Cam işçileri, Toplu İş Sözleşmesi gereği alacakları üçüncü altı aylık zamlarını beklerken, işveren ve yetkili Kristal-İş sendikasının ortak kararıyla refah paylarının verilmeyeceğini öğrendiler.
Kristal-İş sendikası Başkanlar Kurulu toplantısında, dört şube bu kesintiyi kabul ederken bir şube karşı çıktı.
İşveren, refah payını vermemesinin gerekçesini kriz olarak açıkladı, bazı fabrikaların kapanabileceğini, Balıkesir fabrikasının Mısır’a taşınabileceğini söyledi.
İşverenin durumu gayet iyi, kârları her yıl artıyor
Konu ile ilgili görüşlerine başvurduğumuz işçiler şunları açıkladılar:
“Şişecam işvereni çok ağır kriz dönemlerinde bile tek bir işçiyi işten çıkarmamışken, şimdi işçi çıkarmasını gerektiren nasıl bir krizde, anlaşılamadı.
Şişecam’ın yurt dışı ve yurt içi hiçbir yatırımı iptal edilmemiş durumda. KAP’a verilen bilançolarda kârlılıkları sürekli artıyor.
Hatta geçen hafta Amerikalı ortağına 284 milyon dolar vererek hisselerini aldı, tek söz sahibi oldu. Sürekli büyümeye devam ediyor.
EYT çıktıktan sonra, son 1,5 yıllık süreçte, bine yakın EYT’li işçiyi performans bahanesiyle işten çıkardı. Bu durum, işveren açısından zaten doğal bir daralma gibi oldu. Emekli edilen işçiler, saat ücretleri en yüksek işçilerdi.
Zamlarını ortalama saat ücretinden alan işçiler için büyük kayıplar oldu, işveren işçilere daha az zam verebilecek hâle geldi.
Son olarak asgari ücrete enflasyonun çok altında zam yapılmasıyla, o konuda da kârlı çıktı. Çünkü EYT’li işçilerin yerine yeni işe alınacak işçiler, asgari ücretle iş başı yapacaklar.”
En büyük kaybı işçiler yaşıyor
“Oysaki asıl krizde olanların, en büyük kaybı yaşayanların işçiler olduğu ortadadır.
Bağıtlanmış sözleşmeye uymamak suçtur. İşçilerin hakkını gasbetmektir.
Kristal-İş sendikası işçilerin alın terini çalmaktadır. Bu işçiyi satmak demektir. Bu karardan derhal dönülmelidir.
Tek şube itiraz ederken diğer şubelerin sessiz kalması, korku politikasının eseridir. İşçilere, “refah payını alırsak işten atılırız” korkusu salınmıştır.
Bağıtlanmış sözleşmeye uymak ve uyulmasını sağlamak sendika ve işverenin temel görevleridir.
Sonrasında nelerin isteneceği de meçhuldür.”
