Barış günlüğü – 22 Mayıs

KHK’lılar süreçten umutlu

OHAL döneminde çıkarılan KHK’ler ile ihraç edilen emekçiler, yeni süreçten umutlu olduklarını belirterek, görevlerine iade edilmeyi beklediklerini söyledi.

Türkiye’de 15 Temmuz 2016’daki gerçekleşen askeri kalkışmanın ardından ilan edilen Olağanüstü Hal (OHAL) döneminde çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) ile 125 bin 806 kamu personeli görevden ihraç edildi.

Sonrasında kurulan Olağanüstü Hal (OHAL) İşlemleri İnceleme Komisyonu kararıyla 17 bini aşkın kişi göreve iade edildi. Ancak binlerce emekçinin yaptığı başvuru ya sonuçlanmadı ya da reddedildi. OHAL döneminde Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) üyesi 4 bin 259 kişi ihraç edildi. Bu kişilerden birçoğu henüz göreve iade edilmiş değil.

KESK Eş Genel Başkanı Ahmet Karagöz, kamu emekçilerinin göreve iade edilmesi gerektiğini vurguladı. Kürt sorununun çözümüne dair başlayan yeni sürece dikkati çeken Ahmet Karagöz, PKK’nin kararının Türkiye’de demokratikleşmenin önünü açacağını, halkların eşit ve özgür bir biçimde bir arada yaşamasının koşullarını güçlendireceğini ifade etti. 

Silah tüccarları kaybedecek

40 yıldan fazladır süren çatışmalı süreçlerde ülke kaynaklarının önemli bir kısmının savaş sanayisine ayrılması halkı daha da yoksullaştırdı.

Türkiye’nin savunma harcaması 2000 yılında 17 milyar dolar iken, 2005’de 13 milyar dolar, 2015’de 15 milyar dolar oldu. 2013-2015 yılları arasında devam eden “çözüm süreci”nin sonlandırılması üzerine savaşa ayrılan bütçe de arttı. İsveç merkezli Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü’nün (SIPRI) raporuna göre, Türkiye’nin askeri harcamaları 2015 ile 2024 arasındaki dönemde yüzde 110’luk artış gösterdi.

SIPRI’nin raporuna göre, 2024 yılında toplamda 25 milyar dolar silahlanmaya harcandı.

Emekli savaş pilotu Bahadır Altan, son 42 yıllık sürecin ülke ekonomisini çöküntüye uğrattığına işaret etti. Bahadır Altan, “2015 yılında Erdoğan’ın masaya dağıtmasının maliyeti milyarlarca doları buldu. Bunu enflasyonla, ekonominin ve üretimin çökmesiyle hissediyoruz. Savaşın ekonomik çöküntüdeki payının ne olduğunu insanların düşünmesi gerek. Bu sürecin de başarısızlıkla sonuçlanması çok daha büyük bir yıkımı getirecek. Bunu düşünerek, artık barıştan başka çözümün olmayacağını bütün toplumun anlaması lazım” dedi.

 “Hakikat ve adalet komisyonu” önerisi

 Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Şırnak Milletvekili Newroz Uysal Aslan, 1995 yılından bu yana her yıl 17-31 Mayıs tarihleri arasında anılan “Kayıplar Haftası” dolayısıyla Meclis Başkanlığı’na bir önerge sundu.

Newroz Uysal Aslan, özellikle 1980’li yıllardan bu yana Şırnak ve ilçelerinde yoğun şekilde yaşanan zorla kaybetme ve faili meçhul cinayetlerin tüm yönleriyle araştırılması ve devletin bu vakalardaki hukuki-siyasi sorumluluğunun açığa çıkarılması amacıyla Hakikat ve Adalet Araştırma Komisyonu kurulmasını istedi.

Önergede, Galatasaray Meydanı’nda 1050 haftadır adalet arayan Cumartesi Anneleri ve kayıp yakınlarının mücadelesine dikkat çekildi, Meclis’in bu sese kayıtsız kalmaması gerektiği belirtildi. Uysal Aslan, kurulacak komisyonun hem mağdur yakınlarının hakikat ve adalet arayışına yanıt vereceğini hem de toplumsal barışın ve hukukun tesisi açısından yaşamsal bir rol oynayacağını ifade etti.

Yazar

You May Also Like

Biz kimiz?

Enternasyonal Dayanışma, işçi sınıfının kolektif ve kitlesel mücadelesiyle dünyanın daha eşit, adil ve özgür bir yere dönüşeceğini savunan…