Eğitim Sen Bursa Şubesi, İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde basın açıklaması yaparak, öğretmen atamalarında uygulanan mülakat sistemine tepki gösterdi. “Liyakat esas alınsın” diyen sendika üyeleri, mülakatın derhal kaldırılmasını talep etti.
Basın açıklamasını Eğitim Sen Bursa Şube Başkanı Derviş Erdem okudu. Mülakat uygulamasının uzun süredir öğretmen atamalarında haksızlığa neden olduğunu vurgulayan Erdem, “MEB, yıllardır uyguladığı mülakat sistemiyle binlerce aday öğretmeni mağdur etti. Yazılı sınavlardan yüksek puan alan adaylar, denetimsiz ve keyfi mülakatlarda elenerek hak ettikleri görevlere ulaşamıyor” dedi.
Açıklamada, geçtiğimiz günlerde açıklanan yönetici atama sonuçlarının da öğretmenler arasında ciddi bir güvensizlik yarattığı ifade edildi.
Mülakatın, liyakat ilkesine aykırı biçimde siyasi kadrolaşmanın aracı haline geldiğini belirten Erdem, “Kamu yönetiminde adalet ve eşitlik ilkeleri sistematik biçimde ihlal ediliyor. Mülakat sonuçlarına dair şeffaflık sağlanmadığı gibi, yazılı ve sözlü puanlar arasında ciddi uçurumlar yaratılıyor” dedi.
Erdem konuşmasında, Kestel Temsilcisi Deniz Tuncay’ın yaşadığı mağduriyeti örnek gösterdi. Yazılı sınavdan 80 puan almasına ve mülakatta soruların tamamını doğru yanıtlamasına rağmen, Tuncay’a komisyon tarafından sadece 55 puan verildiği için tercih yapma hakkını kaybetti.
“Deniz Tuncay’ın sıralamada ilk 7 içinde olması gerekirken, tercih yapması bile engellenmiştir. Bu kararın ardında usulsüz bir talimat mı vardır? Yoksa bu tamamen keyfi bir uygulama mıdır? Her iki ihtimal de kabul edilemez” diyen Erdem, sürecin takipçisi olacaklarını belirtti.
Eğitim Sen’in adli ve idari tüm haklarını kullanacağını vurgulayan Erdem, “Bu haksız uygulamaya karşı maddi ve manevi tüm davaları açacağız. Hukuki süreci sonuna kadar sürdüreceğiz” dedi.
Basın açıklaması sırasında, katılımcılar sık sık “Liyakat yoksa hırsızlık var” ve “Hak, hpukuk, adalet” sloganları attı.
Açıklamanın ardından Eğitim-Sen Kestel Temsilcisi Deniz Tuncay, uğradığı mağduriyeti belgeleyen dilekçesini Bursa İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne teslim etti.
Basın açıklamasının tam metni şöyle:
Mülakat; kayırmacılıktır, liyakatsizliktir, siyasal kadrolaşmadır
MEB, yıllardır uyguladığı mülakatla; ilk atamada olsun, eğitim kurumlarına yönetici atamalarına ilişkin olsun, binlerce aday öğretmeni ve yönetici adaylarını mağdur etmeye devam etmektedir. Haftalardır bakanlık önünde eylem yapan, yazılı sınavdan çok yüksek puanlar almalarına rağmen mülakatlarda elenen aday öğretmenlerin çığlıklarını duymayan MEB’in geçen hafta açıkladığı, Eğitim Kurumlarına Yönetici Atamaları Mülakat Sonuçları, yıllardır dile getirdiğimiz gibi eğitim emekçileri nezdinde ciddi bir güvensizlik yaratmaya devam etmiştir. Böylece, mülakat sistemine dair kaygılarımızın haklılığı, bir kez daha ortaya çıkmıştır.
