Hükümet boykotu dahi kriminalize etmeye çalışıyor

Erdoğan’ın boykot çağrısı yaptığı konuşmalar sosyal medyada dolaşırken, AKP hükümeti kendisine yönelik tepki olarak gelişen boykotu suç gibi göstermeye çalışıyor.

2 Nisan tüketim boykotu fikri dalga dalga yayılırken İstanbul C. Başsavcılığı boykotu “halkın bir kesiminin ekonomik etkinlikte bulunmasını engelleme” suçu ilan eti. Ticaret Bakanı da “ticareti zarar görenleri çağrıda bulunanlara tazminat davası açmaya” çağırdı.

İçişleri Bakan Ali Yerlikaya, boykotun “ekonomik bağımsızlığımıza yönelik bir sabotaj” ve “ekonomiye darbe girişimi” niteliğinde olduğunu değerlendirdi. Boykot çağrılarının halk arasında “kin ve düşmanlık” yaratmaya çalıştığını iddia eden Yerlikaya, Cumhuriyet Halk Partisi’ni eştirdi.

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Başkanı Ebubekir Şahin, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda boykot çağrılarını hedef aldı. Şahin, “Boykot çağrısında bulunan, boykota destek veren kanallar ve yayınlar izleme değerlendirme uzmanlarımızca takip edilmekte olup, gereği yapılacaktır” dedi.

Boykot kimin hakkı: Erdoğan çağırınca ‘milli duruş’, muhalefet yapınca ‘kriz’

AKP, CHP’nin satın almama çağrısını “milli güvenlik sorunu” ilan etti. Oysa Erdoğan geçmişte politik nedenlerden dolayı medyaya, fahiş fiyatlar nedeniyle de marketlere karşı birçok kez boykot çağrısı yapmıştı. Sosyal medya bu “çifte standart” tartışmalarını beraberinde getirdi.

AKP’nin otoriter eğilimleri 2025’in Ocak ayından beri zirveye çıktı

Hükümete karşı görüş beyan eden veya eylemlere katılanlar hukuki gerekçe olmaksızın tutuklanırken, İmamoğlu’nun diploması iptal edildi ve İBB başkanı tutuklanarak seçim sürecine gölge düşürülmeye başlandı. Bunun yanı sıra AKP’yi eleştiren TÜSİAD yönetimi soruşturmaya uğrayabiliyor, gazeteciler hapse atılıyor, sokaklarda demokrasiyi savunan gençler hapse atılıyor. Boykot çağrısı yapan oyuncular TRT dizisinden çıkartılabiliyor. Oysa herkesin siyasal tepkilerini istediği yollarla ifade edebilmesi demokratik bir hak.

Özgür Özel de “anayasal hak” dedi

İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı iyice endazeyi kaçırdı, şuurunu kaybetti. Bir kere boykotun bir anayasal hak olduğu hem Anayasa Mahkemesi’nin hem Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin kararlarında net. İkincisi bu boykotu Türkiye siyasetine yakın dönemde en çok taşıyan parti AK Parti. Doğan Medya Grubunu boykot eden 2008’de 2009’da ayrı ayrı onlar. Geçtiğimiz yıllarda da çeşitli vesilelerle boykot çağrıları yapanlar onlar. Boykot bir anayasal haktır. Biz Saraçhane’deki listemizin arkasındayız ve o listeyi takip etmek isteyenler boykotyap.net sitesinden gerçek boykot listesine bakabilirler.

Biz kendi ilan ettiğimiz boykotun dışında 301 genç arkadaşımızın tutuklu olması ve üniversite öğrencilerinin bir genel tüketim boykotu çağrısına destek veriyoruz.

Boykota destek açıklamıştı: Aybüke Pusat TRT ‘Teşkilat’ından çıkarıldı

CHP, bazı markalara boykot başlatmıştı. Hafta sonu da vatandaşlar sosyal medyada “2 Nisan’da tüm tüketimi durdur” çağrısı yaptı. Boykota çok sayıda ünlü isimden destek geldi. Teşkilat dizisinde oynayan Aybüke Pusat da bu isimlerden.

Oyuncu çağrıyı dün Instagram hesabından paylaştı, sonrasında sildi, buna karşılık hedef gösterilerek kovulması istendi.

TRT Genel Müdürü Zahid Sobacı X‘teki açıklamasında boykotu ‘siyasi bir grubun politik amaçları için sahaya sürdüğü bir çağrı’ olarak niteledi ve ‘Teşkilat dizisi izleyicilerini de hayal kırıklığına uğratan paylaşımlar nedeniyle söz konusu kişi diziden çıkarılmıştır” dedi.

Yazar

You May Also Like

Biz kimiz?

Enternasyonal Dayanışma, işçi sınıfının kolektif ve kitlesel mücadelesiyle dünyanın daha eşit, adil ve özgür bir yere dönüşeceğini savunan…