Bangladeş’te kamuda kontenjan kararına tepki olarak başlayan protestolar sonrası Başbakan Şeyh Hasina istifa etti ve ülkeden kaçtı. Ordu geçiş hükümeti kurulacağını duyurdu. Öğrenciler ordunun iktidarı devralmasına karşı olduklarını açıkladılar. Öğrenci hareketinin kararlı duruşu sonrasında, parlamento feshedildi, geçiş hükümetinin başına protestocu öğrencilerin adayı Muhammed Yunus getirildi.
Duyuru, Cumhurbaşkanı Muhammed Şahabuddin ile Şeyh Hasina’nın istifası için haftalardır yapılan protestolarda kilit rol oynayan öğrenci liderleri arasındaki görüşmelerin ardından yapıldı.
Öğrenciler Muhammed Yunus’un başbakan olmasını istiyordu
Öğrenci liderlerinden Nahid İslam, öğrencilerin ordu tarafından yönetilen veya desteklenen herhangi bir hükümeti kabul etmeyeceğini açıkladı ve Nobel ödüllü Muhammed Yunus’un başbakan olmasını önerdi.
Dün erken saatlerde Demokratik Öğrenci İttifakı, Samajtantrik Öğrenci Cephesi, Devrimci Öğrenci İttifakı, Demokratik Öğrenci Konseyi, Bangladeş Öğrenci Federasyonu, Greater Chittagong Hill Tracts Öğrenci Cemaati Başkanı ve Devrimci Öğrenciler – Gençlik Hareketi (Eylem) başkanları ortak açıklama yaptı. Sosyal medya paylaşım sitesi Facebook’ta canlı yapılan açıklamada “Bizim önerdiğimiz hükümet dışında herhangi bir hükümet kabul edilmeyecektir” denildi.
Açıklamada Geçici Demokratik Hükûmetin ilk olarak yapması gerekenler şöyle sıralandı:
- “Aktivistler için açılan tüm davalar geri çekilsin. Tutuklanan tüm öğrenciler serbest bırakılsın.
- Tüm cinayet ve işkencelerin soruşturulması ve kovuşturulması sağlansın. Öğrencilerin öldürülmesi emrini veren hükümet bakanlarının, polis-RAB-BGB yetkililerinin ve Chhatra League (iktidardaki Bangladeş Avami Partisinin öğrenci kolu) Juba League (iktidardaki Bangladeş Avami Partisinin gençlik kolu) teröristlerinin örnek teşkil edecek şekilde cezalandırılmaları sağlansın. Tüm cinayetlerin arkasındaki beyin olan Şeyh Hasina, örnek teşkil edecek şekilde cezalandırılması için geri getirilsin.
- Tüm eğitim kurumları açılsın. Öğrenci konseyi seçimleri yapılsın. ‘Ayrımcılık karşıtı öğrenci hareketine’ katılan öğrencilerin herhangi bir akademik ve idari tacize maruz kalmaması sağlansın.
- ‘Temmuz katliamı’ndaki gerçek ölü sayısı ortaya çıkarılsın. Kayıp ve öldürülen kişilerin gerçek listesi yayınlansın.
- Ülke genelinde öldürülen ve yaralanan tüm öğrencilerin ailelerine mümkün olan en kısa sürede yeterli tazminat sağlansın. Şehit Abu Saeed de dahil olmak üzere tüm şehitlerin anısını korumak için uygun düzenlemeler yapılsın.
- Dakka, Jahangirnagar, Jagannath, Rajshahi, Chittagong, Comilla ve Shahjalal Bilim ve Teknoloji Üniversiteleri dahil olmak üzere, ülke genelindeki tüm üniversitelerde öğrencilere güvenlik sağlamayan üniversitelerin Rektör Yardımcılarının istifası sağlansın.
- Demokratik hareket içinde devlet güçlerinin baskı ve işkencesini önleyecek tedbirler alınsın. Tüm baskıcı yasalar yürürlükten kaldırılsın. Tüm kraliyet mahkûmları koşulsuz olarak serbest bırakılsın. Askeri yönetim Chittagong Hill Tracts’dan çekilsin.”
Mücadele yol gösteriyor
Kast ve din ayrımı gözetmeksizin herkesin mücadeleye katıldığı vurgulanan açıklamada, “Bu nedenle, hareketin ardından herhangi bir toplumsal çılgınlığı ve saldırıyı kabul edemeyiz. Dini azınlık ailelerine yönelik herhangi bir saldırı ve zulüm olmamasını sağlamak için proaktif olmalıyız. Öğrenciler bu zaferi çok fazla kan dökerek kazandılar. Bu mücadelenin antifaşist demokratik bir toplum hayalini ilerletmek için bize yol göstereceğine inancımız tamdır” vurgusu yapıldı.
Barışçıl gösterilerde polis yüzlerce göstericiyi öldürdü
Eylemler Temmuz ayının başında üniversite öğrencilerinin kamu sektöründe işe girmek için gazilerin yakınlarına öncelik veren kotaların kaldırılması talebiyle gerçekleştirdiği barışçıl gösterilerle başladı; ancak kısa bir süre içinde hükümet karşıtı protestolara dönüştü.
Hükümetin protestoculara ateş açtırması sonucu, Temmuz ayından beri en az 400 kişi eylemlerde hayatını kaybetti.
Protestolar sonucu 15 yıldır ülkeyi yöneten Hasina komşu Hindistan’a kaçtı.
Protestolar sırasında yüzlerce karakol saldırıların hedefi olduğu için polis sendikası, güvenlikleri sağlanana kadar iş başı yapmayacaklarını, greve başladıklarını açıkladı. Polisler, yetkilileri de suçlayarak kendilerinin ateşe atıldığını öne sürdü. Ateş açıp öldürdükleri, yaraladıkları protestoculardan özür diledi.
İstifa eden başbakan Hasina’nın eşyaları konutundan çıkarıldı
Başkent Dakka’daki protestolar sürerken Başbakan Şeyh Hasina’nın resmi konutunu basan Bangladeşliler içerideki eşyaları dışarı çıkardılar.
Yerel basında yer alan haberlere göre, iktidardaki Avami Birliği Partisinin başkent Dakka’daki binası da ateşe verildi. Ülkenin kurucu lideri ve Başbakan Hasina’nın babası Şeyh Muciburrahman’ın başkent Dakka’daki heykeli yıkıldı. İçişleri Bakanı ve diğer hükümet yetkililerinin konutlarına da girildiği kaydedildi.
Bangladeş’te ordunun açıklamasının ardından başkent Dakka’da “coşkulu kutlamalar” yapıldı.
Sendika lideri: Kaçması utanç verici
Sommilito Konfeksiyon İşçileri Federasyonu Başkanı Nazma Akter, Başbakan Hasina’nın ülkesinden kaçmasının “utanç verici” olduğunu söyledi. El Cezire’ye konuşan Akter, “Ülkemizi öldürdü, ekonomimizi öldürdü ve insanlarımızı öldürdü. O ülkeyi sevmiyor, avantaj sağladı ve gücünü kötüye kullandı ve bu çok talihsiz bir durum” ifadelerini kullandı.
Eylemlerde yüzlerce kişi polis ve asker tarafından katledildi, 10 bine yakın kişi gözaltına alındı. Şeyh Hasina hükümeti ayrıca sokağa çıkma yasakları, sosyal medya sansürü ve üniversiteleri kapatma gibi baskı yöntemleri de kullandı. Ancak etkili protestolar devam etti.
