Filistin günlüğü – 11 Temmuz

İsrailli askerlere “savaş suçlusu” diyen gazeteci gözaltında

Gazze’de ölen İsrailli askerlerine ‘savaş suçlusu’ diyen İsrailli gazeteci İsrael Frei, ‘terörü övmek ve teşvik etmek’ suçlamasıyla gözaltına alındı.

8 Temmuz’da Gazze’nin kuzeyindeki Beyt Hanun bölgesinde kara saldırılarında beş İsrail askeri ölmüş, Frei bunun üzerine şu paylaşımı yapmıştı:

“İnsanlığa karşı işlenen en acımasız suçlardan birine katılan beş genç olmaksızın dünya daha iyi bir yer. Maalesef Gazze’de anestezi olmadan ameliyat edilen çocuk, bombaların atlındaki bir çadırda ailesiyle açlık çeken kız çocuğu, yetmiyor. Bu her İsrailli anneye bir çağrıdır: Oğlunu bir tabutta savaş suçlusu olarak karşılayan kişi olma, askerliği reddet.”

İsrail polisi dün Frei’i ‘terörü övmek ve teşvik etmek’ suçlamasıyla gözaltına aldı.

İsrail’in, 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze ve Batı Şeria’da yürüttüğü soykırım saldırılarında şu ana kadar 200 binden fazla insan öldü veya yaralandı. Ölenlerin büyük çoğunluğu kadınlar ve çocuklar.

İsrail, Uluslararası Adalet Divanı’nda ‘Gazze’de soykırım’ suçlamasıyla yargılanıyor.

Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin (UCM) İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve eski savunma bakanı Yoav Gallant hakkında yakalama kararı bulunuyor.

‘Gazze’de soykırım yapılıyor’ diyen BM raportörüne ABD’den yaptırım

ABD, İsrail’i Gazze’de “soykırım” yapmakla suçlayan Birleşmiş Milletler Özel Raportörü Francesca Albanese’ye yaptırım uygulama kararı aldı. Filistin’deki insan hakları durumunu raporlamakla görevli bağımsız bir uzman olan İtalya vatandaşı Albanese’ye yaptırım kararı tepkilere yol açtı.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, 9 Temmuz’daki açıklamasında İtalyan raportörü “taraflı ve kötü niyetli” faaliyetlerde bulunmakla suçladı.

Rubio, Albanese’ye yaptırım kararını, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hakkında tutuklama emri çıkaran Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne (ICC) desteğiyle ilişkilendirdi.

ABD Başkanı Donald Trump’ın Şubat ayında imzaladığı bir kararname, ICC ile bağlantılı kişilerin ABD’ye girmesini, ülkede mülk ve varlık satın almasını engelleyebilecek yaptırımlar öngörüyordu. Albanese’ye yönelik yaptırım kararı da bu kararnameye dayanılarak alındı.

ABD’li Bakan Rubio, BM raportörünü “antisemitizm ve teröre destekle” de itham etti.

İtalyan raportör Albanese haziran sonunda yayımlanan raporunda, Filistin’de soykırım yapıldığını ve şirketlerin bundan kâr elde ettiğini söylüyordu. “İşgal Ekonomisinden Soykırım Ekonomisine” adlı BM raporunun sunumunda, “Görünüşe bakılırsa soykırım kârlı bir yöntem” diyordu.

Raportör, 8 Temmuz’da ABD’de Trump ile görüşen İsrail Başbakanı Netanyahu’nun bu seyahat için İtalya, Fransa ve Yunanistan hava sahalarından geçtiğini, bunun bu ülkelerin taraf oldukları ICC tarafından alınan yakalama kararının ihlali olduğunu söyledi.

ABD’nin yaptırım kararını açıklamasından sonra da sosyal medyada yazdığı mesajında, “Bugün her zamankinden de fazla, her zaman yaptığım gibi, adaletin yanında kararlı bir şekilde duruyorum” dedi.

Albanese, İtalya’ya atıfla “Adaleti büyük bedeller ödeyerek ve bazen canlarını feda ederek savunan seçkin hukukçular, yetenekli avukatlar ve cesur yargıçlardan oluşan geleneğe sahip bir ülkeden geliyorum. Bu geleneği onurlandırma niyetindeyim” diye ekledi.

BM Özel Raportörü’ne yönelik yaptırım kararına insan hakları kuruluşlarından tepkiler geldi.

BM İnsan Hakları Konseyi Başkanı Jurg Lauber, Washington’un Gazze’ye yönelik ABD politikasını eleştirdiği için konsey tarafından atanan bir uzmana yaptırım uygulama kararını üzüntüyle karşıladığını söyledi.

Lauber yaptığı açıklamada, tüm BM üye devletlerine “Konsey’in Özel Raportörleri ve görevlileriyle tam işbirliği içinde olmalarını ve onlara karşı herhangi bir sindirme veya misilleme eyleminden kaçınmalarını” çağrısında bulundu.

Uluslararası Af Örgütü, yaptırım kararını “uluslararası adaletin temel ilkelerine utanç verici bir saldırı” diye kınadı.

Af Örgütü Genel Sekreteri Agnès Callamard şu ifadeleri kullandı:

“Özel Raportörler, hükümetleri memnun etmek veya popülerlik kazanmak için değil, görevlerini yerine getirmek için atanırlar. Francesca Albanese’nin görevi, işgal altındaki Gazze Şeridi’ndeki Filistin halkının hayatta kalmasının tehlikede olduğu bir dönemde, insan haklarını ve uluslararası hukuku desteklemektir.”

Callamard yaptırımların, Francesca Albanese’nin “şirketlerin İsrail’in yasadışı işgalinden, acımasız apartheid sisteminden ve Gazze Şeridi’nde devam eden soykırımından nasıl kâr elde ettiğini ayrıntılarıyla anlatan yeni bir rapor yayınlamasından sadece birkaç gün sonra yürürlüğe girdi” vurgusu da yaptı.

Söz konusu raporda, aralarında İtalyan savunma devi Leonardo’nun da yer aldığı bazı şirketlerin adı da verilerek “suç ortaklığı” suçlaması yapılıyor.

Raporda “işgal altındaki topraklardaki Filistinlilerin yerlerinden edilmesi ve yerlerine başkalarının yerleştirilmesine yönelik İsrail yerleşimci-sömürgeci projesini sürdüren kurumsal mekanizmanın incelendiği” belirtiliyor.

Raporda ayrıca şu ifadelere yer veriliyor:

“Siyasi liderler ve hükümetler yükümlülüklerinden kaçarken, çok sayıda kurumsal varlık İsrail’in yasadışı işgal, apartheid ve şimdi de soykırım ekonomisinden kâr elde etti.

“Raporun ortaya koyduğu suç ortaklığı, buzdağının sadece görünen kısmı; bu suç ortaklığı özel sektör, yöneticileri de dahil olmak üzere, hesap vermeden sona erdirilemez.”

Yazar

You May Also Like

Biz kimiz?

Enternasyonal Dayanışma, işçi sınıfının kolektif ve kitlesel mücadelesiyle dünyanın daha eşit, adil ve özgür bir yere dönüşeceğini savunan…