İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG), 2013 yılı ile 2025 yılının ilk 4 ayına ait “Genç İşçiler İş Cinayetleri” raporunu açıkladı.
Söz konusu tarih aralığında en az 2 bin 728 genç, iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi. Ölenlerden 222’si 18 yaşında, bin 214’ü 19-22 yaş aralığında, bin 292 kişi ise 23-25 yaş aralığında.
Genç İşçi iş cinayetlerinin cinsiyetlere göre dağılımı şöyle: 235 genç kadın ve 2493 genç erkek işçi hayatını kaybetti.
Yaşamını yitiren gençlerin 284’ü mülteci ya da göçmen genç işçi. Bu işçilerin geldikleri ülkeler:
144 Suriyeli, 85 Afganistanlı, 11 Türkmenistanlı, 7 Özbekistanlı, 7 İranlı, 5 Iraklı, 3 Azerbaycanlı, 3 Ukraynalı, 2 Gürcistanlı, 2 Kırgızistanlı, 2 Pakistanlı, 2 Rusyalı, 1 Cezayirli, 1 Filistinli, 1 Kolombiyalı, 1 Macaristanlı, 1 Moldovyalı, 1 Nepalli, 1 Nijeryalı, 1 Sudanlı, 1 Venezuelalı, 1 Zimbabveli…
Raporun “işkollarına göre ölümler” bölümüne göre, ölen genç işçilerin yüzde 26’sı inşaat iş kolunda çalışıyordu, en az ölüm oranı ise yüzde 6 ile metal işkolunda oldu.
Raporun “ölüm sebeplerine göre” bölümünde, gençlerin yüzde 24’ünün trafik kazalarında, yüzde 16’sının yüksekten düşme, yüzde 15’inin de ezilme/göçük gibi sebeplerden dolayı yaşamlarını yitirdiği kaydedildi.
Raporda, ölümlerin en çok İstanbul, Antalya, Konya, İzmir, Ankara kentlerinde yaşandığı ifade edildi.
Raporun sonuç bölümünde şu görüşlere yer verildi:
2025 yılının “Aile Yılı” ilan edilmesinin muhatapları kadınlar ve çocuk işçiler olduğu kadar diğer bir muhatabı da genç işçilerdir. Ancak gençlere vaat edilenler gerçeği yansıtmamaktadır. Zira Türkiye sanayisinin dünya pazarlarında, özellikle AB pazarında, var olmasının yegâne yolu ucuz işgücü ihracıdır ve gençlere dayatılan gerçeklik de budur. Tam da bu noktada üç temel talebimiz var:
1- İstihdam politikaları yeniden yapılandırılmalı, gençlerin insanca yaşayabilecekleri ücret, iş güvenceleri ve sağlıklı-güvenli çalışabilecekleri ortamlar sağlanmalıdır.
2- Yükseköğrenim teşvik edilmeli, parasız olmalı, müfredat bilimin ışığında yapılandırılmalıdır. Gençlere dönük sosyal ve kültürel politikalar geliştirilmelidir.
3- Yaşam alanlarımız uyuşturucu, kumar ve çeteleşmeden temizlenmelidir. Gençlerin üzerindeki baskılar sona ermeli ve siyasal-sosyal mücadelelerini engelleyen tüm uygulamalara son verilmelidir.
Ancak bunları sistem içinde ifade etmek tek başına bir anlam ifade etmiyor. Örgütlenmek, mücadele etmek ve direnmek gerekiyor.
