Barış günlüğü – 5 Mart

DEM Parti’ye göre sürecin yol haritası: Meclis’te ‘özel yetkili’ mekanizma ve ‘Kalıcı Barış Yasası’

Abdullah Öcalan’ın örgütüne silah bırakma çağrısı yapmasının ardından gözler bundan sonra atılacak adımlara çevrildi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Öcalan’ın çağrısından hemen sonra ”Silah ve terör baskısı ortadan kalkınca, doğal olarak siyasetin demokratik alanı daha da genişleyecektir” dedi. Erdoğan partisinin geçen ay yapılan kongresinde yaptığı konuşmada da “Terör sorunu ortadan kalktıktan sonra, demokrasiden kalkınmaya, kardeşlikten bölgesel entegrasyona yeni bir dönemin kapıları açılacaktır. Türkiye; kronik meselelerini ve farklı toplum kesimlerinin taleplerini daha sağlıklı, daha steril bir zeminde tartışma imkânı bulacaktır” ifadelerini kullanmıştı.

DEM Parti yöneticileri de silah bırakmanın önemli bir dönemeç olduğunu ve şimdi hızlı bir biçimde somut demokratikleşme adımlarının atılmasını beklediklerini ifade etti. Bu konuda sorumluluğun devlet ve iktidara düştüğünü, başta ana muhalefet partisi olmak üzere tüm muhalefetin de sürece dahil olması gerektiğini söyledi. Önlerinde atılacak adımlara dair bir yol haritası olmadığını söyleyen yöneticiler, atılabilecek adımlara dair açıklamalarda bulundular.

Meclis’te atılacak adımların sistematik ve kurumsal olması için hızlıca bir mekanizma oluşturulması ve demokratikleşme adına yapılacak tüm düzenlemelerin bu mekanizmada tartışılarak hayata geçirilmesi ilk adım olabilir, denildi. Oluşturulacak mekanizmanın/özel yetkili komisyonun çalışabileceği başlıkların bazıları ise şöyle sıralandı:
-Devam eden İmralı Süreci’nde yaşanabilecek risklerin önlenmesine ilişkin yasal düzenleme yapılması; 

– ‘Demokrasi ve barış yasası’, ‘Kalıcı barış yasası’ benzeri bir yasa çıkarılması,
-Silah bırakacak örgüt üyelerinin entegrasyonuna ve/veya yasal süreçlerine ilişkin yasal düzenlemeler yapılması,
-Tüm muhalefetin ortaklaştığı kayyım teklifinin yasalaşması, kayyım atamanın önünü açan düzenlemelerin yasadan çıkarılması,
-İnfaz yasasında başta tutukluluk süreleri ile ilgili olmak üzere düzenlemeler yapılması,
-Terörle Mücadele Kanunu’nda düzenlemeler yapılması,
-Yerel yönetimlerle ilgili düzenlemeler yapılması,
-Anadili ve kültürel haklarla ilgili düzenlemeler yapılması.

Acil atılabilecek adımlar:

Bu adımlardan ilkinin Öcalan’ın çalışma koşullarının iyileştirilmesi ve silah bırakma sürecinin sağlıklı ilerleyebilmesi için örgütüyle iletişiminin güçlendirilmesi olduğu ifade edildi.

Yasal düzenlemeye ihtiyaç duymadan atılabilecek adımlardan birinin de hasta ve ileri yaştaki mahkûmların tahliyesi olabileceğine dikkat çekildi. Cezaevi idare gözlem kurullarının ’keyfi’ kararlarıyla tahliye edilmeyen mahkûmların da yasal düzenleme olmadan tahliye edilebileceği ifade edildi.

Yerine kayyım atanan belediye başkanlarının da yasal düzenleme yapılmadan önce görevlerine dönebileceğini vurgulayan DEM Partili kaynaklar, Belediye Kanunu’ndaki ’görevden uzaklaştırma’ maddesini hatırlattı. Bu maddeye göre kayyım kararının iki ayda bir incelendiğini, iki ayın sonunda belediye başkanının görevine dönmesine veya kayyımın devamına karar verildiğini söyledi. DEM Partili bir kaynak, “2 ayda bir verilen bu karar ’göreve iade’ olursa yerine kayyım atanan tüm belediye başkanları kısa zamanda görevlerine geri döner” dedi.

