Gezi Parkı eylemlerinin planlayıcılarından olduğu gerekçesiyle hakkında başlatılan soruşturma kapsamında 24 Ocak’ta gözaltına alınan Ayşe Barım tutuklandı.
“Sanat dünyasında tekelleşme” iddiası üzerinden başlayan soruşturma, hükümet yanlısı basının hedef göstermesiyle Gezi direnişine bağlandı.
ID Danışmanlık Limited Şirketi’nin kurucusu ve ortağı Ayşe Barım hakkında 12 yıl önceki Gezi Parkı eylemlerine iştirak ettiğine dair yazılı ve görsel basında yer alan iddialar sebebiyle resen soruşturma açılmıştı.
Gezi Parkı olaylarının planlayıcılarından olduğu iddia edilen Barım gözaltına alınmış, ev ve işyerinde arama yapılmıştı.
Soruşturma kapsamında, oyuncular Halit Ergenç, Dolunay Soysert, Rıza Kocaoğlu, Mehmet Günsür, Ceyda Düvenci ve Nejat İşler de polis eşliğinde adliyeye getirilerek ifade vermişti.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturma kapsamında gözaltında bulunan Ayşe Barım’ın, İstanbul Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’ndeki işlemleri tamamlandı. Sağlık kontrolünden geçirilen Barım, Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’ne getirildi.
Tutuklama talebiyle hakimliğe sevk edildi
Ayşe Barım “Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasına engellemeye teşebbüse yardım etme” suçundan tutuklama talebiyle Sulh Ceza Hakimliğine sevk edildi. Barım “hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüse yardım etme” suçundan tutuklandı.
Sanatçıların kendi fikirleri, iradeleri ve kendi kararları vardır
Ayşe Barım savcılıktaki ifadesinde şunları söyledi; “Gezi Parkı eylemlerinin başlarında, 2013 Mayıs ayı içerisinde, beni bu konuyla ilgili kimse aramadı. Kimse benden birliktelik kurmak adına, finans ya da ismimle destek olmak adına herhangi bir ricada yahut talepte bulunmadı.
Gezi Parkı’nın ilk başladığı ve benim ilk gittiğim dönemde, hatırladığım kadarıyla, Muhteşem Yüzyıl isimli dizide beraber çalıştığımız oyunculardan bazıları bulunmaktaydı. Beni, tam hatırlayamamakla birlikte, onlardan birisi arayarak, ‘Setten çıkınca Gezi Parkı’na gideceğiz. Çocukların ne yaptığına bakmak istiyoruz’ dedi. Ben de ‘Hemen geliyorum’ dedim. Gezi Parkı’nın karşı tarafında boş bir alanda toplanılmıştı. Ben bireysel olarak kendim gittim. Oyunculara eşlik etmek üzere buluştum. Gezi Parkı’na hatırladığım kadarıyla 1 ya da 2 kez gitmişimdir. Başka gitmişliğim yoktur.
İlk kez gittiğimde sanatçılardan birinin şiir okuduğu sürece izleyici olarak katıldım. İkinci kez gittiğimde çok kısa süreliğine gittim. Birisiyle beraber gidip gitmediğimi hatırlamıyorum. Sanatçıların kendi fikirleri, iradeleri ve kendi kararları vardır. Ben hiçbir şekilde onların fikirlerini yönlendirme yaparak herhangi bir organizasyon işine girmedim. Üç haftadır süregelen bu kâbusun içinde psikolojik olarak çok kötü durumdayım. Sosyal medyada hiçbir karşılığı ve kanıtı olmayan büyük bir organize saldırının kurbanıyım. Bu mağduriyetimin devletimin tarafından giderilmesini istiyorum.
Ben bütün iş hayatım boyunca herhangi bir tarafın adamı olmadım. Sadece en iyi şekilde işimi yapmaya çalıştım. Sosyal medyadaki yönlendirmelerle böyle bir süreç yaşadığım için son derece üzgünüm.”
