109 STK’dan Gazze’deki kitlesel açlık üzerine açıklama
Uluslararası pek çok sivil toplum örgütünün de aralarında bulunduğu 109 kuruluş, “Gazze’de kitlesel açlığın yayıldığını” vurgulayarak, “acil ateşkes ve engelsiz yardım” talebinde bulundu. Hamas ise tüm dünyaya İsrail ve ABD Büyükelçilikleri önünde üç gün boyunca küresel protesto çağrısı yaptı.
Uluslararası Af Örgütü, Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF), Oxfam ve Save The Children’ın da aralarında bulunduğu 109 sivil toplum kuruluşu, Gazze’de “kitlesel açlığın” yayılmakta olduğunu ve bölgede görev yapan meslektaşlarının açlıktan tükenmeye başladığına ilişkin ortak bir açıklama yayımladı.
Açıklamada, “Doktorlar, özellikle çocuklar ve yaşlılar arasında akut yetersiz beslenme oranlarının rekor seviyelere ulaştığını bildiriyor. Akut sulu ishal gibi hastalıklar yayılıyor, pazar yerleri bomboş, atıklar yığılıyor ve yetişkinler açlık ve susuzluk nedeniyle sokaklarda bayılıyor” denildi.
“Gazze’ye yapılan yardım dağıtımlarının günde sadece 28 tırla sınırlı olduğu” belirtilen açıklamada, “bunun, iki milyondan fazla insana yardım etmek için yetersiz olduğu” vurgulandı.
“BM öncülüğündeki insani yardım sistemi başarısız olmadı; çalışması engellendi” denilen açıklamada, hükümetlerin harekete geçmek için izin beklemeyi bırakmaları gerektiği belirtildi. Açıklamada ayrıca, şu ifadelere yer verildi:
“Kararlı bir şekilde harekete geçme zamanı: Derhal ve kalıcı bir ateşkes talep edin; tüm bürokratik ve idari kısıtlamaları kaldırın; kara geçişlerinin tamamını açın; Gazze genelinde herkese erişimi sağlayın; askeri kontrol altındaki yardım dağıtım modellerini reddedin; ilkeli ve BM öncülüğünde insani yardımın yeniden tesis edilmesini sağlayın ve ilkeli, tarafsız yardım kuruluşlarını desteklemeye devam edin. Devletler kuşatmayı sona erdirmek için somut adımlar atmalı, örneğin silah ve mühimmat transferlerini durdurmalıdır.
Havadan yardım bırakmak veya kusurlu yardım anlaşmaları gibi parçalı düzenlemeler ve sembolik jestler, hareketsizliği gizleyen birer sis perdesidir. Bu tür uygulamalar, devletlerin Filistinli sivilleri koruma ve ölçekli erişimi sağlama konusundaki yasal ve ahlaki sorumluluklarının yerini alamaz. Devletler, ortada kurtarılacak kimse kalmadan önce hayatları kurtarabilir ve kurtarmalıdır.”
İsrail’in müttefikleri Gazze’deki savaş suçlarını görüyor
İsrail’in dostları tükeniyor. 7 Ekim’deki Hamas saldırılarının ardından kenetlenen müttefikler, İsrail’in Gazze’deki tutumuna tahammül edemiyor.
21 Temmuz’da, İngiltere, Avrupa Birliği’nin büyük bir bölümü, Kanada, Avustralya, Yeni Zelanda ve Japonya’nın dışişleri bakanları, İsrail’in eylemlerini kınayan bir ortak bildiriyi imzaladı.
Açıklamada, Gazze’deki sivillerin çektiği acıları ve İsrail’in BM ve önde gelen küresel yardım kuruluşları tarafından kullanılan denenmiş ve güvenilir yöntemlerin yerini almak üzere başlattığı Gazze İnsani Yardım Vakfı (GHF) tarafından yürütülen başarısız ve ölümcül yardım dağıtım sistemini sert ifadelerle anlattılar.
Açıklamada, “Gazze’deki sivillerin yaşadığı acılar yeni bir boyuta ulaştı” denildi.
“İsrail hükümetinin yardım dağıtım modeli tehlikeli, istikrarsızlığı körüklüyor ve Gazzelileri insanlık onurundan mahrum bırakıyor. Yardımların damla damla dağıtılmasını ve en temel ihtiyaçları olan su ve gıdayı karşılamaya çalışan çocuklar da dahil olmak üzere sivillerin insanlık dışı bir şekilde öldürülmesini kınıyoruz. 800’den fazla Filistinlinin yardım ararken öldürülmesi dehşet verici.
“İsrail Hükümeti’nin sivil halka temel insani yardımı reddetmesi kabul edilemez. İsrail, uluslararası insancıl hukuk kapsamındaki yükümlülüklerine uymalıdır.”
İngiltere Dışişleri Bakanı David Lammy de ortak açıklamanın ardından Avam Kamarası’nda benzer bir dil kullanarak bir açıklama yaptı.
Güçlü sözlerin güçlü eylemlerle desteklenmesini isteyen iktidardaki İşçi Partisi milletvekilleri için bu yeterli olmadı.
Bir milletvekili, hükümetin daha kararlı bir şekilde hareket etme konusundaki isteksizliğine “öfke” duyulduğunu söyledi.
Filistin’le dayanışan aktivistler tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi
İsrail’i protesto ettikleri için gözaltına alınan 8 genç “Cumhurbaşkanına hakaret”ten tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi. 8 gençten 1’i tutuklanırken, 7’si adli kontrolle serbest bırakıldı
İsrail’e silah satan şirketlerin de yer aldığı 17’nci Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı (IDEF 2025), İstanbul Fuar Merkezinde Milli Savunma Bakanlığı ev sahipliğinde başladı. 27 Temmuz’a kadar sürecek fuar, Filistin Eylem Komitesi tarafından İstanbul’da Yenibosna metro çıkışında, “Soykırım ordusunu besleyen şirketleri kovun” çağrısıyla protesto edildi.
“Soykırım ortakları defolsun”, “Soykırımcı İsrail’i silahlandırmayı durdurun” ve “Soykırım ordusunu besleyen şirketlere geçit yok” dövizlerinin taşındığı eylemde İsrail’e askeri ambargo uygulanması talep edildi.
Silah şirketlerinin, ürettikleri silah ve askeri teknolojiyi bu soykırım ve abluka boyunca Filistinliler üzerinde kullandığına dikkat çekilen açıklamada, “Filistin halkının yaşam hakkı pahasına soykırımdan para kazanan bu şirketlerden birçoğu bugün İstanbul’da IDEF 2025’te ağırlanıyor ve Filistinliler üzerinde test ettikleri silahları pazarlamaları sağlanıyor” ifadeleri kullanıldı.
Eylem sonrası polis 12 kişiyi gözaltına aldı. Vatan Caddesindeki İstanbul Emniyet Müdürlüğüne götürülen protestoculara burada ‘cumhurbaşkanına hakaret’ suçlaması yöneltildi ve tutuklama talebiyle 2. Sulh Ceza Hakimliğine sevk edildi.
Mahkemeye sevk edilen 8 gençten 1’i tutuklanırken, 1’ine ev hapsi verildi, 6 genç ise adli kontrol ile serbest bırakıldı.
