İsrail ateşkes görüşmeleri için Katar’a heyet gönderdi
İsrail Başbakanı Netanyahu, Hamas’ın, ABD destekli ateşkes anlaşması taslağında değişiklik önerilerinin “kabul edilemez” olduğunu bildirdi.
Hamas da 4 Temmuz Cuma günü yaptığı açıklamada, müzakerelere “derhal ve ciddiyetle” katılmaya hazır olduğunu ve ateşkes önerisine yanıtlarını gönderdiğini söyledi.
Netanyahu’nun Ofisi’nden yapılan açıklamada, “Hamas’ın, Katar’ın önerisinde yapmak istediği değişiklikler dün gece bize iletildi ve bu, İsrail için kabul edilemez. Durum değerlendirmesi ışığında Başbakan Binyamin Netanyahu, yakınlaşma görüşmeleri davetinin kabul edilmesi ve rehinelerimizin iadesi için, İsrail’in kabul ettiği Katar önerisi temelinde, temasların sürdürülmesi talimatını verdi” denildi.
Netanyahu’nun, Gazze’de ateşkes ve rehinelerin serbest bırakılması görüşmeleri için bugün Katar’a bir heyet göndereceği belirtildi. Hamas ise Katar ve Mısır’dan arabulucular tarafından iletilen ABD destekli teklife verdiği yanıtları henüz kamuoyuna açıklamadı.
Batı medyasına konuşan ateşkes görüşmelerine ilişkin bilgi sahibi olan iki Filistinli kaynak, teklifin 60 günlük bir ateşkesi içerdiğini ve bu süre zarfında Hamas’ın İsrail tarafından tutuklanan Filistinliler karşılığında 10 canlı rehineyi serbest bırakacağını ve hayatını kaybedenlerden bazılarının cansız bedenlerini vereceğini söyledi. Hamas’ın ayrıca, İsrail’in çekilmesi için bazı koşullar, müzakereler sırasında çatışmaların yeniden başlamaması için garanti ve Birleşmiş Milletler (BM) öncülüğündeki yardım dağıtım sisteminin geri dönmesini de talep ettiğini dile getirdiler.
Soykırım gemisi durdurulmalı!
Türkiye’nin limanları, Gazze’deki soykırımı sürdüren ve bölge ülkelerine saldıran İsrail’e giden gemilerin adeta yol geçen hanına dönmüş durumda. Siyasi iktidar, bu gemilerin durdurulması çağrılarına kulak tıkıyor, “El konulsun” başvuruları sonuçsuz kalıyor. Henüz geçen ay İsrail’e çelik taşıyan ‘VELA’ adlı geminin bir süre demirleyip Aşdod’a gittiği Mersin Limanı’na bu kez de ‘ZIM Luanda’ gemisi geldi.
1 Temmuz’da Barselona üzerinden Hayfa’ya doğru yola çıkan İsrail’in ZIM firmasına ait gemi, İsrail Askeri Sanayisi (IMI) şirketine 40 blok askeri sınıf çelik taşıyor. Bu yük, mühimmat ve silah üretimi için kritik önemde. Zira IMI Systems, İsrail ordusuna tank mermisi, roket ve İHA üretiyor. IMI Systems’in sahibi Elbit Systems de İsrail ordusunun kara ekipmanlarının yüzde 80’inin üretiminden sorumlu. Malta bayraklı gemi dün saat 19.00 civarında limana ulaştı.
‘ZIM Luanda’daki yüke dair belgelerim İrlanda merkezli The Ditch haber sitesi tarafından yayımlanması üzerine yükselen tepkiler sonucu Bask merkezli çelik üreticisi Sidenor Aceros Especiales Sociedad Limitada şirketi İsrail’le tüm ticari ilişkilerini askıya aldığını açıkladı. BDS Filistin Ulusal Komitesinin de mücadelesi sonucu alınan bu karar, şirketin suç ortaklığını kabulü anlamına geliyor. Şirket hem şu an taşınan yükün üreticisi hem de daha önce birçok kez IMI şirketine çelik gönderdi. ‘VELA’ da bu şirketin çeliğini taşıyordu.
Filistin Eylem Komitesi tarafından yapılan açıklamada “Türkiye’nin, uluslararası mecralarda işgal devletine askeri ambargo uygulanması için hamasi çağrılarda bulunurken, soykırım silahına dönüşecek çeliğe kendi yetki alanlarında müdahale etmemesi kabul edilemez. Türkiye’yi, Aralık 2023’te Malezya hükümetinin yaptığı gibi, ZIM gemilerinin limanlarını kullanmasını engelleme kararı almaya çağırıyoruz” denildi.
4 Haziran’da Barselona’dan yola çıkıp 9 Haziran’da Mersin Limanı’na ulaşan ‘VELA’nın tüm eylemlere ve çağrılara rağmen durdurulmaması ve bir gün sonra İsrail’e gitmesi tepkilere neden olmuştu. Ancak ‘VELA’ da ilk değil. Gazze’ye saldırıların yoğunlaştığı 7 Ekim 2023’ten bu yana İsrail’e yük taşıyan çok sayıda gemi, siyasi iktidar tarafından Türkiye’nin limanlarında misafir edildi. 1 Kasım 2024’te ZIM Logistics şirketinin gemisi İstanbul’daki Ambarlı Limanı’nda görülmüş, bunun üzerine limanda eylem düzenlenmişti.
Ticaret Bakanı Ömer Bolat ise tepkiler üzerine 12 Haziran’da yaptığı açıklamada, “Gemiler bize uğradıktan sonra İsrail’e de gidebilir, engelleyemeyiz” iddiasını öne sürmüştü. Geminin durdurulmamasını savunan Bolat, “Başka ülkenin şirketlerine öyle bir noktada davranıldığı zaman ticaret yapamaz hale geliriz” demişti.