Mülakat sistemi, liyakat ilkesine aykırı bir biçimde siyasi kadrolaşmanın aracı haline gelmiştir. Yazılı sınavda başarılı olan pek çok eğitim emekçisi, keyfi ve denetimsiz mülakat uygulamaları sonucu elenmektedir. Bu yıl da aynı tabloyla karşı karşıyayız; bu durum, kamu yönetiminde adalet ve eşitlik ilkelerinin sistematik biçimde ihlal edildiğinin kanıtıdır. Ayrıca kamuoyuna çarşaf liste açıklanmaması, sonuçlara sadece e-Devlet üzerinden erişilebilmesi, adayların yazılı ve sözlü sınav puanlarını karşılaştırmasını engellemekte, diğer adaylara yazılı puanlarının çok üzerinde sözlü puanlar verilip verilmediği anlaşılamamaktadır. Bu durum hem belirsizlik yaratmakta hem de değerlendirme sürecine olan güveni zedelemektedir. Böylece, değerlendirme süreci, şeffaflıktan uzak ve denetlenemez, olduğu sonucu ortaya çıkmaktadır.
MEB, mülakatı yanlış anlamış olacak ki bir açıklama yapma ihtiyacı doğmuştur.
Adaylar, zaten bilgilerinin ölçüleceği yazılı sınava girmiş, orada önceden belirlenmiş konu başlıklarından bilgileri ölçülmüş ve karşılığında puanlar almışlardır. Mülakatta ise adayların kendini ifade etmesi, sevk ve idare bakımından yeterliliği değerlendirilmelidir. Kaldı ki bakanlığın; adaylara yazılı sınavda aldıkları puana paralel mülakat puanlarının verilmesine dair açıklamaları vardır.
İlk defa idareci olacak adayların puan hesaplanırken; Yazılı sınavın % 50’si, adayın eğitim alanında çalışma hayatı boyunca topladığı belgelerden aldığı puanların % 30’u, son olarak mülakattan aldığı puanın % 20’si toplanarak atamaya esas puan ortaya çıkıyor. Ancak bütün bunlar oluşturulurken öyle bir kriter var ki işte orada torpil, kayırma ve siyasi kadrolaşma devreye giriyor. Nedir bu, mülakat aşamasında 60 puanın altında alan aday, atanmak için başvuru yapamıyor, yani eleniyor. Sınavdan 100 tam puan bile alsanız, mülakat komisyonu size 59 puan verirse, tercih yapma hakkınız bile olmuyor.
Kestel Baş temsilcimiz Deniz TUNCAY, haftalarca sınava çalışmış, sınavdan 80 puan almış, diğer evraklarını tamamlamış ve mülakatta sorulan tüm sorulara doğru cevap vermiştir. Tüm sorulara doğru cevap vermiş olmasına rağmen en az yazılı sınavdan aldığı puan olan 80 alacağını düşünürken arkadaşımıza 55 puan veren komisyon, Bursa’daki sıralamada ilk 7’de olması gereken arkadaşımızın tercih yapmasını engellemiştir.
Buradan ilgili komisyona soruyoruz; arkadaşımız tüm soruları doğru cevaplamasına rağmen, herhangi bir yerden size, Deniz TUNCAY’a düşük puan vererek tercih yapmasını engellemeniz yönünde usulsüz bir talimat verilmiş midir? Eğer böyle bir talimat verildiyse, neden buna itiraz etmediniz? Yok eğer böyle bir talimat yoksa tüm soruları doğru cevaplayan, yazılı sınavdan da 80 puan alarak bilgisini kanıtlayan arkadaşımıza hangi gerekçeyle 55 puan verdiniz?
Bilinmesini isteriz ki Eğitim Sen olarak adli ve idari tüm haklarımızı kullanacağız. Haksızlık yapanlar ile ilgili maddi manevi davaları açıp takipçisi olacağız.
Eğitim Sen Olarak;
Keyfi ve denetimsiz uygulamaları ile liyakat ilkesine aykırı bir biçimde siyasi kadrolaşmanın aracı haline getirilen mülakat sisteminin derhal kaldırılmasını,
İdareci atamalarının sadece yazılı sınav sonuçlarına göre yapılmasını,
Tüm sonuçların çarşaf liste şeklinde kamuoyuna açıklanmasını,
Yargı kararıyla görevine dönen eğitim emekçilerinin uğradığı hak kayıplarının telafi edilip, ayrımcı uygulamalara son verilmesini talep ediyoruz.
Bizler, eğitimde adalet ve liyakat mücadelesinden asla vazgeçmeyecek, “Mülakat yoluyla sürdürülen kayırmacılığın karşısında kararlılıkla durmaya devam edeceğiz.”
Derviş Erdem, Eğitim-Sen Bursa Şube Başkanı
