Barış günlüğü – 4 Nisan

HTŞ ile SDG arasında anlaşma

Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi Dış İlişkiler Dairesi Eşbaşkanı Bedran Çiya Kurd, Halep’teki Eşrefiye ve Şeyh Maksud mahalle meclislerinin, Suriye yönetimiyle Şam’da bir anlaşma yaptığını duyurdu.

Halep’teki Eşrefiye ve Şeyh Maksud mahalle meclisleri, Şam ile yaptıkları anlaşmayla güvenlik, yönetim ve hizmet alanlarındaki statülerini koruyacak. Anlaşma, bölgede istikrarın sağlanmasına yönelik ilk adım olarak değerlendiriliyor.

Anlaşma, her iki mahallenin yönetim, güvenlik, hizmetler, kültür ve siyasi faaliyetler açısından mevcut statülerini korumasını öngörüyor.

Özerk Yönetim’e bağlı İç Güvenlik Güçleri (Asayiş) Halep’teki Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinde kamu güvenlik güçlerine dönüştürülecek ancak mevcut personel değişim göstermeyecek. Halkın korunmasında herhangi bir silahlı grup veya fraksiyonun müdahale etmesine izin verilmeyecek.

Mahalle sakinlerinin şehir içinde ve dışında serbest dolaşım hakkı garanti altına alındı. Bunun yanı sıra, mahallelerin Halep İl Meclisi, Ticaret Odası ve diğer kurumsal yapılar içinde tam temsiliyet hakkı olacak ve Halep Valiliği, mahallelere ayrım gözetmeksizin destek sağlayacak.

Rojava Özerk Yönetimi tarafından genel bir karar alınana kadar mevcut eğitim sistemi devam edecek.

Anlaşmanın ilk maddesi olan tutsakların serbest bırakılması hayata geçirildi. Yeni Suriye yönetimi DSG’li 97 esiri serbest bıraktı. Buna karşılık, DSG de 146 esiri teslim etti.

Bırakılanlar Halep kentinin Eşrefiye Mahallesi’ndeki Şihan Kavşağı’nda takas edildi. Halep halkının da katıldığı törende, Suriye halkının birliği ve dış müdahalelere son verilmesi çağrısında bulunuldu. İkinci grubun da önümüzdeki günlerde serbest bırakılması bekleniyor.

DEVA Partisi’nden çözüme destek

Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA Partisi) Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, Batman’da düzenlenen basın toplantısında gündeme dair açıklamalarda bulundu.

Partisinin barış sürecine dair bakışını da değerlendiren Ekmen; “İlk andan itibaren Genel Başkanımız Ali Babacan ve partimizin önde gelen isimleri sürece tam destek verdi. Türkiye, geçmişte 13 kez örgütün silah bırakmasını görüşmeler yoluyla sağlamaya çalıştı. Biz de bu yöntemin doğru olduğuna inanıyoruz. Mecliste bu sürece destek var ve biz hem AK Parti’ye, hem MHP’ye, hem de DEM Partisi’ne önerilerimizi iletiyoruz. Her şeyi medyanın önünde konuşamıyoruz ama amacımız insanların endişelerini azaltıp desteği artırmaktır” dedi.

Ekmen, siyasi alanın genişlemesinin önemine dikkat çekerek; “Eğer süreç başarıyla tamamlanırsa, hem insanlar yaşamaya devam edecek hem de devlet, beğenmediği herkese ‘terörist’ deme imkanından vazgeçmek zorunda kalacak. Kayyım atamaları, gözaltılar ve siyasi baskılar azalacak. Daha geniş bir siyasi alan oluşacak ve farklı görüşler demokratik zeminde buluşabilecek” dedi.

DBP MYK üyesi: “Kürt halkı çağrıyı destekliyor, devlet adım atmalı”

Abdullah Öcalan’ın İmralı Heyeti ile 27 Şubat’ta yaptığı “Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı”nın üzerinden bir ayı aşkın süre geçti.

Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Merkez Yürütme Kurulu (MYK) üyesi Ayşe Çelikbilek, sürece dair değerlendirmelerde bulundu.

Abdullah Öcalan’ın çağrısını manifesto olarak nitelendiren Ayşe Çelikbilek, “Bu çağrı Kürdistan, Türkiye, Ortadoğu ve dünyada yaşanan sorunların çözümünü ortaya koydu. Çağrıdaki en önemli vurgulardan biri ortak yaşamdı. Kürt halkı üzerine düşen sorumluluğu yerine getirerek, çağrıyı destekleyerek, sorumluluğu üstlenen bir pozisyon aldı” dedi.

İktidarın ve devletin de somut adım atması gerektiğini vurgulayan Ayşe Çelikbilek, çağrıya rağmen İmralı’da tecridin hala sürmesine tepki gösterdi. Kürt halkının en büyük beklentisinin operasyonların durması ve  “umut hakkı”nın sağlanması olduğunun altını çizen Ayşe Çelikbilek, “Zindandaki hasta tutsaklar başta olmak üzere tüm tutukluların durumu netleştirilmelidir. Devletten doğru bir adım atılmadığını gördüğümüz için ‘2013 sürecinin benzerini yaşayacağız’ gibi bir kaygı var. Toplumda bu kaygı ön plana çıkıyor. Bunu gidermenin yolu karşılıklı adımlar atmaktır” diye belirtti.

Yazar

You May Also Like

Biz kimiz?

Enternasyonal Dayanışma, işçi sınıfının kolektif ve kitlesel mücadelesiyle dünyanın daha eşit, adil ve özgür bir yere dönüşeceğini savunan…