Özgür Özel: “Kürt sorunu vardır, çözülmelidir”
Özgür Özel partisinin grup toplantısında konuştu. DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan’la dün yaptığı görüşmeyi hatırlatan Özel, Kürt sorununa konjonktürel bakmadıklarını söyledi.
Çözüm için Meclis’i adres gösteren Özel şöyle konuştu:
“Yıllardır dediğimiz gibi, konjonktürel bakmayız. Kürtlerin sorunu varsa Kürt sorunu vardır, çözülmelidir. Nasıl çözülmelidir? Demokrasi ile demokratikleşmeyle çözülmelidir. Bu meclisin çatısı altında çözülmelidir.
Türkiye’de terör sorunu da bitecek, Kürt sorunu da tarihe gömülecek. Bunu yapmanın yolu Kürtler için de Türkler için de demokrasidir. Bunu yapmanın yolu kayyımları tarihe gömmektir. Bunu yapmanın yolu herkesin ifade özgürlüğünün önünü açmaktır. Herkesin inanç özgürlüğünün önünü açmaktır. Devletin tarafsız ve yasakları yasaklayan bir çizgiye dönmesidir.”
Salih Müslim: “Anlaşma büyük bir kazanım”
Suriye Demokratik Güçleri (SDG) Genel Komutanı Mazlum Abdi ile Suriye’de geçiş hükümetinin devlet başkanı olarak ilan edilen Heyet Tahrir Şam (HTŞ) lideri Ahmed Şara arasında önemli bir anlaşma imzalandı.
Anlaşmanın birkaç gün önce Özerk Yönetim ve SDG’nin ortak toplantısında kararlaştırıldığını ifade eden Demokratik Birlik Partisi (PYD) Dışilişkiler Sözcüsü Salih Müslim, “Bu komitelerin oluşturulması ve 7-8 maddelik bir anlaşma olacağı kararlaştırılmıştı. Komiteler oluşturulacak ve detaylar o komiteler arasında konuşulacak. Maddeleri tek tek konuşacağız” dedi.
Müslim, bu anlaşma ile ‘Rojava statü kazandı mı’ sorusuna şöyle yanıt verdi:
“Sonuçta artık her şeye ortak oluyoruz, bunu diyebiliriz. Bu devletin her şeyine ortak oluyoruz. Yönetimine, anayasasına, yaşamına, ekonomisine, her şeyine ortak oluyoruz.”
İlk maddede yer alan ‘Tüm Suriyelilerin dini ve etnik kökenlerine bakılmaksızın… garanti altına alınması’ ifadesinin sadece Özerk Yönetim değil tüm Suriye için geçerli olduğunu söyleyen Müslim, ikinci maddedeki ‘Kürtlerin anayasal haklarının tanınması’ ile ilgili de şunları söyledi: “Bazı eski kanunlar vardı, onlar düzeltilecek. Yani Kürtler eşit vatandaşlık haklarının hepsini elde edecekler.”
Müslim’e göre anlaşma ile din, dil ve ırk ayrımı yapılamayacak: “Suriye’nin vatandaşları, din ve ırk ayrımı gözetilmeden eşit sayılacak. Mesela kimse ben ‘Êzidîleri kabul etmiyorum’ diyemeyecek. Veya onları Müslümanlığa zorlayamayacak. Büyük bir demokratik yönetim ile herkes istediği gibi yaşayacak. Bu anlamda büyük bir kazanım. Hem Aleviler için hem Dürziler için hem Êzidîler için hem Hristiyanlar için büyük bir kazanım.”
Anlaşmadaki 8 maddenin her biri için komite oluşturulacağını söyleyen Salih Müslim, bundan sonra işleyecek süreci şöyle anlattı: “Silahlı güçlerin bir komitesi olacak. Silahlı güçlerin nasıl katılacağını tartışacak. Bir anlaşmaya varılacak, ondan sonra yönetimin nasıl olacağına ilişkin tartışma olacak. Bu komiteler bir yıl içinde tüm bu anlaşmayı sağlamış olacak. Bunun içinde anayasa meselesi de olabilir, bir geçici anayasa da olabilir. Daha sonra bu geçici anayasa referanduma tabi tutulur.”
Anlaşma için uluslararası güçlerin arabulucu olduğunu ifade eden Müslim, “Hem bizim yönetimimizin hem de Suriye yönetiminin arabulucuları vardı. Demek ki bu arabulucular onaylamış. Burada herkes kendi payına düşeni yapacaktır. Yani biz resmen bu devletin bir ortağıyız.”
Özgürlük ve barış iradesine sahip çıkma Newrozu
Diyarbakır’ın Sur ilçesindeki Mardinkapı’da Newroz deklarasyonu açıklandı. DTK Eşbaşkanı Berdan Öztürk, DBP Eş Genel Başkanları Çiğdem Kılıçgün Uçar ve Keskin Bayındır, DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan ve TJA’dan Hülya Alökmen Uyanık’ın yanı sıra çok sayıda sivil toplum örgütü ve siyasi parti temsilcisi açıklamaya katıldı. Berdan Öztürk, metnin Kürtçesini okudu.
Newroz deklarasyonunda “Newroz, Kürt halkı için direnişin, özgürlüğün ve yeniden doğuşun adıdır. Bu anlamın önüne geçmek için iktidarlar tarafından dar bir çerçeveye sıkıştırılmaya çalışılsa da Newroz’un hakikati direniş ve özgürlüktür. Yüzyıllardır Kürt halkı mücadelesini Newroz’un ateşinde harlamış; bu ateşte varlığını, direnişini ve özgürlüğünü göstermiştir. Bugün de Newroz, halkımızın özgürlük yürüyüşünün en güçlü ifadesi oluyor. Dolayısıyla Newroz meydanlarından yükselen her ses, yakılan her ateş, söylenen her şarkı, durulan her halay özgürlüğümüze sahip çıkma iradesi oluyor.
Newroz coşkusu ile halkların buluşmasını bekliyoruz. Gençleri, kadınları, emekçileri 7’den 70’e özgürlüğe heyecanlanan tüm halkımızı, emeğini ve sözünü kurduğu mücadelesinin en güçlü özü olan Newroz kutlamalarına, alanlarına çağırıyoruz. Newroz’un özgürlük ruhuyla, tüm halkımızın Newroz’unu kutluyoruz. Newroz pîroz be” denildi.
