Dünya borsaları ve tahvil piyasaları haftaya sert düşüşle başlarken, Türkiye’de de borsadaki düşüş dün gün içinde yüzde 7’yi geçti. Türkiye ekonomisinin sıcak paraya bağımlı olması, küresel kapitalizmde yaşanan gelişmelerden olumsuz etkilenmesine yol açıyor.
Piyasalardaki çalkantının üç temel nedeni var: Birincisi, ABD’de işsizliğin artması, imalat sektöründe daralma yaşanması, bu daralmanın resesyona işaret etmesi. İkincisi, Japonya’da yapılan faiz artışı. Üçüncüsü ise, soykırımcı İsrail’in Hamas ve Hizbullah liderlerine yönelik suikastlarının ardından Ortadoğu’da savaşın genişleyeceğine dair artan endişeler.
Borsa İstanbul’daki düşüş, sıcak paranın hızla çıkmasına yol açabilir
Günün ilk sert satışları Asya piyasalarında görüldü. Japonya borsası son 37 yılın en büyük düşüşünü yaşadı, yüzde 12’den fazla düştü. Güney Kore borsası yüzde 8,8, Tayvan borsası yüzde 8,4 düşüşle kapandı. Avrupa borsalarında da yüzde 2’nin üzerinde kayıplar yaşandı. Kripto paralar ortalama yüzde 15 düştü.
Küresel piyasalardaki olumsuz hava Türkiye’ye de yansıdı. Borsa İstanbul’da yaşanan sert düşüşlerin ardından borsa iki kez devre kesti. Dolar/TL kuru 33,38 ile rekor seviyeye yükselirken Euro/TL 36,65 ile yeni zirvesini gördü.
Türkiye ekonomisi, yüksek faiz ve TL’nin yerinde kalması üzerine kurgulanmış durumda. Bu nedenle küresel piyasalardaki dalgalanmalar ekonomiyi doğrudan etkiliyor. Merkez Bankası doları 33 lirada tutmak için muhtemelen geçmişte olduğu gibi yine arka kapıdan döviz satışı yapacak, bu da enflasyonun daha da yükselmesine neden olacak. Son aylarda gelen sıcak para da hızla kaçacak.
Bu durum kredi ile dönmeye çalışan reel ekonomiyi olumsuz etkileyecek, özellikle yılın son çeyreğinde durgunluk başlayabilecek.
Soykırımcı İsrail dünya ekonomisini tehdit ediyor
Ortadoğu’daki sıcak savaş riski henüz petrol fiyatlarına yansımadı, petrol fiyatlarında yüzde 13’e yakın bir düşüş oldu. Ama savaş yayıldığında petrol fiyatları hızla artabilir, bu da bütün kapitalist ekonomiler için büyük bir olumsuzluk demektir.
