ODTÜ’de LGBTİ+ Onur Yürüyüşü

13. Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Onur Yürüyüşü, dün özel güvenlik ve polislerin müdahalesi olmadan üniversite yerleşkesinde gerçekleştirildi.

Yürüyüş öncesi kampüsün A1 ve A4 kapılarında hem çevik kuvvet hem de TOMA yoğunluğu dikkat çekti.

Fizik Bölümü binası önünde buluşan öğrenciler, burada özel güvenlik birimlerinin (ÖGB) müdahalesi ile karşılaştı; ancak öğrenciler engeli aştı. Bekleyiş esnasında “Aç, aç, barikatı aç” sloganı atıldı.

Kampüsteki farklı binalardan hem gökkuşağı hem de trans bayrağı sallandıran ODTÜ’lüler, yürüyüşte sık sık “Aşk, aşk, hürriyet; uzak olsun nefret” , “Jin, jiyan, azadî” ve “Bê trans jiyan nabe” sloganları attı.

İstanbul Milletvekili Özgül Saki de öğrencilere destek vermek üzere kampüsteydi.

Tüm müdahale ve yasaklara rağmen yürüyüşlerini gerçekleştiren öğrenciler, Merkez Mühendislik binası önünde okudukları basın açıklamasıyla yürüyüşlerini sonlandırdı.

ODTÜ Onur Yürüyüşlerinde atanmış rektör Verşan Kök’ün davetiyle gelen polis şiddeti, 2019’dan beri sürüyordu. 

Eylemde okunan basın açıklaması şöyleydi:

“Biz bugün burada yaşamın her köşesinde LGBTİ+fobiye, Aile Yılı’na, devlet ve erkek şiddetine, mülteci düşmanlığına, hayatlarımızın her köşesine sirayet eden erkek egemen iktidarlara, hukuksuzluğa ve kayyumlara direnen lubunyalar olarak 13. ODTÜ Onur Yürüyüşümüzü gerçekleştiriyoruz.

AKP-MHP iktidarının nüfus politikası adı altında örgütlenmiş bir nefret politikası olan “Aile Yılı”, tam da 20 Kasım Nefret Suçu Mağduru Transları Anma Günü’nde açıklanan trans uyum süreci ve hormona erişim yasağı, devamında HÜDA-PAR denen gerici yapı tarafından önerilen yasa teklifi alenen bir LGBTİ+ kırımı çağrısıdır.

Devlet eliyle hayatlarımız “sapkın”, “hayasız”, “ahlak dışı” ilan edilirken biz bugün kampüsümüzde ve tüm Onur Yürüyüşlerinde; yaşamda, seçilmiş ailelerimizde, dönmekte, dayanışmamızda ve direnişimizde ısrarcıyız. Alışın, barışın, hiçbir yere gitmiyoruz. Fermanınızla var olmadık, yasanızla yok olmayacağız! Diren Ayol diyoruz.

İktidarının eliyle örülen nefret politikaları sonucunda kaybettiğimiz lubunyalar ve tüm mücadele dostlarımız anımızda yaşıyorlar! Ecem Seçkin, burada. Hande Kader, burada. Eylül Cansın, burada. Okyanus Efe Özyavuz, burada. Ahmet Yıldız, burada. Didem Akay, burada. Zirve Soylu, Hande Buse Şeker, burada. Esra Ateş, burada. Berrak Yılmaz, burada. Sayamadığımız, hayatlarımızdan bir bir eksiltilen, intihara sürüklenen tüm nefret suçu mağduru trans ve lubunyalar burada.

Bizler, lezbiyenler, geyler, biseksüeller, translar, interseksler ve artıları olarak direnmeyi bir günde öğrenmedik. Bizlere sistematik olarak şiddet uygulayan devlete sesleniyoruz: Bornova Sokak, Bayram Sokak, Esat, Eryaman’da evlerinden edilen trans kadınlar için, hormona erişim ve eşit yaşam hakkımız için her gün, her yerde direniyoruz. Yaşamımızda faşist iktidarın belediye gaspını, hukuksuzluğunu, işkencesini, kutsal aileyi ve dayatılan muhafazakarlığı kabul etmiyoruz.

Kampüsümüzde homofobiye, transfobiye, erkek şiddetine, tacize karşı örgütlü mücadelemizden vazgeçmiyor, büyütüyoruz. Atanmış aşkı, seçilmemiş aileyi, başımıza üşüşen tüm kayyumları, üniversiteleri sarmış bu ablukaya karşı DİRENİYORUZ AYOL!

Direnişimiz kampüslerle sınırlandırılamaz. Bir kişi daha eksilmeyi reddediyor, isyanımızı her geçen gün büyütüyoruz. Görüşürüz aşkım, dağılıyoruz!”

Yazar

You May Also Like

Biz kimiz?

Enternasyonal Dayanışma, işçi sınıfının kolektif ve kitlesel mücadelesiyle dünyanın daha eşit, adil ve özgür bir yere dönüşeceğini savunan…