Cumhurbaşkanına göre, normalleşme, muhalefetin AKP gibi “hoşgörüye, yani birleştirici dile, yani kucaklaştırıcı siyasete, yani devleti ve milleti önceleyen politikalara yaklaşması”ymış.
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan grup konuşmasında CHP’yi hedef alarak “Normalleşmesi ve yumuşaması gereken muhalefet” dedi ve ekledi: “Cumhur İttifakı sapasağlam ayaktadır ve ayakta kalacaktır.”
Erdoğan “Biz, durduğumuz yerde duruyoruz; muhalefetten ise bizim durduğumuz yere yaklaşmasını bekliyoruz” dedi.
Erdoğan “kimseyi başarı hikayemize ortak etmeyiz” diyerek, son 5 yılda yüzde 100’leri geçen enflasyonu da tek başına sahiplenmiş oldu.
Oysa AKP,
- Kutuplaştırıcı bir dille yıllardır kendine oy veren taban dışındaki toplum kesimlerini düşman ilan ediyor.
- Kendi dünya görüşünü tüm topluma dayatıyor.
- Kürt halkının siyasi temsilcilerine terörist muamelesi yapıyor.
- Kadınların kazanılmış haklarını geri almaya çalışıyor.
- LGBTİ+lara karşı açıktan savaş ilan ediyor.
- İşçi sınıfını yoksullaştırıyor, öğretmenlere, doktorlara ve birçok kesime karşı egemen sınıfın çıkarlarını dayatıyor.
Ve bunların sonucunda 31 Mart’ta seçimleri kaybederek ikinci parti konumuna düştü. Erdoğan halkın mesajını anlamıyor, seçmen iradesini tanımıyor, MHP ile yaşadıkları sorunları yokmuş gibi yaparak “Cumhur İttifakı dimdik ayaktadır” diyor.
