İsrail’in Gazze’ye son saldırılarında 46 Filistinli hayatını kaybetti
İsrail ordusunun sabah saatlerinden bu yana Gazze Şeridi’ne yönelik saldırılarında 20’si yardım bekleyenlerden olmak üzere 46 Filistinli hayatını kaybetti.
Görgü tanıklarının verdiği bilgiye göre, İsrail ordusu yardım bekleyenleri, yerinden edilen sivillerin kaldığı çadırları, bir okulu ve sivillere ait yerleşim yerlerini hedef aldı.
İsrail ordusunun Han Yunus’un doğusundaki Tahliye Meydanı çevresinde yardım bekleyenlere yönelik saldırısında ilk belirlemelere göre 15 kişi öldü, 90 kişi yaralandı.
Gazze kentinin güneyindeki Sabra Mahallesi’nde “Deyri” ailesine ait bir evin bombalanması sonucu da 3 kişi yaşamını yitirdi.
Gazze’nin orta kesimindeki Bureyc Mülteci Kampı’nda “Çelebi” ailesine ait bir eve düzenlenen saldırıda ise 4 Filistinli hayatını kaybetti.
Saldırılar, özellikle Gazze’nin güneyinde yoğunlaştı. Han Yunus’un batısındaki Mevasi bölgesinde, Tayba kuleleri yakınlarında yerinden edilmiş sivillerin kaldığı bir çadıra düzenlenen hava saldırısında çoğu kadın ve çocuk, 8 kişi yaşamını yitirdi.
Han Yunus sahilinde iki çadıra düzenlenen saldırılarda 4 kişi öldü, çoğu kadın ve çocuk çok sayıda kişi yaralandı.
İngiliz Sahra Hastanesi yakınlarında yardım bekleyenlerin kaldığı bir başka çadırı hedef alan saldırıda ise 2’si çocuk, 3 kişi hayatını kaybetti.
İsrail ordusunun Refah kentinin kuzeybatısındaki yardım merkezleri yakınında bekleyenlere ateş açması sonucu 5 Filistinli yaşamını yitirdi.
Gazze kentinin doğusundaki Zeytun ve Tuffah mahallelerinde sivillerin toplandığı alanların hedef alındığı İsrail saldırısında 4 Filistinli hayatını kaybetti.
Gazzeliler açlıktan sokaklarda bayılıyor
UNRWA’nın sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, İsrail’in 2 Mart’tan itibaren insani yardımları engellediği Gazze’de “kıtlığın arttığı” belirtildi. UNRWA, “İnsanlar sokaklarda açlıktan bayılıyor” derken ABD-İsrail güdümlü “Gazze İnsani Yardım Vakfı”nın “yardım” dağıtım sisteminin Filistinli aileler için “aşağılayıcı, aç bırakıcı, korkutucu, yaralayıcı ve yorucu” olduğunun da altını çizdi.
Açıklamada “Hiç kimse, hiçbir yerde hayatını riske atmak ve ailesine gıda temin etmek arasında seçim yapmaya mecbur edilmemeli” denildi.
Ateşkes sırasında BM’nin Gazze Şeridi’nde “hayat kurtarıcı yardım hizmetlerini güvenle verdiği” hatırlatılan açıklama şöyle devam etti: “Bizim sistemimiz, uzmanlığımız ve irademiz var. İhtiyacımız olan şey geçiş. Ablukayı kaldırın. İşimizi yapmamıza izin verin.”
İsrail, 2 Mart’tan bu yana Gazze Şeridi’ne giriş sağlayan tüm kara sınır kapılarını kapalı tutuyor. Yardım taşıyan yüzlerce kamyonun geçişi engellenirken, yalnızca sınırlı sayıda aracın Kerem Ebu Salim Sınır Kapısı’ndan geçmesine izin veriliyor.
27 Mayıs’tan bu yana ise BM ve uluslararası yardım kuruluşlarının denetimi dışında, ABD’li paralı asker şirketiyle İsrail’in ortak oluşturduğu ve “Gazze İnsani Yardım Vakfı” adını kullanan sistemle Gazze’deki belli noktalarda “yardım” dağıtılıyor.
Bu noktalar İsrail’in Gazzelerin göç etmesini istediği noktalara kuruluyor ve her dağıtım sırasında İsrail askerleri Filistinlilere ateş açarak katliamlar gerçekleştiriliyor. Şu ana kadar yardım almak isterken ölenlerin sayısı 600’ü aşmış durumda. Verilen “yardım”ların da uluslararası standartların altında olduğu biliniyor. Hamas, bu sistemi “ölüm tuzakları” olarak nitelendiriyor. Gazze’nin günlük en az 500 yardım kamyonuna ihtiyacı bulunuyor.
Hamas: Gazze’de ateşkes önerisini Filistinli gruplarla görüşüyoruz
Gazze’de İsrail’in soykırımlarına karşı direnişe önderlik eden Hamas, ABD ve İsrail tarafından sunulan son ateşkes teklifi ile ilgili yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, İsrail’in Filistin halkına yönelik saldırılarının sona ermesi ve insanı yardımların serbestçe geçişinin sağlanması konusunda kararlı olunduğu belirtilerek, Gazze Şeridi’nde ateşkes için arabulucuların sunduğu teklifle ilgili Filistinli grupların yöneticileriyle istişarelerde bulunulduğu kaydedildi.
Açıklamada, “Hamas, bu görüşmelerin tamamlanmasının ardından arabuluculara nihai kararını açıklayacak ve resmi şekilde ilan edecektir” denildi.
Ateşkes teklifi 60 günlük ateşkes ve esir takası içeriyor ancak İsrail’in Gazze’den çekilmesine dair herhangi bir taahhüt bulunmuyor. İsrailli yetkililer sık sık Hamas’ın Gazze yönetiminden çekilmesi ve silahlı direnişe son vermesi taleplerini dile getirirken, yine Trump tarafından dile getirilen, Gazzelilerin komşu ülkelere göçe zorlanarak bölgede etnik temizlik yapılması planına da destek veriyorlar.
