Barış günlüğü – 4 Temmuz

DEM Parti’den ‘silah bırakma’ya dair açıklama: Irak Kürdistan Bölgesi’nde haftaya gerçekleşecek

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Sözcüsü Ayşegül Doğan, partisinin devam eden Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısına ilişkin genel merkezde basın toplantısı düzenledi. DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, sürece dair önümüzdeki günlerde önemli adımlar atılacağını ve Irak Kürdistan Bölgesi’nde kongre kararlarının uygulanacağını belirtti.

Türkiye’ye gelen uluslararası heyet: Sürecin üçüncü gözü olmaya hazırız

Farklı ülkelerden siyasetçi, hukukçu, aktivist ve insan hakları savunucusundan oluşan 39 kişilik uluslararası heyet, PKK lideri Abdullah Öcalan’ı ziyaret etmek ve yeni başlayan “Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin yerinde incelemek üzere 1 Temmuz’da Türkiye’ye geldi.

Heyette yer alan isimler sürece dair gözlemlerini ve önerilerini bianet’e anlattı. Eski Birleşmiş Milletler (BM) raportörü Prof. Miloon Kothari ve Demokrasi ve İnsan Hakları için Avrupa Avukatlar Birliği (ELDH) Temsilcisi Prof. Louis Lemkow üçüncü bir göz olarak sürecin uluslararası denetime açık olması gerektiğini vurgularken; Almanya Sol Parti Federal Milletvekili Ferat Koçak, barışın gerçekleşmesinin diğer ülkelerde yaşayan Türkiyeli vatandaşlar açısından önemini vurguladı. Bask Bildu’dan İspanya Senatörü Josu Estarrona Elizondo da süreç tartışmalarında sık sık atıf yapılan ETA sürecindeki deneyimlerini paylaştı.

“Hükümet çağrıya cevap vermeli”

Cenevre Üniversitesi profesörü ve Eski BM raportörü Prof. Miloon Kothari, silah bırakma çağrısının Türkiye için çok önemli bir an olduğunu belirterek “Öcalan’ın çağrısı, Türkiye’nin gerçekten demokratik bir topluma dönüşmesi için bir fırsat ama bunun gerçekleşmesi için Türkiye hükümetinin bir yanıt vermesi gerekiyor. Buna haklara yönelik şiddeti ve baskıyı durdurarak başlayabilir. Bu sağlanana kadar, demokratikleşme adına ilerleme kaydetmek zor” dedi.

“Süreç uluslararası zemine taşınmalı”

Ortadoğu’daki çatışmalı ortamı işaret eden Kothari, “Türkiye, burada aklıselimin sesi olabilir, barışın ve demokrasinin öncüsü olabilir. O yüzden uluslararası heyet olarak aslında bizim de beklentimiz, bu şansı iyi değerlendirmesi. Aynı zamanda tabii ki biz de bu sürece nasıl destek sunacağımızı kendi ülkelerimizde ve uluslararası zeminde bunu da konuşmak istiyoruz” sözleriyle tavsiye sundu.

“İyimser olmak istiyorum”

Kothari, tüm uluslararası katılımcılar olarak Türkiye’nin bu fırsatı iyi değerlendireceğini umduklarını belirterek dayanışma için burada olduklarına dikkat çekti:

“Ülkelerimizde ve ayrıca uluslararası bir grup olarak bu sürece nasıl katkıda bulunabileceğimizi bilmemiz önemli. Aslında süreci ilerletenlere ve atılacak adımlara güvenmek zorundayız diye düşünüyorum. Çünkü artık barışın zamanı geldi de geçti. Bekleyip görmemiz gerekiyor diye düşünüyorum ama ben iyimser olmak istiyorum bu noktada.”

“Barışın kendisi kadar takibi de önemli”

Demokrasi ve İnsan Hakları için Avrupa Avukatlar Birliği (ELDH) Temsilcisi Prof. Louis Lemkow da, heyet olarak sürecin üçüncü gözü olmaya hazır olduklarını aktararak uluslararası arabuluculuk önerisinde bulundu:

“Çatışan iki tarafın dâhil olduğu bir barış süreci söz konusu olduğunda, üçüncü tarafların dâhil olması gerekir. Çatışma çözümünde uzman uluslararası arabulucuların uzlaşan taraflara yardımcı olması ve süreci ilerletmesi gerekir. Bu anlamda bir miktar da olsun adım atıldığını görmek önemli. Barış süreçleri hiçbir zaman kolay olmadı. Her zaman iki çatışan tarafların arasında gerçekleşti. Ancak üçüncü bir gözün sürece dâhil olması önemli. Çünkü verilen sözlerin tutulması, barışın gerçekleşmesi kadar takibinin yapılması da önemli. İrlanda ve Bask gibi örnekler var. Uluslararası arabuluculuğun kendisinin ne kadar önemli olduğunu bu iki örnekte de görmüş olduk. Oradaki hiçbir süreçte kolay olmadı ama uluslararası arabuluculuk sistemi ve arabuluculuğun kendisi bu zorluğu aşmanın aracı olabildi.”

Yazar

You May Also Like

Biz kimiz?

Enternasyonal Dayanışma, işçi sınıfının kolektif ve kitlesel mücadelesiyle dünyanın daha eşit, adil ve özgür bir yere dönüşeceğini savunan…