretmek yerine öğretmeni ve idarecileri veli ve öğrenci karşısında tek muhatap olarak bırakması, bugün yaşananlara zemin oluşturmuştur.
Okullarda yaşanan şiddetin ve öğretmenlere yönelik saldırıların önlenebilmesi, öncelikle her fırsatta öğretmenleri, eğitim emekçilerini hedef haline getiren politika ve uygulamalara son verilmesinden geçmektedir. Okulda şiddet olaylarının durması için Milli Eğitim Bakanlığını acilen harekete geçmeye ve önlem almaya çağırıyoruz. Yıllardır yaptığımız tüm uyarılara rağmen alınmayan önlemler nedeniyle dün 40 yılını çocukların eğitimine adamış bir öğretmen arkadaşımızı, maalesef bakanlığın ideolojik örgütlenme alanına çevirdiği, yap boz tahtasına dönüştürdüğü eğitim politikalarının sonucu olarak kaybetmiş olmanın derin üzüntüsünü yaşıyor, İbrahim Oktugan öğretmenimizin ailesi başta olmak üzere tüm meslektaşlarımıza ve eğitim camiasına başsağlığı diliyoruz.
Yaşasın KESK
Yaşasın Eğitim Sen
Eğitim Sen Yenişehir Temsilciliği

