Halkların Demokratik Kongresi (HDK) tarafından İstanbul’da “Halkların Özgür ve Eşit Yaşamı Yolunda, Çözüm Barışta” konferansı yapılıyor.
Dün başlayan iki günlük konferans, bugün de devam ediyor. İstanbul’da bir otelde düzenlenen konferansa pek çok ulusal ve uluslararası düzeyde siyasetçi, aydın, tarihçi, hukukçu, akademisyen ve gazeteci katılım sağladı.
Konferansa Enternasyonal Dayanışma aktivistleri de katıldı.
Altı oturumdan oluşan konferansın açılış konuşmasını HDK Eş Sözcüsü Meral Danış Beştaş yaptı. Beştaş açılış konuşmasında, “Barış mümkündür. Kürt sorunu sadece Kürtlerin sorunu değil, Türkiye’nin demokrasi ve hukuk sorunudur. Yapılan baskı, sadece Kürtlere değil bütün topluma yönelik bir baskıdır. Halkın iradesine atanan kayyımlar bütün halkların yerel yönetimlerine yapılan bir saldırıdır. Devlet Kürt sorununu hâlâ bir güvenlik sorunu olarak görüyor.
Kürt sorununda demokratik barışçıl çözüm için toplumsal baskıyı nasıl kurabilirizi çalışmamız lazım. Kürt halkı, Filistin halkı, Lübnan’dan Yemen’e kadar halklar direniyor. Kadınlar, gençler bu mücadeleye omuz veriyor. Öcalan tarafından sunulan sadece Kürtler için değil tüm halkların ortak iradesi ile eşitlikçi bir toplum modeli. Tarih halkların direnişini yazmaya devam ediyor bugün burada biz de bu tarihin bir parçasıyız” şeklinde konuştu.
Kürt halkının hakikati var: Var olma mücadelesi
Konferansın ilk gününde birinci oturumun moderatörlüğünü yapan Filiz Kerestecioğlu, “Kürt halkının hakikati var; yine elle tutabilir gözle görülebilir olan bir başka hakikat! İsyanlar, direnişler asimilasyon ve yok etme, yok sayma politikalarına karşı hep adeta küllerinden doğarak ki hiçbir zaman kül de olmadan var olma mücadelesi” dedi.
Araştırmacı yazar Yüksel Genç “Barış görüşmeleri içerisinde Kürtler her şeyden önce Kürt kimliğinin anayasal güvenceye alınmasını istiyor. Kürtlerin toplumsal olarak kabulünün gereği olarak özyönetim hakkı istiyor. Kürtler ana dilde eğitim ve ikinci dil olmasını istiyorlar. Bunlar kolaylıkla uygulanabilecek talep olarak karşımızda duruyor” diye konuştu.
Prof. Dr. Levent Köker toplumsal bilinç seferberliğine dikkat çekerek, “Türklerin de Kürtçe bilmesi önemlidir. Ulus kavramının terk edilmesi ya da demokratikleştirilmesi gerekiyor. Sadece silahların bırakılmasına endeksli çözüm barış getirmez” dedi.

