“İmralı istese de Kandil yanaşmaz” görüşü etkisini yitiriyor
Gazeteci Ruşen Çakır, Kandil’in yeni çözüm sürecine nasıl baktığı konusunda bir video yayınladı. “İmralı istese de Kandil asla yanaşmaz” görüşünün etkisinin giderek azaldığını belirtti.
Çakır, “Yeni çözüm sürecinden bir şey çıkmasını istemeyenler var. Kimisi, Erdoğan’ın işine yarayacağını düşünerek istemiyor. Kimisi ise PKK ve Öcalan’la herhangi bir şekilde muhatap olunmasını asla kabul etmediği için karşı çıkıyor. Bu sürecin başarısız olmasına en çok bel bağlanan nokta ise Kandil’in bu sürece engel çıkaracağı düşüncesi.”
19 Ocak’ta Nizamettin Taş ile yaptığı röportajı anlatan Çakır, “Kendisinin bu süreçle ilgili gözlemleri Aralık ayına göre değişti. Artık PKK’nın silah bırakmasının çok önemli bir mesele olmadığını, asıl meselenin Suriye’de nasıl bir çözüm bulunacağı olduğunu belirtti.”
Çakır videoda, “İmralı ile Kandil arasında uyum ve birlikte hareket etme ihtimali oldukça yüksek görünüyor. Ancak bu mutlak değil. Öncelikle birtakım konularda Öcalan’ın Ankara ile mutabakata varması gerekiyor. Daha sonra da buna uygun çağrılar yapılması gerekiyor. Kandil, Öcalan’ın çağrılarını özgür iradesiyle yaptığına ikna olursa, 40-50 yıllık çatışma döneminin kapanışına tanık olabiliriz.”
Diyarbakır’dan STK’lar barış için harekete geçiyor
Sürece ilişkin Diyarbakır’dan Ankara’ya ziyaretler başlıyor. Diyarbakır Barosu, Tabip Odası, Ticaret ve Sanayi Odası, Ticaret Borsası, İnsan Hakları Derneği gibi 116 kuruluşun yer aldığı Diyarbakır Kent Koruma ve Dayanışma Platformu üyeleri, sürece ilişkin siyasi parti temsilcileriyle görüşecek.
Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO) Başkanı Mehmet Kaya, TBMM’de grubu bulunan siyasi parti temsilcileriyle bir araya gelip, süreçle ilgili bölge halkının ve sivil toplum kuruluşlarının görüşlerini paylaşacaklarını söyledi. ”Türkiye’nin son 40 yıldır çatışma sarmalından bir türlü çıkamadığını” ifade eden Kaya, bu durumun hem demokrasinin hem de ekonominin gelişmesini etkilediğini belirtti.
Kaya, şunları kaydetti:
“Bölgede barışın sağlanması açısından başlayan ve görüşülen bir süreç var. Bunu önemsiyoruz. Bu sürecin çatışmayla, güvenlik politikalarıyla sonuçlanmayacağını çok iyi bilen yapılardanız. İlk yapılan temaslar önemli. Ama bunun devam edebilmesi için bir toplumsal desteğe ihtiyaç var.”
Toplumsal destekle birlikte siyasi partilerin de bir şekilde endişelerinin giderilmesi gerektiğini dile getiren Kaya, “Bizim ziyaretin temeli tam da bu, bu sürece destek verip, provokasyonlara engel olmak, sürecin bölge ve Türkiye için ne kadar önemli olduğunu anlatacağız” diye konuştu.
Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mehmet Kaya, sürece özellikle muhalefetin destek olmasının önemine işaret ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Hem muhalefeti ortak etmek hem de sivil toplum desteğini almakla ilgili hemen hemen Meclis’te grubu bulunan tüm siyasi partilerle Ankara’da ayrı ayrı görüşme talebimiz olacak. Cumhur İttifakı, DEM Parti gibi siyasi partiler süreci şu aşamada yürüten aktörlerdir. Bu partilerin yapması gerekenleri ve nasıl bir yol gitmeleri gerektiğiyle ilgili önerilerimiz olacak. Ana muhalefet partisi Cumhuriyet Halk Partisi ile görüşmemiz olacak. Onlara da ana muhalefet partisinin olmadığı, destek vermediği bir çözüm sürecinin Türkiye’de bu sürecin yürütülmesinde büyük sorun yaratacağıyla ilgili ve geçmişte yapılan maalesef ana muhalefetin desteklemediğini görüşüp, muhakkak ana muhalefetin desteğini talep edeceğiz.
Çatışmanın bitmesi Türkiye’de her konunun demokratik olarak tartışmasını sağlar. Temel hedefimiz tam da budur. Sadece bir protokolle veya sadece bir karar alarak çözüm süreci yaratılamaz. Bir toplumsal destek lazım. 40 yıllık bir çatışmalı süreçten bahsediyoruz ve yüzbinlerce, milyonlarca mağdur edilmiş, ölmüş, yaralanmış insanlardan bahsediyoruz. Onun için bu sürecin toplumsal desteği bize göre, en önemli unsurlardan bir tanesidir. Evet, şu an yürüyen süreçte çok büyük sorun olmadığını görebiliyoruz. Ama tabii ki bu tür süreçler zamanla bazı konular tartışıldığı zaman provokasyona açık hale gelebilir. Bu konuda bazı uyarılarımız olacak. Biz de kendi içimizde toplantılar yaparak, bir noktaya taşıdık. Siyasi partilerle bir araya geldiğimizde bunu paylaşacağız.”
Yol haritası Öcalan’la üçüncü görüşmeden sonra açıklanacak
Süreçte Öcalan’ın ne zaman açıklama yapacağı merakla bekleniyor. Kamuoyunda 15 Şubat ve 21 Mart tarihleri telaffuz edilirken, Sırrı Süreyya Önder, Newroz’da açıklama olmayacağını, üçüncü görüşmelerinde Öcalan’ın yol haritasının belirleneceği açıklamayı yapacağını ifade etti. İkinci görüşme bu hafta yapılacak. Üçüncü görüşmenin tarihi ise henüz belli değil.
Barış çağrıcıları DEM Parti ve Numan Kurtulmuş ile görüşecek
İstanbul’da edebiyatçı, siyasetçi ve akademisyenlerden oluşan bir grup tarafından kamuoyuna açıklanan “Barış ve Demokrasi Hepimiz İçin” başlıklı çağrıyı bin 45 yurttaş imzaladı. Çağrının ilk imzacıları çabalarını “Barış İçin Toplumsal Girişim” adı altında sürdüreceklerini duyurdu. Bu kapsamda imzacılardan 12 isim DEM Parti İmralı heyeti ve DEM Parti Eş Genel Başkanları ile 22 Ocak’ta bir araya gelecek.
DEM Parti Genel Merkezi’nde yapılacak görüşmeye imzacılardan, Prof. Ahmet Haşim Köse, TBMM 23. Dönem milletvekili Akın Birdal, edebiyatçı Ayşegül Devecioğlu, Prof. Baskın Oran, Prof. Fatma Gök, TBMM 25-26-27. dönemler milletvekili Filiz Kerestecioğlu, Doçent Dr. Fikret Başkaya, TBMM 18. Dönem milletvekili Kamil Ateşoğulları, TBMM 24. Dönem milletvekili ve AİHM eski yargıcı Rıza Türmen, Prof. Şebnem Oğuz, Prof. Yakın Ertürk, Prof. Yasemin Özgün katılacak.
Heyet, Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş’tan da randevu talep etti.
