Bolu’da otel yangınında 76 kişi yaşamını yitirdi

Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi’nde bulunan Grand Kartal Otel’de önceki gün gece saatlerinde yangın çıktı. Sabah saatlerinde 10 olarak açıklanan ölü sayısı, dün akşam saatlerinde 76’ya yükseldi. 9 kişi gözaltına alındı. Bir gün milli yas ilan edildi.

Yangın yaklaşık 10 saat süren müdahale sonrası söndürüldü. Kayak merkezinde itfaiyenin bulunmaması ve Bolu’da olması nedeniyle ekiplerin bölgeye gelme süresi bir saati buldu. Görgü tanıkları, “bu sebeple müdahalede geç kalındığını” vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir günlük milli yas ilan etti. 

Sorumluluk kimde? AKP ve CHP topu birbirlerine atıyor

Yangın faciasında denetim yükümlülüğünün kimde olduğu belirsiz kaldı. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, düzenli kontrollerin ve yeterliliklerin itfaiye tarafından yapılması gerektiğini söylerken, Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, turizm özel alanı olan bölgede ruhsat ve denetim yetkisinin Kültür ve Turizm Bakanlığı’nda bulunduğunu savundu. 

Bakanlık kaynakları, yangın konusunda kontrol yetkilerinin bulunmadığı, sadece sistemlerin var olup olmadığını denetleme yetkilerinin olduğu açıklaması geldi. 

19 Aralık 2007’de Resmi Gazete’de yayınlanan “Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik”te “Özel yapı, bina, tesis ve işletmeler; mahalli itfaiye teşkilatı ile bunların bağlı veya ilgili olduğu bakanlık ve kamu kurum ve kuruluşlarının müfettişi, kontrolör veya denetim elemanları tarafından denetlenir” hükmü yer alıyor.

TMMOB: 2008’de yapılması gereken otomatik yağmurlama sistemi yok

Kartalkaya otel katliamına ilişkin açıklama yapan TMMOB Bolu İ Koordinasyon Kurulu, “Yaşanan can kayıplarının sorumluları denetim görevini yapmayan kurum ve kuruluşlar ile kâr hırsıyla güvenlik tedbirlerini almaktan imtina eden sermaye sahiplerinden başkası değildir” ifadelerini kullandı.

Başlangıç nedeninden bağımsız olarak Kartalkaya’da yangına ilişkin güvenlik önlemlerinin yeterince alınmadığının ortada olduğu ifade edilen açıklamada, çalışanlar hariç 237 kişinin konakladığı, 350 yataklı Grand Kartal Hotel binasının 26 yaşında olduğu kaydedildi.

Açıklama, şöyle devam etti:

“Binaların yangından korunması hakkında yönetmeliğe göre 350 yataklı otelde yangın çıktığında yayılımı engelleyen ve söndüren otomatik yağmurlama (Sprinkler) sistemi zorunluluğu bulunmaktadır. Otelin internet sitesindeki fotoğraflarında, 2008 yılında yapılması gereken otomatik yağmurlama sisteminin yapılmadığı görülmektedir. Yangından kurtulan yurttaşlarımızın beyanlarına göre, algılama ve uyarı sistemlerinin çalışmadığı, kaçış yollarının tespit edilemediği anlaşılmaktadır.”

“2013 yılında yayınlanan Yönetmelik, yangın tesisatlarının periyodik kontrollerinin yılda bir kez yapılmasını zorunlu kılmaktadır. İlgili tesis bu yönetmelik kapsamındadır. Ayrıca elektrik tesisatları ve havalandırma tesisatları da aynı kapsamda yasal olarak kontrole tabii tutulmak zorundadır. Mutfak tesisatı içerisinde yer alan davlumbaz filtrelerinin kontrolü ve temizliği, bacaların kontrolü ve temizliği, yangın oluşumu açısından önleyici yaklaşımlardır. Dolayısıyla can ve mal kaybının engellenmesi açısından bu kontrollerin yapılıyor ve denetleniyor olması son derece önemlidir.”

