Barış günlüğü – 24 Nisan

DEM Parti’nin sunacağı dosyada neler var?

DEM Parti heyeti, geçen hafta gerçekleşmesi beklenen ancak ertelenen Adalet Bakanı Yılmaz Tunç ile görüşmesini bugün gerçekleştirecek.

Heyette, DEM Parti Meclis Grup Başkanvekilleri Gülistan Kılıç Koçyiğit, Sezai Temelli ile DEM Parti Eş Genel Başkan Yardımcısı Öztürk Türkdoğan yer alacak.

Adalet Bakanlığı’nda yapılması planlanan görüşmede DEM Parti heyeti, taleplerinin yer aldığı bir dosya sunacak.

Görüşmede öncelikli olarak mevcut yasal düzenlemelere dair değişiklik talepleri konuşulacak.

Heyetin talepleri arasında Abdullah Öcalan’a uygulanan tecridin sona erdirilmesinin yanı sıra çalışma ve yaşam koşullarının iyileştirilmesi ve “Umut Hakkı”nın uygulanmasının önünün açılması bulunuyor. Görüşmede ayrıca hasta tutsakların durumu, ceza süreleri tamamlandığı halde tahliye edilmeyen ve infazı yakılan tutsaklarla ilgili olarak İnfaz Kanunu’nda yapılması gereken değişiklikler dile getirilecek. Mahkeme kararlarının fiilen uygulanmadığı İdari Gözlem Kurulu (İGK) gibi yapılar üzerinden tutsaklara ek yaptırımlar getirildiği ve bu tür uygulamaların sonlandırılması istenecek.

Ayrıca Terörle Mücadele Kanunu (TMK), kayyım uygulamaları ve Olağanüstü Hal (OHAL) döneminde yürürlüğe giren bazı tedbirlerin de masaya yatırılması bekleniyor. 

AYM kararı: Kürtçe sözlük suç değil

Kürtçe sözlük bulundurduğu gerekçesiyle hücre cezası verilen hükümlü Cengaver Aykul’un başvurusunu değerlendiren AYM, ifade özgürlüğünün ihlali yönünde karar verdi.

Elazığ 2 No’lu Cezaevi’nde tutulan Cengaver Aykul’un koğuşunda 2019 yılında yapılan aramada Kürtçe-Türkçe sözlüğe el konuldu. Cezaevi idaresi, sözlüğü “yasak eşya” olarak değerlendirerek Aykul’a 11 gün hücre cezası verdi.

Aykul, Elazığ İnfaz Hakimliği’ne başvurarak karara itiraz etti. Hakimlik, disiplin kurulunun kararını onadı. Ancak daha sonra Patnos Ağır Ceza Mahkemesi, cezanın ağır ve orantısız olduğunu belirterek, cezayı “yasak eşya bulundurmak” olarak yeniden nitelendirdi ve 1 gün hücre cezasına çevirdi. Aykul, 3 Nisan 2019 tarihinde Anayasa Mahkemesi’ne, bireysel başvuruda bulundu.

Başvuruyu 21 Ocak 2025 tarihinde değerlendiren AYM, söz konusu sözlüğün içeriği ne olursa olsun başvurucunun ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine hükmetti. Mahkeme, cezaevinde yasaklı olmayan bir sözlüğün yalnızca Kürtçe olması nedeniyle cezaya dayanak yapılmasının, Anayasa’nın 26’ncı maddesinde güvence altına alınan ifade özgürlüğünü ihlal ettiğine karar verdi.

Mahkeme, ifade özgürlüğüne yönelik ihlal nedeniyle Aykul’a 20 bin lira manevi tazminat ödenmesine karar verdi.

İzmir’de barış forumu

İzmir Barış Forumu tarafından, Kültürpark’ta “Barış” konulu forum düzenlendi. Foruma İzmir Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı Tunç Soyer ve İnsan Hakları Derneği (İHD) Onursal Başkanı Akın Birdal’ın yanı sıra çok sayıda kişi katıldı. İzmir Kültürpark’ta düzenlenen kitap fuarının düzenleyicisi İzmir Fuarcılık Hizmetleri Kültür ve Sanat İşleri Anonim Şirketi’nin (İZFAŞ) Tunç Soyer’in söyleyişe konuşmacı olarak katılmasına izin vermemesi üzerine söyleyişi iptal edilerek forum düzenlendi. Forumda konuşan kişiler Tunç Soyer’in söyleyişe konuşmacı olarak katılmasının engellenmesine tepki gösterdi.

