Kamuda çalışan 600 bin işçiyi ilgilendiren kamu çerçeve protokolünde (KÇP) hükümetin yüzde 16 zam teklifine karşı tepkiler sürüyor. Salı günü iş yerlerinden 500 metre önce servislerinden inerek yürüyüş ve basın açıklaması yapan Türk-İş’e bağlı sendikalara üye işçiler, dün de mesaiye geç başladı. Sabah iş yerlerine giden işçiler saat 12’ye kadar çalışmadı.
Kamu işçileri, yoksulluk sınırının üzerinde ücret ve verginin yüzde 15’te sabitlenmesini talep ederken Türk-İş Başkanı Ergün Atalay, 15 Temmuz’dan sonra grevlerin başlayacağını duyurdu.
600 bin kamu işçisini ilgilendiren süreç 2025’in ocak ayında başladı. Türk-İş ve Hak-İş, ortak hazırladıkları taslağı 27 Şubat’ta Türk Ağır Sanayii ve Hizmet Sektörü Kamu İşverenleri Sendikasına (TÜHİS) sundu. İşçileri aylarca bekleten hükümet ilk teklifini 13 Haziran’da verdi. Konfederasyonlar yaklaşık yüzde 90 zam talep ederken, hükümetin teklifi ilk 6 ay için yüzde 16, ikinci 6 ay için yüzde 8 oldu.
Hükümetin bu teklifine tepki gösteren işçiler, konfederasyonları eylem kararı almaya çağırırken Türk-İş işçilerin kararlılığı sonucu eylem programını açıkladı. Hak-İş ise sadece bu teklifin işçilerin beklentilerini karşılamadığını belirterek yeni teklif beklediklerini açıkladı.
Sağlık işçileri açıklama yaptı
Demir yolları, kara yolları, termik santraller, madenler, hastaneler, askeri fabrikalar, tersanelerde çalışan Türk-İş’e bağlı sendikalara üye on binlerce işçi, eylem programı kapsamında, salı günü iş yerlerinden 500 metre önce servislerinden inerek yürüyüş yaptı. İşçiler mesaiye geç başladı. Sabah saatlerinde iş yerlerine giden işçiler öğlene kadar çalışmadı.
Sağlık-İş üyesi işçiler, hastanelerde basın açıklaması düzenledi. “Sefalet zammını kabul etmiyoruz” diyen işçiler, insanca yaşanacak ücret istedi.
Hükümetin teklifinin ülkenin ekonomik gerçeklerinden uzak olduğunu vurgulayan işçiler, gıda fiyatlarını el yaktığını, kiraların ücretleri aştığını dile getirdi. İşçiler, “Açlık sınırında yaşamaya mahkûm edilmek istemiyoruz. Ailemizle bir sofraya otururken ay sonunu düşünmek istemiyoruz. Bu ülkenin yükünü sırtlamış emekçiler olarak insanca yaşam, insanca ücret istiyoruz. Hakkımızı alıncaya kadar susmayacağız, mücadele edeceğiz” dedi.
(Evrensel)
