Kartalkaya için ilk duruşma: “Küllerden adaletin ateşini yakacağız”

Bolu Kartalkaya’da bulunan Grand Kartal Otel’de 21 Ocak günü 36’sı çocuk 78 kişinin hayatını kaybettiği, 133 kişinin de yaralandığı yangına ilişkin dava başladı.

Dava kapsamında 78 kez “olası kastla öldürme”, “olası kastla kasten yaralama” suçlarından toplam 1998’er yıla kadar hapis cezası istenen 13 sanık ile “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma” suçundan 22 yıl 6’şar aya kadar hapis cezası talep edilen 19 sanık, dün Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıktı.

210 müşteki ve 32 sanığın yer aldığı dosya kapsamı göz önüne alınarak duruşmanın 7 gün süreceği öngörülürken duruşma için 14 günlük süre ayrıldı.

Davayı birçok sivil toplum örgütü, sendika ve siyasi partiler takip ediyor. CHP Genel Başkanı Özgür Özel de Bolu’ya gelerek duruşmayı izledi.

“Adaletin ateşini yakacağız”

Aileler duruşma öncesinde yaptıkları ortak açıklamada, “Kartalkaya’da sadece canlar değil, güven duygusu da yanıp kül oldu. Ama biz bu küllerden adaletin ateşini yakacağız” dedi.

Açıklamada şu ifadeler kullanıldı:

“Biz her şeyi takip ettik, ediyoruz”

“Ne yazık ki, yangın sırasında bile Grand Kartal Oteli’nin sahipleri, yöneticileri ve çalışanları hiçbir şey yapmadılar. Ne bir uyarı verdiler, ne bir alarm sistemini devreye soktular. Misafirler tek bir kelimeyle, tek bir işaretle bile uyarılmadılar. Onlar arabalarını kurtarmaya giderken, bizim canlarımız içeride dumandan boğuluyordu. Bizim sevdiklerimiz ölümden ölüm beğenirken, otel sahipleri çoktan karşı otele geçmiş, meyvelerini yiyorlardı. Biz her şeyi takip ettik, ediyoruz. Olaydan yalnızca bir ay önce hazırlanan ve otelde yangın önlemlerinin eksikliğini açıkça ortaya koyan, ancak otel sahiplerinin ‘Bu önlemler çok masraflı olur’ diyerek geri çektirdiği denetim raporunu biliyoruz.

“Yargılama süreci şeffaf yürütülsün”

Bu ihmale göz yuman yetkilileri, yangının söylenenden daha erken başladığını, yangın anında yalnızca ayrıcalıklı misafirler için yapılan kurtarma operasyonunu, tüm otel yöneticilerinin ve personelinin kurtulduğunu, bilirkişi raporunda da açıkça belirtilen ‘altın zaman’ın canlarımızı kurtarmak için değil, otel sahiplerinin arabalarını çıkarmak için kullanıldığını, karartılan delilleri, silinen kamera kayıtlarını da biliyoruz. Artık tek bir beklentimiz var: Yargılama süreci şeffaf olarak yürütülsün ve tüm gerçekler gün ışığına çıksın.

“Her kurum hesap versin”

Biz bugün burada, bu katliamda sorumluluğu bulunan herkesin ve her kurumun hesap vermesini talep ediyoruz. Bugün sanık sandalyesinde oturanlara ek olarak, görevini yerine getirmeyen kamu görevlileri hakkında da derhal soruşturma izinlerinin verilmesini bekliyoruz. Bilirkişi raporunda bu yangında birinci dereceden sorumlu olduğu belirtilen Kültür ve Turizm Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, hiçbiri bu zamana kadar soruşturma izni vermedi. Yasalar çerçevesinde verilmesi gereken bu izinlerin bir an önce verilmesini bekliyoruz.

“Kim susarsa, katliama ortak olur”

O gece 78 can yitirdik. 36’sı çocuktu. Ölenlerin yaş ortalaması yalnızca 27 buçuktu. Yani hayatlarının daha başındaydılar. Onlar, yeni bir yüzyıla umut atmış bir kuşağın temsilcileriydi. Ama 2025’in bir kış gecesinde, ihmalin ve açgözlülüğün karanlığında nefessiz bırakıldılar. Biz çocuklarımızı, kardeşlerimizi, torunlarımızı geleceğe hazırlıyorduk, mezara değil. Onların öldüğü yer bir savaş alanı değildi, bir tatil oteliydi. Sabah kayak yapacaklardı ama sabaha ulaşamadılar. Çünkü o binada bulunanlar ve o binaya göz yumanlar, kendi keyifleri ve maddi çıkarları uğruna bu ülkenin gençlerini, çocuklarını bile bile ölüme terk ettiler. Biz buradayız. Yasımızı bir kenara koyduk, canlarımız için dimdik ayaktayız. Susmayacağız. Kim susarsa, kim geri durursa bu katliama ortak olur.”

Yazar

You May Also Like

Biz kimiz?

Enternasyonal Dayanışma, işçi sınıfının kolektif ve kitlesel mücadelesiyle dünyanın daha eşit, adil ve özgür bir yere dönüşeceğini savunan…