Afganistanlı göçmen aile hayati tehlikeyle karşı karşıya

İşkence mağduru Afganistanlı aile Bursa İl Göç İdaresinin kararı nedeniyle oldukça acil bir durumla karşı karşıya kaldı.

Ailenin 29 yaşındaki oğlu T. S., yüzde 99 engelli ve diyabet hastası. T.S. aynı zamanda görme engelli ve sağlığını sürdürebilmesi için haftada üç kez diyalize girmek zorunda. Ancak, son gelişmeler nedeniyle T.S.’nin diyalize erişimi engellenmiş durumda ve hayatı tehlike altında.

Uluslararası Koruma Başvurusu ikinci kez reddedildi

Bianet’ten Evrim Kepenek’in haberine göre, Afganistan’da asker olarak görev yaparken ağır işkencelere maruz kalan S. ailesi, yaklaşık 10 yıl önce Türkiye’ye sığındı. Aile, Yalova’da ikamet ettikleri dönemde Yalova İl Göç İdaresi tarafından uluslararası koruma başvuruları reddedildi. Ancak aile, açtıkları davayı kazanarak tekrar kimlik aldı ve uluslararası koruma statüsüne kavuştu. Hukuki mücadelesini kazanan aile, Bursa’ya sevk edilerek burada yaşamaya başladı. Ancak, geçtiğimiz hafta Bursa İl Göç İdaresi, mahkeme kararıyla verilen hakları hiçe sayarak, aileye ait uluslararası koruma başvurularını ikinci kez reddetti ve kimliklerine el koyarak sağlık hizmetlerine erişimlerini engelledi.

T.S., diyalize giremediği takdirde hayati tehlike ile karşı karşıya kalacak. S.’nin sağlığı, diyaliz tedavisine erişebilmesine bağlı ve bu tedavi engellenmiş durumda. Ailenin avukatı, mevcut hukuki sürecin ardından dahi sağlık hizmetlerinden yararlanma hakkının kapalı olduğunu belirtiyor.

Avukat Duygu İnegöllü, “Müvekkilimizin diyalize girememesi durumunda hayatı tehlikeye girecek. Ancak, idari işlemin yürütmesinin durmasına rağmen sağlık hakkı sistem üzerinden kapalı olduğu için hastaneye başvuru yapamıyorlar. Daha önce mültecilik talepleri kanıtlanmış bir aile şimdi bir belirsizlik içinde bırakılmış durumda” dedi.

Türkiye İnsan Hakları Vakfından takibini yürüten Sosyal Hizmet Uzmanı Bilal Yıldız şu bilgiyi verdi:

“Bursa İl Göç İdaresinin almış olduğu karar henüz kesinleşmiş bir karar olmamasına rağmen kişinin sağlığa erişimi engelleniyor. Yaşam hakkı ihlaline gidecek bir uygulama ile karşı karşıyayız. Yetkililere derhal bu durumu düzeltmeleri için çağrıda bulunuyorum. Herkesin yaşam hakkını korumanın devletin temel sorumluluğu olduğunu hatırlatırım.”

Yazar

You May Also Like

Biz kimiz?

Enternasyonal Dayanışma, işçi sınıfının kolektif ve kitlesel mücadelesiyle dünyanın daha eşit, adil ve özgür bir yere dönüşeceğini savunan…