Kürt coğrafyasındaki hak ihlalleri son bulmalı
İHD Amed Şubesi’nin Kürdistan kentlerindeki 6 aylık hak ihlalleri raporunda en az bin 820 hak ihlalinin yaşandığı aktarıldı.
İnsan Hakları Derneği (İHD) Amed Şubesi, 6 aylık hak ihlalleri raporunu dernek binasında açıkladı. Raporun değerlendirme kısmını İHD MYK üyesi Rümeysa Deniz Kaya okudu.
Kürt meselesinin diyalog yolu ile çözümü konusunda başlayan sürece rağmen bölgede ihlallerin devam ettiğini ifade eden Rümeysa Deniz Kaya, “Hak ihlallerinin son bulduğu, adalet, barış ve demokrasinin tesis edildiği bir ülke ve dünyaya ulaşmak için, gelişen yeni süreci destekleyerek, dün olduğu gibi bundan sonra da tüm zorluklara karşın insan hakları ihlallerini belgeleyip raporlayarak görünür kılacağız. Böylelikle önlemeye, cezasızlıkla mücadele etmeye ve insan haklarına saygıyı yükseltmeye devam edeceğiz. Bu temelde, barış ve çözüm sürecinin müzakerelerle sürdürülmesi ve sonuç alınması yönünde daha fazla çaba gösterilmesi çağrısında bulunuyoruz. Yaşadığımız coğrafyada yaşanan insan hakları ihlallerinin son bulduğu, toplumsal barış ve özgürlüklerle dolu onurlu bir yaşam temenni ediyoruz” diye konuştu.
Ekrem İmamoğlu’ndan süreç yorumu
Silivri’deki Marmara Cezaevi’nde tutuklu olan seçilmiş İBB Başkanı ve CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu, tutuklu Gazeteci Fatih Altaylı’ya röportaj verdi. İmamoğlu röportajda, Kürt meselesinin demokratik çözümüne yönelik yürütülen sürecin AK Parti’den ibaret olmadığını vurgulayarak “Bütün bileşenler bu sürecin parçasıdır” dedi.
Röportajda Kürtçe öğrenmeye çalıştığını söyleyen İmamoğlu, İstanbul’da bir pazar yerinde Kürtçe konuşan bir kadınla yaşadığı diyaloğu hatırlatarak Kürtçe bilmediği için üzüldüğünü ve Kürtçe öğrenmeye karar verdiğini söyledi. İmamoğlu o anları şöyle anlattı:
‘’Bir gün İstanbul’daki bir pazar ziyaretinde bana duygu dolu, güzel gözleriyle sevgi dolu duygularını Kürtçe dile getiren annemin sözlerini anlayamadan gözlerim nemli dinledim. Neden Türkçe bilmiyor? Neden annemiz Türkçe öğrenememiş? Neden bu imkân annemize sağlanamamış dedim. Ama sonra düşündüm ve kendime, ‘Sen neden biraz da olsa Kürtçe öğrenip aynı vatanı paylaştığın şu anneye birkaç cümle kurmayı düşünmedin?’ diyerek elbette kendimi sorguladım.’’
İmamoğlu “Aynı şehri paylaştığım komşularımın, vatandaşlarımın dilini azıcık bile olsa bilmem gerekir diyerek Kürtçe öğrenmeye gayret gösteriyorum” dedi.
İmamoğlu, TBMM’de kurulan komisyon hakkında “Halkın temsili olmadan; onların dertleri, endişeleri, umutları ve hayalleri seslendirilmeden ne barışı sağlayabiliriz ne de bu barışı geleceğe taşıyabiliriz. Evet, şartlarımız var. Bu şartlar demokratikleşme, adaletin tesisi ve toplumsal barışın inşasıdır. Vatandaşlarımızın taleplerinin en üst seviyede teminat altına alınması şarttır” ifadelerini kullandı.
Gerçek bir muhalefetten geri durmadıklarını belirten İmamoğlu “Biz hiçbir zaman iktidardan samimiyet ve iyi niyet beklemedik. Sözümüzü esirgemedik. Gerçek bir muhalefetten de geri durmadık. Bu yüzden bu röportajı siz de ben de yüz yüze değil Silivri Cezaevi’nde hukuksuzca tutulurken gerçekleştiriyoruz. Samimiyet aramıyoruz fakat ciddiyet arıyoruz” dedi.
