KESK’in çağrısıyla Ankara’da düzenlenen mitinge gelen 50 bin emekçi, taleplerini haykırarak “Geçinemiyoruz” dedi, emekten yana bütçe istedi. Mitingde sefalet ve yoksulluğa karşı birleşik mücadele çağrısı yapıldı.
Tandoğan Meydanı’nda “Geçinemiyoruz. Yoksulluğa karşı mücadeleye çağırıyoruz” şiarıyla yapılan mitinge kamu emekçilerinin yanı sıra Ankara Tabip Odası, TMMOB, DİSK, Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası, Eğit-Der, emekli sendikaları ve dernekleri, İHD, 10 Ekim Barış Derneği, siyasi partiler ve yurttaşlar katıldı.
Miting oldukça coşkulu ve kalabalıktı. Umut ve mücadele azmi kendini gösteriyordu. Güneydoğudan gelen KESK üyelerinin çok uzak yollardan gelmelerine rağmen Kayyımlara karşı sloganları alanda sürekli yankılandı. Emeğin kürsüsünde, işçi sınıfının birleşik mücadelesinin mevcut iktidarın neoliberal politikalarına karşı mücadelede oldukça önemli olduğu her konuşmacı tarafından dile getirildi.
AKM Metro önünden Tandoğan Meydanına yapılan yürüyüşte, “Genel grev, genel direniş”, ” Yaşasın iş, ekmek özgürlük mücadelemiz”, “Savaşa değil emekçiye bütçe” , “KHK’ler gidecek biz kalacağız”, “Birleşe birleşe kazanacağız”, “İnsanca bir yaşam istiyoruz” sloganları atıldı.
Miting konuşmalarını KESK Eşbaşkanları Ahmet Karagöz ve Ayfer Koçak gerçekleştirdi.
Eşbaşkanlar emekçilerin taleplerini şöyle sıraladı:
- “Öncelikle bütçe hakkımızın önündeki engellerin kaldırılmasını, emekçilerin ve emek örgütlerinin bütçe sürecine katılım sağlayabileceği yasal bir düzenleme yapılmasını istiyoruz. Kamu hizmetlerine ve yatırımlarına bütçeden ayrılan payın artırılmasını, kamu hizmetlerinin piyasalaştırılmasına, tasfiyesine ve özelleştirme soygununa son verilmesini istiyoruz. Toplumsal cinsiyete duyarlı bir bütçenin hayata geçirilmesini, kadınların güvenceli istihdamının arttırılmasını, kadınları şiddetten koruyacak kamusal hizmetlerin genişletilmesini istiyoruz.
- Vergide ve ücretlerde adalet istiyoruz. Bunun için; tükettiğimiz her şeyden alınan KDV, ÖTV gibi tüm dolaylı vergilerin düşürülmesini. Yoksulluk sınırına kadar olan maaşların, birinci vergi diliminde sabitlenmesi ve yüzde 10’a çekilmesini istiyoruz. Vergilerimizden oluşan bütçeden alıp Kamu Özel İş birliği (KÖİ) projelerine, Kur Korumalı Mevduat (KKM) sistemine aktarılan Hazine garantilerine son verilmesini istiyoruz. Vergilerimizin, ülkenin kaynaklarının güvenlikçi politikalara, silahlanmaya değil; istihdamın arttırılması, yoksulluğun ve işsizliğin önlenmesi, adaletin, barışın ve demokrasinin tesis edilmesi için kullanılmasını istiyoruz.
- Maaşlarımızda her geçen yıl artan kayıpların karşılanmasını istiyoruz. Asgari ücretin bir işçinin ailesi ile insanca yaşamaya yetecek seviyeye, en düşük emekli aylığının ise asgari ücret seviyesine çıkarılmasını istiyoruz. Biliyoruz ki bunu yapmak için sadece sermaye çevrelerinden almadıkları vergilerin onda biri yeterlidir. En düşük kamu emekçisi maaşının kira, aile, yakacak yardımları ile yoksulluk sınırının üzerine çıkarılmasını istiyoruz.
- Sözleşmeli, taşeron, ücretli, vekil gibi hür türlü güvencesiz istihdama son verilmesini, tüm çalışanların güvenceli-kadrolu istihdam edilmesini istiyoruz.
- Eğitimin tüm aşamalarında çocuklarımıza ücretsiz, bir öğün yemek, içilebilir su istiyoruz.
- Uluslararası sözleşmelerden kaynaklanan ve temel hakkımız olan; Gerçek Grevli Bir Toplu Sözleşme Yasası talep ediyoruz. Kamuda işe alımlarda, siyasi kayırmacılığa son verilmesini, gençlerimizin işe girmesini engelleyen mülakatın ve güvenlik soruşturmalarının kaldırılmasını istiyoruz. Haksız hukuksuz şekilde KHK’lar ile ihraç edilen tüm emekçilerin derhal görevlerine iade edilmesini talep ediyoruz.
- Eğitim ve sağlık başta olmak üzere tüm kamu hizmetlerinin ücretsiz, anadilinde, ulaşılabilir ve nitelikli hale getirilmesini, bütçelendirilmesini, bu alanda özel sektörün teşvikinden vazgeçilmesini istiyoruz.”
