2024 yılı Ekim ayında erkekler tarafından 48 kadın öldürüldü, 23 kadın şüpheli şekilde ölü bulundu.
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu tarafından yayınlanan raporda, devletin bu cinayetleri durdurmasının görevi olduğu, tüm bakanlıkların ve mekanizmaların harekete geçmesi gerektiği vurgulandı. Rapordaki bazı tespitler şöyle:
31 kadının hangi bahane ile öldürüldüğü tespit edilemedi
Bu ay 48 kadın cinayeti işlenmiş, 23 kadın şüpheli bir şekilde ölü bulunmuştur. Öldürülen 48 kadından 10’u boşanmak istemek, barışmayı reddetmek, evlenmeyi reddetmek, ilişkiyi reddetmek gibi kendi hayatına dair karar almak istemesi bahanesiyle, 3’ü ekonomik bahanelerle, 3’ü failin oğlunun intiharına sebep olduğunu düşündüğü bahanesiyle, 1’i evli olduğu kadına hakaret ettiğini düşündüğü bahanesiyle öldürüldü. 31 kadının ise hangi bahaneyle öldürüldüğü tespit edilemedi.
31 kadının hangi bahaneyle öldürüldüğünün tespit edilememesi, kadına yönelik şiddetin ve kadın cinayetlerinin görünmez kılınmasının bir sonucudur. Kadınların kim tarafından, neden öldürüldüğü tespit edilmedikçe; adil yargılama yapılmayıp şüpheli, sanık ve katiller caydırıcı cezalar almadıkça, önleyici tedbirler uygulanmadıkça şiddet boyut değiştirerek sürmeye devam ediyor.
Kadınlar kimler tarafından öldürüldü?
Ekim ayında öldürülen 48 kadının 19’u evli olduğu erkek, 6’sı tanıdığı biri, 5’i birlikte olduğu erkek, 4’ü akrabası, 3’ü babası, 3’ü eskiden evli olduğu erkek, 3’ü eskiden birlikte olduğu erkek, 2’si kardeşi, 2’si oğlu tarafından öldürülmüştür. 1 kadının öldürüldüğü kişiyle yakınlığı tespit edilememiştir. Bu ay kadınların%40’ı evli olduğu erkek tarafından öldürüldü.
Kadınlar en çok evlerinde öldürüldü
Kadınların 26’sı evinde, 9’u kamusal alanlarda, 7’si sokakta, 2’si su ve kenarında, 1’i ıssız bir yerde, 1’i eğlence mekânında, 1’i çay ocağında öldürülmüştür. 1 kadının öldürüldüğü yer tespit edilememiştir. Bu ay öldürülen kadınların %54’ü evlerinde öldürüldü.
Kadınlar en çok ateşli silah ile öldürüldü
Bu ay öldürülen kadınların 33’ü ateşli silahlarla, 12’si kesici aletle, 1’i darp edilerek, 1’i boğularak, 1’i arabayla ezilerek öldürüldü. Bu ay öldürülen kadınların %69’u ateşli silah ile öldürüldü.
Cezasızlığa son vereceğiz! Tacizi, cinayeti durduracağız!
Bu ay 48 kadın cinayeti sayısıyla şu ana kadarki bir ayda gerçekleşen en yüksek kadın cinayeti sayısını kaydettik. Henüz birkaç ay önce Haziran ayında yine en yüksek kadın cinayeti sayısını kaydettiğimizi bildirmiştik. Kadın düşmanı söylemler, politikacıların kadın cinayetleri karşısındaki umursamazlığı, kadınların kazanılmış haklarına saldırılar, 6284’ün uygulanmaması hatta içinin boşaltılmaya çalışılması, İstanbul Sözleşmesi’nin kaldırılması, cezasızlık politikaları bizi bu noktaya getirdi. Yaşları, memleketleri, eğitim durumları, medeni durumları fark etmeksizin Ekim ayında 31 günde, en az 48 kadın erkekler tarafından öldürüldü. Kadın cinayetleri her ay, her yıl katlanarak artıyor. Buna karşın siyasi iktidar İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmesinin bir etkisi olmadığını söylüyor. Verilerimiz ortadayken nasıl bu kadar rahat yalan söyleyebiliyorlar? Aynı şekilde AKP’li Derya Yanık da İstanbul Sözleşmesi varken de kadın cinayetleri oluyordu demiş. Evet, oluyordu. Çünkü İstanbul Sözleşmesini de 6284’ü de uygulamıyordunuz ve hala uygulamıyorsunuz.
Çözüm yasaları uygulamak. Kadın cinayetleri verilerinin düşüş gösterdiği tek yıl İstanbul Sözleşmesinin imzalandığı 2011 yılıdır. Eğer yasalar uygulanmış olsaydı bu ay hayatını kaybeden 48 kadın hayatta olabilecekti. 6284’ü uygulamanın ne kadar önemli olduğunu anlamak için Emniyet Genel Müdürlüğü’nün verilerine bakmak da yeterli olacak. Bu verilere göre KADES uygulamasına saatte en az 45 kadının ihbar yaptığı belirtiliyor. Diğer bir ifadeyle bir yılda en az yarım milyon kadın şiddet riskiyle karşı karşıya. Verilerimize göre yılın başından bu yana en az 36 kadın polis veya savcılığa başvurmasına rağmen öldürüldü. Bu ay yaptığı bir açıklamada Cumhurbaşkanı cinayetlerin sebebi olarak alkol tüketimini gösterdi. Evin Demirtaş’ı öldüren faili daha önce yine bir kadın cinayeti işlemiş olmasına rağmen yalnızca 8 ay sonra serbest bırakanlar kadın cinayetlerinin sebebi değil midir? Bu ülkede kadınlara karşı işlenen suçlar rekor üstüne rekor kırıyorsa birileri görevini yapmıyor demektir. Binlerce kadın böyle büyük bir toplumsal sorunla mücadele ediyor. Buna rağmen siyasi iktidar içerisindeki bazı isimler hala mağdur kadınları suçluyor.
Siyasi iktidar, sosyal devlet olarak kadınları ve çocukları korumak, refah seviyelerini artırmak, sağlıklı ve güvenli bir hayat sunmakla yükümlü iken kadınların doğum yöntemleri üzerine reklamlar yapıyor. Bu reklamlar yayınlanırken yine Sağlık Bakanlığına bağlı özel hastanelerde yenidoğan bebeklerin sigorta dolandırıcılığı kapsamında kasıtlı bir şekilde öldürüldüğü ortaya çıkıyor. Yine bu sırada istismara uğrayan Sıla bebek ölüyor ve Narin’in cansız bedeni bulunuyor. Kadınların doğum yöntemleriyle ilgileneceğinize, bebeklerin ve çocukların güvenliğini sağlayın. Bakanlıklar bebekleri ve çocukların sağlığını korumak, güvenliklerini sağlamakla yükümlüdür. TBMM’deki vekiller Narin’in ölümü için bir dakikalık sessizlik eyleminde bulunmuşlar. Vekillerin görevi sessizlik değil, ses olmaktır.
Biz kadınlar, haklarımız için mücadele etme konusunda kararlıyız. Bu ay öldürülen İkbal, Ayşenur, Rojin ve yüzlerce kadın için Türkiye’nin 24 farklı ilinde, üniversitelerde hatta Avrupa’da meydanlardaydık. Örgütlü mücadelemiz gün geçtikçe güçleniyor. 6284’ü uygulatacağız, kadın cinayetlerini durduracağız.
