STK’lardan hükümete iklim için çağrı

İklim ve ekoloji alanında çalışan sivil toplum örgütleri, bu yasama döneminde İklim Kanunu taslağını görüşecek olan Meclis’ten taleplerini sıraladı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin yürüteceği iklim politikasına hukuki zemini oluşturacak İklim Kanun taslağının, yeni yasama yılının başlaması ile birlikte TBMM gündemine geleceğini ve yıl bitmeden yasanın yürürlüğe girmesinin hedeflendiğini açıkladı.

Kanun taslağının hazırlık sürecine dahil edilmediklerini belirten iklim ve ekoloji alanında çalışan sivil toplum örgütleri, ancak bilim temelli, katılımcı ve kapsayıcı bir iklim kanununun iklimi, doğayı ve canlıları koruyabileceğini belirtti.

Türkiye iklim değişikliğinin etkilerini her gün seller, kuraklık ve yangınlarla deneyimliyor. Bir yandan da en önemli ticari ortağı Avrupa Birliği’nin iklim değişikliğiyle mücadeleyi merkeze alan yeşil ekonomik dönüşüme yönelik düzenlemelerine uyum sağlamaya çalışıyor. Sera gazı emisyonlarını azaltmak ve iklim değişikliğinin etkilerine uyum sağlamak için etkili politikalara ihtiyaç var. Bunun yolu da uzman görüşleri ile hazırlanmış bir İklim Kanunu’ndan geçiyor.

Sivil toplum örgütleri hazırladıkları ortak açıklamada, ilk kez yürürlüğe girecek hayati önemdeki İklim Kanunu’nun taslak yazım sürecine dahil edilmedikleri için birçok eksiklik içerdiğine dikkat çekerek, Meclis görüşmelerinde aşağıda yer alan eksikliklerin giderilmesini talep etti.

Örgütlerin yasa taslağının kamuoyuna yansıyan son haline dair görüşlerine ilişkin talepleri şöyle:

2053 net sıfır hedefi eklenmeli

2030 mutlak emisyon azaltım talebi eklenmeli

Uyum politikaları net şekilde tanımlanmalı: tarım, balıkçılık, ormancılık gibi iklim etkilerine karşı en kırılgan alanlar başta olmak üzere tüm ekonomik sektörlerin, sağlık politikaları ve sağlık hizmet altyapısı ile çalışma hayatının, sosyal hizmetlerin ve kentsel altyapıların iklim değişikliğinin etkilerine uyum önlemleri ile güçlendirilmesi gerekiyor.

İklim Politika Kurulu ve Bağımsız Bilimsel Danışma Kurulu kurulmalı

Adil Geçiş Mekanizması eklenmeli: fosil yakıtlara dayalı enerji sisteminin doğurduğu toplumsal mağduriyetlere, plansız bir çıkışla birlikte yeni mağduriyetlerin eklenmemesi için adil geçiş mekanizmalarının kurulması şart.

İklim adaleti perspektifi dahil edilmeli: iklim adaletini gerçek kılan, kimseyi geride bırakmayan, toplumsal cinsiyet eşitliğini gözeten, gelecek nesillerin haklarını dikkate alan ve yapısal eşitsizlikleri gidermeye odaklı bir iklim kanununa ihtiyacımız var.

Emisyon Ticaret Sistemi (ETS) bölümü revize edilmeli: Taslakta yer alan ETS sistemi, bazı sektörlere emisyon izinlerinin ücretsiz verilmesi riski taşıyor. Bu da tıpkı Avrupa Birliği Emisyon Ticaret Sistemi’nin ilk yıllarında olduğu gibi birçok sektöre ücretsiz emisyon izni verip karbon fiyatlarını düşürebilir.

Denkleştirme araçları uyarısı: AB’deki piyasaya göre düşük bir karbon fiyatı, Yeşil Mutabakat kapsamında kurulan sınırda karbon düzenlemesinden kaynaklanan maliyetlerin faturasının kamu kaynaklarından ödenmesine neden olacak.

Ayrıca bu mekanizma iyi tasarlanmazsa şirketlerin kendilerine dağıtılacak bedelsiz kirletme hakları üzerinden haksız kazanç elde etme riski yüksek. Bu da ülke kaynaklarının sosyal adalete uygun bir şekilde dağıtılmasını engelleyecek.

İmzacılar

  • Hukuk, Doğa ve Toplum Vakfı – HUDOTO
  • WWF-Türkiye (Doğal Hayatı Koruma Vakfı)
  • Sürdürülebilir Ekonomi ve Finans Araştırmaları Derneği (SEFiA)
  • Avrupa İklim Eylem Ağı (CAN Europe)
  • Türetim Ekonomisi Derneği
  • 350 Türkiye
  • Fosil Yakıtların Ötesi (Beyond Fossil Fuels)
  • Greenpeace Türkiye
  • Yeşil Düşünce Derneği

(Haber/Fotoğraf: Yeşil Gazete)

Yazar

You May Also Like

Biz kimiz?

Enternasyonal Dayanışma, işçi sınıfının kolektif ve kitlesel mücadelesiyle dünyanın daha eşit, adil ve özgür bir yere dönüşeceğini savunan…