600 binden fazla kamu işçisi toplu iş sözleşmelerinin (TİS) Kamu Çerçeve Protokolü (KÇP) görüşmelerinde hükümet tarafından dayatılan yüzde 17’lik sefalet zammına karşı eylemler düzenliyor.
Türk-İş’e bağlı sendikalara üye kamu işçileri dün (17 Temmuz) iş yerlerine gelmeyerek 1 günlük iş durdurma eylemi gerçekleştirdi.
Demir yolu ve kara yolu işçileri, Türk-İş’in aldığı iş bırakma kararı doğrultusunda sabah vardiyasına katılmadı. Türk-İş’e bağlı Demiryol-İş ve Yol-İş üyesi işçilerin katılımı yüzde 100 oldu.
İstanbul Üniversitesi işçilerinden yürüyüş: Kamu çerçeve protokolü tavizsiz imzalansın
Tez-Koop-İş’e üye İstanbul Üniversitesi işçileri iş bırakma eylemi yaptı. İnsanca yaşamak istediklerini belirten işçiler, kamu çerçeve protokolünün tavizsiz imzalanmasını istedi.
İstanbul 5 No’lu Şubenin çağrısıyla İstanbul Belediyesi önünde bir araya gelen işçiler, buradan İstanbul Üniversitesinin Beyazıt’taki ana giriş kapısı önüne yürüdü. Burada basın açıklaması yapan işçiler, hükümetin kamu çerçeve protokolü (KÇP) sürecinde düşük zam dayatmasına tepki gösterdi. İnsanca yaşamak istediklerini belirten işçiler, ücretlerin yoksulluk sınırının üzerine çıkarılmasını talep etti.
İşçiler, günlük taban ücretlerin bin 800 liraya çekilmesini, sonrasında yüzde 50 zam yapılmasını, KÇP’nin tavizsiz imzalanmasını istiyor.
Marmaray’da makinistler iş bıraktı: Aksamalar ‘bakım’ olarak açıklandı
Kamu çerçeve protokolünde uzlaşma sağlanamaması üzerine İstanbul’da Marmaray’da görevli makinistler bir günlük iş bırakma protestosu yaptı. Seferlerde aksama yaşanırken, Marmaray yönetimi durumu “genel bakım çalışması” olarak duyurdu.
Kocaeli’de sağlık işçileri iş bıraktı: “Oyalama değil, sözleşme istiyoruz”
Kocaeli Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesinde çalışan Sağlık-İş üyesi işçiler iş bıraktı. KOÜ Eğitim ve Araştırma Hastanesi önünde toplanan Sağlık-İş üyesi işçiler adına açıklama yapan Sağlık-İş Kocaeli Şube Başkanı Meral Oğuz şunları söyledi:
“Kamuda çalışan işçiler olarak 2025 yılı toplu iş sözleşme sürecinde karşılanmayan taleplerimiz, ücret artışımız ve haklarımız için verdiğimiz mücadeleden asla vazgeçmeyeceğimizi her fırsatta dile getirdik. Bu kararlı duruşumuzun bir parçası olarak eylem planlarımızı kamuoyuna basın aracılığıyla duyurduk, uyardık çağrıda bulunduk. Dedik ki geçim derdi büyüdü bu teklif toplu sözleşme değil, toplu oyalamadır. İşçiyi emekçiyi açlığa mahkum etmektir ve bugün eylem planlarımız doğrultusunda bir adım daha attık, iş bıraktık. TÜİK’in enflasyon rakamları yaşadığımız geçim sıkıntısını yansıtmıyor, hükümetin masaya getirdiği teklifler emekçiyi oyalamaktan ibarettir. Toplu sözleşme emekçinin iradesine ve yaşam şartlarına uygun olmalıdır.”
İzmir’de kamu işçilerinden iş bırakma eylemi: İnsanca yaşanacak ücret istiyoruz
İzmir’de kamu işçileri, Türk İş’in aldığı karar doğrultusunda, hükümetin kamu çerçeve protokolü (KÇP) sürecinde dayattığı düşük zam teklifini protesto etmek için tam gün iş bıraktı.
Demir yolları, DSİ işçileri işe gitmezken sağlık işçileri hastanelerde eylem yaptı. Alaybey Tersanesinde savunma sanayisi işçileri, grev yasağı kapsamında oldukları için bu eyleme katılamadı.
Ege Üniversitesi Hastanesi işçileri hükümetin KÇP teklifini protesto etmek üzere tam gün iş bırakarak hastane bahçesinde toplandı.
Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesindeki Sağlık-İş üyesi işçiler de iş bıraktı. Sabah bahçede toplanan işçiler, 1,5 saat oturma eylemi yaptı.
TTK yönetiminden iş bırakma eylemine kanun dışı tehdit
Türkiye Taş Kömürü İşletme Müessesesinde (TTK) gerçekleştirilecek eylem öncesi, Müessese Müdür Yardımcısı Batuhan Türkyaşar imzasıyla yayınlanan duyuruda eylem “Kanunsuz grev” olarak tanımlandı.
TTK yönetimi bu duyuruyla, demokratik eylem hakkını kullanacak işçilerin para cezasına çarptırılacakları duyuruldu. İşçiler, daha sonraki muhtemel eylemlere katılmaları durumunda ise “ağır para cezaları” ile tehdit edildi. İstanbul Barosu Basın ve iletişim Komisyonu Başkanı Avukat Devrim Avcı, Türkyaşar imzalı duyuru için, “Bu mesajlar işçilerin örgütlü gücünü bölmeye yöneliktir ve korkutma amaçlıdır” derken, asıl tehditlerin hukuksuz olduğunu belirtti.
