CHP’nin saldırıları ve manipülasyonları sonrası İzmir’de grev sona erdi

İzmir Büyükşehir Belediyesine bağlı İZELMAN, İZENERJİ ve Egeşehir’de çalışan 23 bin işçiyi ilgilendiren sözleşme, baskı ve kuşatmayla imzalandı. İlk 6 ay için yüzde 30 zam, ikinci 6 ay için yüzde 17 enflasyon farkı üzerine yüzde 2 refah payına imza atıldı. 7 gün süren grev boyunca işçiler hedef gösterildi, aldıkları ve istedikleri ücretler üzerinden manipülasyonlar yapıldı.

İZELMAN, İZENERJİ ve Egeşehir’de örgütlü Genel-İş İzmir 1,2,3 ve 9 No’lu Şubeler tarafından kabul edilen teklif şu şekilde:

Sözleşme görüşmelerinin başladığı ocak ayı itibarıyla geriye dönük ücretlere yüzde 30 zam. Temmuz ayından itibaren ise yüzde 17 enflasyon farkının üzerine yüzde 2 refah payı eklenecek.

Bu halde en düşük skalada günlük brüt 1160 lira olan işçi ücretleri 1460 liraya çıkmış olacak. Temmuz ayından itibaren ise yüzde 17 artı yüzde 2 enflasyon farkı yani yüzde 19’luk zam ile en düşük günlük brüt ücret 1750 lira olacak.

İşçiler ocak ayından itibaren günlük brüt ücretlerinin 1720 lira (Aynı işi yaptıkları İZDOĞA işçilerinin günlük brüt ücreti) seviyesine çıkarılmasını istiyordu. İşçilerin bu talebi karşılık bulmadı. Temmuz ayından itibaren 1750 lira seviyesine çıksa da günlük brüt ücretler, eylül ayında enflasyon farkı zammı alacak olan İZDOĞA işçilerinin ücretleri yine İZELMAN, İZENERJİ ve Egeşehir işçilerinin ücretlerini geçecek.

Öte yandan işçilerin ocak ayından itibaren 6 aylık geriye dönük alacakları eylül ayından itibaren 4 taksitle ödenecek. Bu da işçilerin ücretlerinin enflasyona ezdirilmesi anlamına geliyor.

İzmir’de bir haftada süren grev boyunca işçiler adeta bir kuşatmaya alındı. Belediye Başkanı Cemil Tugay sokaklara inip çöp topladı, grev kırıcılığı yaptı. İşçileri halk nezdinde düşmanlaştırmaya, ‘şımarık işçiler’ imajı çizmeye çalıştı. Tüm bunlara karşı alanda işçilerin tek söylediği, “Aynı işi yaptığımız diğer şirketlerdeki arkadaşlarla aynı ücreti almak istiyoruz, eşit işe eşit ücret istiyoruz” oldu.

Grevin ilk gününden beri işçiler kararlılıkla alanları doldurdu. İzmir’in uzun zamandır görmediği bir işçi birlikteliğinin sağlandığı eylemlerde yollar kapatıldı, talepler hem işveren hem de İzmir kamuoyuna duyurulmaya çalışıldı. Mesele, işçilerin ücret konusundan çıkarılıp CHP’nin iç tartışmalarına, işçilerin

Haklarımız tırpanlandı

İşçiler arasında imzalanan sözleşmeye tepki gösteren bir çoğunluk da var. İşçilerin bir kısmı sözleşmenin kazanımla bitmediğini 7 günlük grevle kaybettikleri 7 günlük yevmiyenin yanında yalnızca yüzde 0.84 zam aldıklarını bunun da bir şeye karşılık gelmediğini savunurken başka bir kısmı ise sözleşmenin bitmiş olmasına sevindiklerini anlattı. Bir işçi, “Bu TİS ile elimizdekileri kaybetmiş oluyoruz. Haklarımızın çoğu tırpanlanmış oldu” derken bir başkası, “Eşitlik olmadı. Biz o zaman 5 buçuk aydır neyi bekliyoruz. Keşke ilk başladığı Ocak ayındaki teklifi kabul etseydik o zaman enflasyon kaybımız olmazdı, vergi dilimine bu kadar çabuk girmezdik” diyor.

Daha iyi koşullar için mücadelemiz sürecek

Bir başka işçi ise her şeye rağmen yan yana gelen işçilerin gücünü, etkisini gösterdiklerini dile getirirken, “Yarın bize karşı saldırılar artacak, bugün buradaki birlikteliğimizi büyütmeliyiz. Yarınlarımız için bu birliktelik büyümek zorunda. Bugün bir yere kadar geldik ancak yetmedi. Bu her şeyin bittiği anlamına gelmiyor. Bölünmedik, parçalanmadık bize karşı yapılan oyunları bütün ülke gördü. Daha iyi çalışma koşulları ve insanca yaşam için mücadelemizi sürdüreceğiz. Bundan sonra nasıl bir yol izleyeceğimize hep beraber karar vermemiz gerekiyor” dedi.

Kadın işçiler ise aslında hem alanda hem de evde birçok sorunla uğraştıklarını söylüyor. Aldıkları ücretlerin yeterli olmadığını söyleyen kadın işçilerden biri “Benim özel eğitim alması gereken bir çocuğum var. Onun sadece aylık masrafı 52 bin lira yapıyor. Eşimle birlikte çalışıyoruz yine de yetmiyor” derken, bekâr olduğunu söyleyen başka bir kadın da “Tek yaşamama rağmen haftalık 1000 lira pazara gidiyor. Fazla aldığımız söyleniyor ama yetmiyor ki” diyor.

Kadın işçi: Sokakta çalışırken başımıza bir şey mi gelsin istiyorlar?

Kamuoyunda hedef gösterilmeleri de kadın işçileri tedirgin etmiş. “İki gün sonra sokakta çalıştığımızda başımıza bir şey gelir mi bilmiyoruz. Bizi bu noktaya getirmemeleri lazımdı. Bizler de bu şehirde yaşayan insanlarız. Bizim ücretlerimiz de düşük olsun istiyorlar ama biz diyoruz ki gelin birlikte mücadele edelim, siz de o düşük ücretle çalışmayın” diyerek, kazanım olacaksa bir mücadele ile olacağını anlatıyor.

Grev boyunca hem sokakta olmanın hem de ev işiyle ilgilenmenin de zor olduğunu dile getiren kadınlar, direnişin kendilerine çok şey kattığını anlatıyor: “Ben Buca’nın köyünde büyüdüm, evlendim öyle Buca’ya taşındım. Evden işe işten eve gidiyorum, buralara çok gelmemiştim. Basmane-Konak sokaklarını hiç bilmiyordum grevle birlikte buraları da öğrenmiş oldum”

Yazar

You May Also Like

Biz kimiz?

Enternasyonal Dayanışma, işçi sınıfının kolektif ve kitlesel mücadelesiyle dünyanın daha eşit, adil ve özgür bir yere dönüşeceğini savunan…