Hükümet 12 yıl önceki TV yayınlarıyla Gezi direnişini yargılamak istiyor

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Gezi Parkı olaylarına ilişkin soruşturmayı derinleştiriyor.

Savcılık son olarak RTÜK’ten bazı televizyon kanallarının yayın kayıtlarını istedi. Talep, belirli kanalların “Gezi Parkı eylemlerini meşrulaştırma” amaçlı yayın yaptığı iddiasıyla yapıldı. RTÜK bu doğrultuda Cem TV, Flash TV, Halk TV, Kanal D, Fox TV ve Samanyolu Haber’in yayın arşivlerini savcılığa iletti. Savcılık, bu yayınların 2013 yılındaki olayların yaygınlaşmasına neden olduğunu ve eylemlerin propagandasını yaptığını iddia ediyor.

Gezi Parkı soruşturması: “Medya boyutu”

Televizyon kayıtlarının incelenmesi, Gezi Parkı soruşturmasında medyanın rolünün de araştırılmaya başlandığını gösteriyor. Bu adım, kısa süre önce Ayşe Barım’ın tutuklanmasının ardından geldi. Barım, hükümetin görevini engellemeye teşebbüse yardım etmekle suçlanıyor. Savcılık, Barım’ın tutuklanmasından sonra medyaya yöneldi. RTÜK’e gönderilen yazıda, 27 Mayıs 2013’ten sonraki yayınların incelenmesi istendi. Olayların yayılmasına katkıda bulunan medya kuruluşlarının tespit edilmesi istendi.

Gezi davası sürecinde neler oldu?

Gezi Parkı eylemleriyle ilgili ilk iddianame, 2014’ün Mart ayında kabul edildi. 26 kişi hakkında “örgüt kurmak ve yönetmek” suçlamasıyla dava açıldı. Yaklaşık bir yıl sonra İstanbul 33. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından tüm sanıkların beraatına karar verildi. 

2017: Osman Kavala tutuklandı

İnsan hakları aktivisti Osman Kavala, “17-25 Aralık kumpası” soruşturmaları ve 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin soruşturma kapsamında “Gezi olaylarını finanse etme” suçlamasıyla 18 Ekim 2017’de gözaltına alındı, 1 Kasım’da tutuklandı.

2018: Anadolu Kültür’e operasyon ve gözaltılar

Kavala’nın tutuklu bulunduğu soruşturma kapsamında 18 Kasım 2018’de yapılan operasyonla Anadolu Kültür’ün yöneticileri ve bazı akademisyenler gözaltına alındı. 

Gözaltına alınan 13 kişiden biri olan İstanbul Bilgi Üniversitesi STK Eğitim ve Araştırma Birimi çalışanı Yiğit Aksakoğlu’nun tutuklu yargılanmasına karar verildi.

2019: İkinci iddianame ve AİHM kararı

4 Mart 2019’da, içeriği “FETÖ soruşturmaları” sebebiyle görevden alınan ve firari durumda olan dönemin savcısı Muammer Akkaş tarafından toplanan “delillerden” oluşan ikinci iddianame kabul edildi.

Kavala’nın tutuklanmasından 16 ay sonra açıklanan iddianamede Gezi Parkı eylemleri ile 15 Temmuz ilişkilendirildi. Aralarında Osman Kavala, Mücella Yapıcı ve Can Atalay’ın yer aldığı 16 kişinin yargılanmasına başlandı.

Davanın ilk celsesinde Osman Kavala’nın tutukluluk halinin devamına karar verdi. Yedi aydır tutuklu bulunan Yiğit Aksakoğlu’nun tutuksuz yargılanmasına karar verildi.Formun Altı

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), 10 Aralık 2019’da ilan ettiği kararla Kavala’nın tutukluluk haliyle ilgili olarak birden fazla hak ihlali tespit ettiğini açıkladı. Mahkeme Kavala’nın derhal serbest bırakılması gerektiğine hükmetti.

2020: Beraat kararı ve Kavala’nın yeniden tutuklanması

AİHM kararından yaklaşık iki ay sonra, 18 Şubat 2020’de sanıklar Ayşe Mücella Yapıcı, Şerafettin Can Atalay, Tayfun Kahraman, Ali Hakan Altınay, Mehmet Osman Kavala, Yiğit Aksakoğlu, Yiğit Ali Ekmekçi, Çiğdem Mater Utku ve Mine Özerden’in, “Sanıklar hakkında söz konusu suçlarla ilgili hukuka uygun somut ve kesin delil bulunmaması” gerekçesiyle beraatine karar verildi. Ancak davadaki tek tutuklu sanık olan Osman Kavala’nın tahliyesi gerçekleşmedi. Cezaevinden çıkmadan gözaltına alındı ve emniyete götürüldü. AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kavala’nın gözaltı süreci devam ederken partisinin grup toplantısında, “Onu (Kavala) bir manevrayla beraat ettirmeye kalktılar” açıklamasında bulundu. Kavala, ifadesi alınmadan tekrar tutuklandı.

2021: Beraat kararının bozulması

İstinaf Mahkemesi, 21 Ocak 2021’de verdiği kararla 18 Şubat 2020’de dokuz kişi hakkında verilen beraat kararını bozdu. 

2022: Hapis cezaları

Davayla ilgili kararını 25 Nisan 2022’de açıklayan mahkeme heyeti, Osman Kavala’nın Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 312. maddesi uyarınca “cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’ni ortadan kaldırmaya teşebbüs” suçlamasıyla ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına ve takdiri indirime yer olmadığına, “casusluk” suçlamasından ise beraatına ve tahliyesine karar verildiğini açıkladı.

Diğer sanıklar Mücella Yapıcı, Çiğdem Mater, Ali Hakan Altınay, Mine Özerden, Can Atalay, Tayfun Kahraman ve Yiğit Ali Ekmekçi de TCK’nın 312. maddesindeki “yardım” suçlamasından 18’er yıl hapis cezasına çarptırıldı.

“Somut, kesin ve inandırıcı başkaca bir delil bulunmuyor”

Mahkeme heyetindeki üç hâkimden biri karara muhalefet şerhi koydu. Hâkim, muhalefet şerhinin gerekçesini ”Sanıkların üzerlerine atılı suçlardan cezalandırılmalarına yeter her türlü kuşkudan uzak somut, kesin ve inandırıcı başkaca bir delil bulunmadığından tutuklu sanık Osman Kavala’nın tahliyesi ve diğer sanıkların tutuklanmaması gerektiği görüşündeyim” diye açıkladı.

2023: Yargıtay onadı

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 28 Eylül 2023’te Kavala’nın ağırlaştırılmış müebbet, Atalay, Mater, Kahraman ve Özerden’in 18 yıl ağır hapis cezalarını onarken, Ekmekçi, Yapıcı ve Altınay’ın cezalarını bozdu ve serbest bıraktı.

Yazar

You May Also Like

Biz kimiz?

Enternasyonal Dayanışma, işçi sınıfının kolektif ve kitlesel mücadelesiyle dünyanın daha eşit, adil ve özgür bir yere dönüşeceğini savunan…