Mülakat mağduru öğretmenler nöbette

“Mülakat mağduru” öğretmen adayları, Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) önündeki nöbetlerinin 7’inci gününde, Devlet Denetleme Kurulu’na inceleme başlatması çağrısı yaptı.

Mülakat değerlendirmelerinde yaşanan mağduriyet nedeniyle Türkiye’nin birçok ilinden Ankara’ya gelerek adalet ve hak arayışını sürdüren öğretmen adaylarının, MEB önündeki nöbetleri sürüyor. Öğretmen adaylarının nöbetlerinin 7’inci gününde basın açıklaması düzenlendi. Grup adına açıklama yapan öğretmen adayı Özkan Özdemir, mağduriyetlerinin giderilmesi için öğretmen adaylarının açtıkları davalarda, Bakanlık tarafından mahkemelere sunulan belgelerle mücadelelerinin ne kadar haklı olduğunun görüldüğünü belirtti. Özdemir, “Burada bulunma sebebimiz, kendi bürokratlarının beceriksizliklerini kurumun en tepesinde bulunan Bakan’a bizzat bildirmek ve bu mağduriyetin önüne geçilmesi için kendisinden işlem yapmasını beklemek” dedi.

Basit hata dediğiniz, hak kaybına neden oluyor

Komisyonların mülakat puanlarındaki hatalarının, bakanlık bürokratlarınca “basit hatalar” olarak algılandığını söyleyen Özdemir, bu basit denilen yanlışlıkların hak kaybına neden olduğunu ifade etti.

Özdemir, “Buradan kendisine iletiyoruz, bakın maddi hatalarla tespit edilen onlarca adayın rublikleri elimize geçti. Mahkemeler, savunmalar geldikten sonra bunlar katbekat artacak. Biz, mağdur olduğumuzu kanıtlayabiliyoruz bu belgelerde. Ancak liyakat istiyoruz. ‘Ben nitelikli öğretmen istiyorum’ sözü Bakan beyin bizzat şahsına ait bir söz. Liyakat delik deşik olmuş durumda. Hakkı olmasına rağmen hak kaybına uğrayan adaylarla beraber haksız bir şekilde atama elde etmiş adaylar da söz konusu. Bununla ilgili Devlet Denetleme Kurulu’nun bir inceleme başlatmasını istiyoruz” şeklinde konuştu.

Soruşturma başlatılmalı

Özkan Özdemir, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın, bir İl Kongresi’nde, “Benim vatandaşım, kapınıza bir sorunun çözümü için geliyorsa onu başka yere yönlendirmeye hakkınız yok. Eğer bunu yapıyorsanız bir Cumhurbaşkanı olarak, sizden hakkımı helal etmiyorum” dediğini hatırlatarak şunları söyledi:

“MEB önünde 7’inci günde yine buradayız. Bu mücadele, 7 değil, 77 değil, 777 gün sürse bile bu hakkı almaktan vazgeçmeyeceğiz. Bizim taleplerimiz sadece kendi özelimizde değil, vatandaşın devlete olan, adalete olan, insanın emeğe olan inancının da bir hesap soruşudur. Hem vatandaşın selameti için hem devletin dirayeti için buna bir çözüm bulunmalı. Bunun için gerçekten hem devlet kurumlarını hem devletin başındakilerini samimiyete davet ediyoruz. Adli yargıya intikal etmiş davlarda bu kadar beceriksizlikler göz önündeyken ivedi bir şekilde sonuçlandırılmalı. Bu hukuksuzluğu, bu adaletsizliği yapanlar hakkında da gerekli soruşturma ve kovuşturma başlatılmalı. Buradan diğer eğitim paydaşları sendikalara, platform hocalarına, atanmışı ve atanmayı bekleyen bütün öğretmenlerimize sesleniyoruz, bu, hepimizin mücadelesi. Bu, emeğin ve adalettin mücadelesi. Bu mücadeleyi gelin beraber yükseltelim. Bu hak kaybına uğrayan öğretmenler olarak size açık çağrımızdır. Biz, hakkımızı almadan gitmiyoruz buradan.”

Açıklamaların ardından, ellerinde “Mülakatı kabul etmiyoruz” yazılı dövizler tutan öğretmen adayları, “Hakkımızı almadan gitmiyoruz” sloganları attı. 

Yazar

You May Also Like

Biz kimiz?

Enternasyonal Dayanışma, işçi sınıfının kolektif ve kitlesel mücadelesiyle dünyanın daha eşit, adil ve özgür bir yere dönüşeceğini savunan…