Forumda konuşan Akın Birdal “50 yıldır kesintisiz bir savaş ve çatışma var. Tarihsel bir fırsat yakalanmış durumda. Halen bir adım atılmadı ve ileriki tarihlerde bir gelişmenin olacağına dair açıklama var. Barış herkesin ihtiyacı. Barış, demokratikleşmeyle ve adalet kanalları ile beslenir. Bizler barış yürüyüşümüzü sürdüreceğiz. Hepimizin hayali herkesin dili, inancı, kültürü ve tercihi ile yaşamasıdır” dedi.

Alevi derneklerinden barışa destek

Abdullah Öcalan’ın çağrısını desteklediklerini belirten ADEF Başkanı Zeynel Abidin Koç ve PSAKD Başkan Yardımcısı İbrahim Karakaya, eşit yurttaşlık taleplerini yineledi.

Abdullah Öcalan’ın “Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı”na Alevi örgütlerinden de destek geldi.

Konuyu değerlendiren Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Başkan Yardımcısı İbrahim Karakaya “her birimiz el birliğiyle sorunlarımızı çözmek zorundayız ki biz ve çocuklarımız, torunlarımız daha rahat, daha huzurlu bir dünyada yaşamış olsun. Biraz empati yaparak, kendimize hak gördüğümüz şeyleri bir başkasına da görmüş olmamız gerekir ki bu sorun çözülsün. Dolayısıyla hiç kimse hakkın katında ayrıcalıklı değildir” dedi.

Alevi Dernekleri Federasyonu (ADEF) Başkanı Zeynel Abidin Koç ise, “Tekrar kendi kültürümüzü kazanmamız için bu barışa çok ihtiyacımız var. Çünkü barış Türkiye’ye bayram getirecektir. Hem ekonomik açıdan hem de kültürel açıdan çok ciddi kazanç sağlayacaktır. Bu çok önemli. Biz Aleviler, bize yapılan her şeye rağmen, barış adının geçtiği her yerde destek vermeye dün de hazırdık, bugün de hazırız, yarın da hazır olacağız” dedi.

Nusaybin-Kamışlo sınır kapısının açılması talebi

Mardin, Diyarbakır, Batman ve Şırnak oda ve borsa başkanları Mardin’in Nusaybin ilçesinde bulunan Nusaybin Gümrük Kapısının açılmasını talep etti.

Nusaybin ilçesinde Mardin-Şırnak kara yolu üzerinde bulunan Nusaybin Gümrük Kapısı önünde 4 ilden 11 Ticaret ve Sanayi Odası ile Ticaret Borsası başkanları bir araya geldi.

Başkanlar, Nusaybin’i Rojava Özerk Yönetimi’nin Kamışlo kentine bağlayan kapının açılması talebinde bulundu.

Sınır kapısı önünde bir araya gelen heyet adına açıklamayı Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO) Başkanı Mehmet Kaya yaptı.

Yeni bir sürecin başladığına dikkat çeken Kaya, “Bizler oda ve borsalar olarak bu süreci desteklediğimizi, gerek birlikte, gerekse bireysel olarak yaptığımız açıklamalarda defalarca ifade ettik. Ancak bu sürecin başarıya ulaşabilmesi için iki temel unsur büyük önem taşımaktadır: Karşılıklı güven artırıcı adımların atılması ve toplumsal desteğin sağlanması. Toplumsal destek olmadan yalnızca çatışmaların sona ermesi yetmez; aynı zamanda bölge halkının bugüne kadar yaşadığı mağduriyetlerin giderilmesi yönünde somut adımlar atılması gerekir. Bu durumda süreç çok daha hızlı ve olumlu bir şekilde ilerleyecektir” ifadelerini kullandı.

Ortak açıklamayı okuyan Nusaybin Ticaret Borsası Başkanı Necdet Aktaş, Nusaybin Sınır Kapısının 2012 yılından beri Suriye’deki iç savaş nedeniyle kapalı olduğunu belirtti.

Aktaş, şunları kaydetti:

Nusaybin Sınır Kapısı ülkemiz için stratejik bir öneme sahiptir, çünkü Irak’a geçişlerde de önemli bir alternatif yol olacaktır ve Habur Gümrük Kapısının üzerindeki yükü de önemli derecede hafifletecektir. Bu da hem nakliyeciler hem de ihracatçılar açısından büyük bir avantaj sağlayacaktır.

Çünkü Nusaybin Gümrük Kapısından Suriye’ye girdikten sonra, Suriye-Irak arasındaki El Rabia Kapısına sadece 76 kilometrelik bir mesafe bulunuyor.

Bu durum özellikle zaman ve maliyet açısından büyük bir kolaylık sağlayacaktır. Nusaybin Sınır Kapısının bir an önce açılıp faaliyete girmesi büyük önem arz etmektedir.”

Yazar

You May Also Like

Biz kimiz?

Enternasyonal Dayanışma, işçi sınıfının kolektif ve kitlesel mücadelesiyle dünyanın daha eşit, adil ve özgür bir yere dönüşeceğini savunan…