Siyasi tutukluların haksız yere, uzun yıllardır cezaevinde bulunduğunu, cezaevlerinde çok sayıda gazeteci, sanatçı, aydın bulunduğunu belirten DEM Partili kaynaklar, gene siyasi iradenin tutum değişikliğiyle Selahattin Demirtaş dahil pek çok ismin hızlı biçimde tahliye edilebileceğini ifade etti. Kaynaklar Demirtaş hakkındaki AİHM kararını ve henüz Kobanê davasından hüküm giymediğini de hatırlattı.

DEM Parti ne yapacak

Sürecin tüm topluma anlatılması için 100’den fazla buluşma gerçekleştirileceği açıklanırken siyasi parti liderleriyle yeni bir temas sürecinin başlayacağı ifade edildi. Başta CHP olmak üzere tüm partilerin sürece dahil olmasının önemine vurgu yapan kaynaklar, sürecin bundan önceki aşamasında olduğu gibi liderleri ziyaret edeceklerini söyledi. Bu kapsamda AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan da bir randevu talebinin sürpriz olmayacağı ifade edildi.

Öcalan’ın mesajının video formatında yayınlanıp yayınlanmayacağına dair soru da gündemdeki yerini koruyor. DEM Partili kaynaklar özellikle silah bırakma sürecindeki etki gücünü artırmak için video mesajın yayınlanmasının faydalı olacağını söyledi. Saha ziyaretlerinde de toplumun videoyu görmeye dair yoğun bir talebi olduğunu gözlemlediklerini belirten kaynaklar videonun Newroz’da yayınlanmasını arzu ettiklerini, bunun sürece pozitif katkısı olacağını belirtti.

Akademisyenler: Tüm kesimlere sorumluluk düşüyor

Abdullah Öcalan’ın yaptığı çağrıyı değerlendiren akademisyenler Vahap Coşkun ve Mesut Yeğen, bundan sonraki süreçte karşılıklı güven arttırıcı adımların atılması gerektiğini ve bu noktada tüm kesimlere sorumluluk düştüğünü belirtti.

Dicle Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Vahap Coşkun ile Sosyolog Prof. Dr. Mesut Yeğen, çağrıya dair değerlendirmelerde bulundu. Abdullah Öcalan’ın çağrısını hem PKK hem de Kürt siyaseti açısından tarihi bir çağrı olarak nitelendiren Vahap Coşkun, PKK’nin de Abdullah Öcalan’ın çağrısına tamamen katıldığını belirtti. Mesut Yeğen ise sivil toplum ile siyasi partilerin süreci halka bir şekilde izah etmesi gerektiğini diğer yandan toplumun tüm kesimlerinin sorumluluk alması gerektiğini vurguladı.

Sanatçılardan çağrıya destek

Abdullah Öcalan’ın çağrısına destek açıklaması yapan Diyarbakır’daki kültür-sanat emekçileri, ‘Üzerimize düşen görevleri yapmaya hazırız’ dedi

Kültür-sanat emekçileri, Abdullah Öcalan’ın yaptığı çağrıya ilişkin Dicle Kültür Sanat Derneği’nde açıklama yaptı. Çok sayıda sanatçının katıldığı açıklamanın Kürtçesini tiyatrocu Ömer Şahin, Türkçesini ise ressam Neşe Toprak okudu.

Neşe Toprak, Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat’ta yaptığı açıklamayı sanatçıların da desteklediklerini belirtti. Sanatın halkların ortak dili ve vicdanı olduğunu belirten Neşe Toprak, “Halkların acılarını dindiren, umutlarını büyüten ve özgürlük taleplerini görünür kılan, eserler üreten sanatçılarız biz. Bu nedenle, savaşların, çatışmaların ve toplumsal kutuplaşmanın son bulması için yapılan bu asrını çağrısını değerli buluyoruz. Sayın Abdullah Öcalan’ın başlattığı ‘Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı’nı sahipleniyoruz” dedi.

Yazar

You May Also Like

Biz kimiz?

Enternasyonal Dayanışma, işçi sınıfının kolektif ve kitlesel mücadelesiyle dünyanın daha eşit, adil ve özgür bir yere dönüşeceğini savunan…