Türkiye, temmuz ayında art arda çıkan orman yangınlarıyla mücadele ederken hem doğa hem de insanlar büyük kayıplar yaşadı. Birçok kentte onlarca yapı kullanılamaz hâle geldi, hayvanlar hayatlarını ve yaşam alanlarını kaybetti.
Eskişehir’in Seyitgazi (Seyitözü) bölgesinde 23 Temmuz’da çıkan yangında 5’i orman işçisi, 5’i AKUT gönüllüsü olmak üzere 10 kişi yaşamını yitirdi. Bursa’nın Orhaneli ilçesindeki yangında, yangın bölgesine su taşıyan bir tankerin şarampole devrilmesi sonucuüç kişi hayatını kaybetti. Yangına müdahale eden itfaiye personeli Ramazan Şaşkın ise geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetti.
Bursa, Karabük, Sakarya, Bilecik, Uşak ve Antalya’da 22-27 Temmuz 2025 tarihleri arasında çıkan orman yangınlarında 68’i konut olmak üzere toplam 104 bağımsız birim ağır hasar gördü veya yıkıldı.
Devam eden yangınlar
Yangınlarda insan kaynaklı nedenler baskın olsa da, 25 Temmuz’da Türkiye tarihinin en yüksek sıcaklığı olan 50,5 (Şırnak) derece ölçüldü. Meteoroloji Genel Müdürlüğü’ne göre, daha önceki rekor 15 Ağustos 2023’te 49,5 (Eskişehir) dereceydi.
Maraş’ın Onikişubat ilçesindeki yangına, üçüncü gününde hem havadan hem de karadan müdahale devam ediyor.
Karabük’ün Safranbolu ilçesinde başlayan ve Ovacık ilçesi ile kent merkezine yakın ormanlık alanlara sıçrayan yangınlara da altıncı gününde karadan müdahale ediliyor.
Orman Genel Müdürlüğü, yangın uçağı almak yerine kâr ve faiz geliri elde etmeyi tercih etti
Saray eliyle ‘şirket gibi’ yönetilen Türkiye yine insanını, doğasını ve canını yangınlarda kaybetti. Yangın söndürme uçakları yine yetersiz kaldı.
Kâr hedefiyle hareket eden Tarım ve Orman Bakanlığına bağlı Orman Genel Müdürlüğü, yangın uçağı almak yerine kâr ve faiz geliri elde etmeyi tercih etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, “Devleti şirket gibi yönetirsek netice alırız” sözlerinin ardından kamu kurumları kârı hedefledi. Orman Genel Müdürlüğü 2020- 2024 yıllarında toplam 56 milyar TL kâr etti. Kurum, bütçesinin bir kısmını faiz geliri elde etmek için kullandı. Orman Genel Müdürlüğü aynı yıllarda 11,9 milyar TL faiz geliri elde etti.
Orman Genel Müdürlüğü 2024 yılında toplam 75 yangın söndürme uçağını üç yıllığına kiraladı. Ödeme tutarı 3,7 milyar TL oldu. Üç yıl için 75 uçağa yapılan harcama tutarı son 5 yıllık faiz gelirinin yüzde 32’si, son 5 yıllık toplam kârın ise yüzde 7’si kadar oldu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek imzasıyla hayata geçirilen tasarruf genelgesi ile Orman Genel Müdürlüğünün 588 milyon TL tutarında alacağı ödenek bloke edildi. 100 bin kilometrenin üzerinde orman yolu tasarruf genelgesi nedeniyle açılamadı. Havadan müdahale yetersizken, ormanlara orman yolu üzerinden ulaşım da zorlaştı.
Kâr hedefiyle hareket eden Tarım ve Orman Bakanlığına bağlı Orman Genel Müdürlüğü, yangın uçağı almak yerine kâr ve faiz geliri elde etmeyi tercih etti.
DEM Parti’den yangınların araştırılması talebi
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Grup Başkanvekilleri Gülistan Kılıç Koçyiğit ve Sezai Temelli, yangınlarla ilgili TBMM’de araştırma komisyonu kurulmasını talep etti.
Türkiye’de orman yangınlarının iklim krizinin etkileriyle mevsimsel bir olgu olmaktan çıkıp sürekli ve yıkıcı bir afete dönüştüğünü belirten DEM Parti, müdahale kapasitesinin yangınların artışını karşılamada yetersiz kaldığına dikkat çekerek şöyle dedi:
“Yüzlerce farklı noktada çıkan yangınlar, sadece ekosistemleri değil, kırsal hayatı, yerel geçim kaynaklarını ve toplumun doğayla kurduğu bağları da geri dönüşsüz biçimde tahrip etmektedir. İklim krizine bağlı sıcaklık ve kuraklık artışının yanı sıra, enerji altyapılarının özelleştirilmesi, ormancılık faaliyetlerinin piyasalaştırılması, kamusal kapasitenin zayıflatılması ve yerel bilgi ağlarının tasfiyesi gibi insan kaynaklı politik tercihler, yangınların şiddetini ve yıkımını artıran temel etkenler olarak öne çıkmaktadır.
Yaşanan bu çok boyutlu krizin çözümü için, orman yangınlarının iklimsel etkilerinin yanı sıra yapısal ve politik arka planının da kapsamlı biçimde ortaya konması zorunludur. Enerji ve orman alanlarındaki özelleştirme uygulamalarının sonuçlarının değerlendirilmesi, yangınlarla mücadelede kamusal kapasitenin neden zayıfladığına ilişkin araştırmaların yapılması, ekolojik ve toplumsal kayıpların tespit edilmesi ve etkili, önleyici politikaların geliştirilmesi gerekmektedir. Bu amaçlarla Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında bir araştırma komisyonu kurulması elzemdir.”
