İşçi düşmanı CHP’den İzmir’de kıyım

İzmir Büyükşehir Belediyesi (İzBB) toplu işten çıkarmalara başladı. İZDOĞA, İZULAŞ ve İZBETON şirketlerinden bin işçinin işten çıkartılması kararlaştırıldı.

Belediye, işçilerin örgütlü olduğu Belediye-İş Sendikasına gönderdiği yazıda “zorunlu toplu çıkarma” yapılacağını kaydetti.

Buna göre İZDOĞA’dan 800, İZULAŞ ve İZBETON’dan 100’er işçi çıkarılacak. 10 Haziran’da başlayan işten çıkarma süreci 4 Temmuz’a kadar devam edecek.

Yazıda “Açıklanan ,’zorunlu toplu çıkarma’ işlem sürecine 10 Haziran 2025 tarihinden itibaren devam edilecek ve 4 Temmuz 2025 tarihine kadar tamamlanacaktır. Toplu işten çıkarma işlemine tâbi tutulacak işçiler, Kanun ve Sözleşme hükümleri uyarınca (i)kendi isteği ile ayrılacak olanlar, (ii)Sosyal Güvenlik Kurumundan emekliliğe hak kazanmış olanlar, (iii)Yaptıkları iş tasfiye edildiği halde eski işlerine uygun bir işte çalışmak istemeyenler, (iv)işe önce girenin sonra çıkarılması esası ile işten çıkarılacaklardır. Bu şekilde plânlanan işten çıkarılacaklar listesinin oluşmasına katkıda ve hazır bulunmak üzere Sendikanız işyeri temsilcisinin 10/12 Haziran günlerinde İnsan Kaynakları Birimi ile irtibat kurması, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 29’uncu maddesi uyarınca bilgilerinize sunulur” denildi.

Belediye-İş’ten İzBB Başkanı Tugay’a işten çıkarma tepkisi: TİS’te attığımız imzanın arkasındayız

İşten atmalara ilişkin Belediye Başkanının sendikayı suçlamasını eleştiren Belediye-İş, “Belediye-İş Sendikası, toplu sözleşmede attığı imzanın arkasındadır. Haksız hukuksuz şekilde işten atılmak istenen üyelerinin de her zaman yanındadır, yanında olmaya da devam edecektir” dedi.

Belediye-İş Sendikası’nın, İzBB’nin sevk ve idaresinde, bütçesini belirlemede, harcamada, işçi alımında, işçi çıkartmada hiçbir yetkisi olmadığı hatırlatılan açıklamada, “Buna rağmen işten çıkarılacak işçilerin tüm sorumluluğunun sendikamızda olması akla, mantığa, hukuka, bilime aykırıdır” denildi.

“Gıda enflasyonunun yüzde 100’ü aştığı, en düşük ev kirasının 25 bin TL olduğu, hayat pahalılığının alıp başını gittiği bir dönemde, Belediye-İş Sendikası’na bir sorumluluk yüklenecekse o da üyelerinin hak ve menfaatini koruyacak bir sözleşme imza atmış olmasıdır. Üstelik bu sözleşmeye imza, yerel seçim öncesi Cemil Tugay’ın bilgisi, işveren sendikasının onayıyla atılmıştır” ifadelerinin yer aldığı açıklamada, sendikanın üyelerinin hak ve menfaatlerini layıkıyla savunduğu ve ilkeli bir şekilde davrandığı için sosyal demokrat bir anlayış tarafından eleştirilmesinin şaşırtıcı olduğu dile getirildi.

Yazar

You May Also Like

Biz kimiz?

Enternasyonal Dayanışma, işçi sınıfının kolektif ve kitlesel mücadelesiyle dünyanın daha eşit, adil ve özgür bir yere dönüşeceğini savunan…