“Bugün yaşadığımız bu acı tablo gösteriyor ki, odalarımızın denetleme yetkisini bertaraf edenler, kulağını bilimin ve tekniğin gerçeklerine kapatıp, sermayenin ihtiyaçlarına cevap vermekten başka bir şey yapmamıştır. Yaşanan can kayıplarının sorumluları denetim görevini yapmayan kurum ve kuruşlar ile kâr hırsıyla güvenlik tedbirlerini almaktan imtina eden sermaye sahiplerinden başkası değildir.”

Kartalkaya otel katliamı: Ne yangın merdiveni, ne duman dedektörü, ne yangın tüpü var

Ailesiyle birlikte otelde konaklayan bir kişi Ekol TV‘ye konuştu. Hiçbir alarmın çalmadığını belirten kişi, “İçeride güya duman dedektörü varmış. Dumanı gören, gürültü duyan durumdan haberdar oldu. Dumandan göz gözü görmüyordu, boğulacaktık. Ne yangın merdiveni, ne duman dedektörü, ne yangın tüpü vardı” dedi. 

ANKA‘ya konuşan otelin kayak eğitmeni Necmi Kepçetutan, “İtfaiye araçları Bolu’dan geliyor. Bolu buraya yaklaşık 30-35 kilometre mesafede. O yüzden gelmesi zaman aldı. Müdahale o anlamda geç oldu. Belki daha erken ve etkili bir müdahale olsaydı mesela standart yangın söndürme aletleri, tüpler var ama onlarla bu yangına çok müdahale edilecek bir durumda değildi artık. İş orayı aşmıştı bir süre sonra” dedi.

Otelde teknik servis personeli olarak çalışan kişi CNN‘e konuştu. Muhabirin “Yangın söndürme sistemi var mıydı?” sorusuna “Yağmurlama sistemi var ama o an niye çalışmadığı hakkında bilgimiz yok. Belki de yetersiz kaldı” cümleleriyle yanıt verdi.

Otelde çalışan Kadir Kocadurmuş, AA muhabirine, yangın başladığı sırada uyumakta olduğunu, ustalarının kendilerini uyandırdığını söyledi. “Dışarı çıktım, her yer dumandı. Bizim katta herhalde 15-20 kişi vardı, hepimiz çıktık. Dumandan etkilendik biraz” dedi. 

Kocadurmuş, “Çalışanlar misafirleri kurtarmaya çalıştı mı?” sorusuna, “Evet çalıştı. Ustalar olsun, arkadaşlar olsun, hep kapılara vurduk. Uyuyanları uyandırdık, dışarı çıktılar” yanıtını verdi. Yangın sırasında elektriklerin gittiğini ve asansörün kullanılamadığını aktaran Kocadurmuş, otelin yüzde 90’ının dolu olduğunu söyledi.

Muzaffer Çiğ de yaşadığı olayı, “Ben uyuyordum, arkadaşlar bağırdı. Yangın merdiveni olmayınca biz de merdivenlerden koşarak gittik. Ortalık dumandı. Duman olduğu için odaları boşaltmak zorunda kaldık. Dışarı çıktıktan sonra uzaklaştım, yoğun bir duman vardı. Yangını mutfaktan aşçı tespit etmiş sanırım. Biz de gözümüzü açtığımızda her taraf yanıyordu” sözleriyle anlattı.

İsmini vermek istemeyen bir otel çalışanı ise saat 03.00 civarında mutfakta görevli arkadaşının odalara gelip kapılara vurduğunu, “yangın var” diye bağırmaya başladığını ifade ederek, şunları kaydetti: “Biz de 3. katta otoparktan çıkmaya çalıştık. İlk etapta kapı kapalıydı, sonra kapı açıldı dışarı çıktık. Ondan sonrası çok hızlı bir şekilde yayıldı. İtfaiyeler gelinceye kadar etrafı sarmıştı. Yangın biraz geç fark edilmiş, geç fark edilince zaten önlem alınmadı. Vefat eden arkadaşlarımız da var.”

Yazar

You May Also Like

Biz kimiz?

Enternasyonal Dayanışma, işçi sınıfının kolektif ve kitlesel mücadelesiyle dünyanın daha eşit, adil ve özgür bir yere dönüşeceğini savunan…