İsrail’in başbakanı, savaş kabinesi çatlayıp dağılmasına, uluslararası diplomaside sıkışmasına, kendi ülkesinde protestolarla karşılaşmasına rağmen soykırıma devam etmekte ısrarcı.
Netanyahu, Hamas bitirilene kadar “ancak kısmi bir ateşkesi” kabul edebileceklerini açıkladı. İşgalci rejimin ordusu bile “Hamas bir fikirdir” demişken, İsrail Başbakanı katliamlara devam etmeyi açık açık savunuyor.
Netanyahu, kısmi ateşkesi kabul etme gerekçesini Gazze Şeridi’nde hâlen Hamas tarafından rehin tutulan 120 İsraillinin bir kısmını geri getirme amacı olarak açıkladı.
Netanyahu’nun açıklamaları, İsrail ve Hizbullah’ın savaşa daha da yaklaştığını gösteren bir işaret olarak yorumlanırken, İsrail başbakanı ayrıca Gazze’deki savaşı bitirmek istemediğini de ortaya koydu.
İsrail ordusunun Gazze’nin güneyindeki Refah kentinde sürdürdüğü kara harekâtını tamamlamaya yakın olduğunu ancak bunun Hamas’a karşı savaşın sona erdiği anlamına gelmeyeceğini kaydeden Netanyahu, Gazze’de daha az askere ihtiyaç duyulacağını ve böylece Hizbullah’a karşı savaşacak güçlerin daha serbest kalacağını söyledi.
Netanyahu’nun açıklamaları, Tel Aviv’de hükümetin istifasını talep eden eylemcilerle polis arasında Cumartesi günü çatışma yaşanmasının ardından geldi.
Başbakan, yolsuzluk yaptığı için İsrail’de uzun süredir yargılanıyor.
Netanyahu’nun devam ettirmek istediği savaşta en az 20 bin çocuk kayıp
İnsani yardım kuruluşu Save the Children, İsrail ile Hamas arasındaki çatışmaların başlamasından bu yana 20.000’den fazla çocuğun kaybolduğunu bildirdi. Akıbeti bilinmeyen çocukların enkaz altında, toplu mezarlarda ya da gözaltında olabileceği düşünülüyor.
Save the Children’dan adını vermeyen bir çocuk koruma uzmanı Gazze’de her gün daha fazla yalnız çocuk bulduklarını belirterek, “Her gün onlara destek olmak zorlaşıyor. Ortaklarımız aracılığıyla ailelerinden ayrılmış ve refakatsiz çocukları belirleyip ailelerini bulmaya çalışıyoruz ancak çocuklar için güvenli tesisler yok. Gazze’de güvenli bir yer yok. Ayrıca, devam eden çatışmalar topluluklara erişimimizi kısıtladığı ve aileleri sürekli hareket etmeye zorladığı için de çocukları aileleri ile bir araya getirmek zor” dedi.
