Göçmen Mülteci Dayanışma Ağı’nın açıklaması:
Emperyalizmin, savaşların ve kapitalizmin ürettiği yoksulluk, eşitsizlik ve şiddetin sonucu olarak göç etmek zorunda kalan insanlar, uluslararası yasalarla korunan en temel haklarından birini, göç ve sığınma haklarını kullandıklarında sayısız zorluk, ayrımcılık ve şiddetle burun buruna gelmektedirler.
Seferihisar’da, 13 Temmuz’dan bu yana kayıp olarak aranan 37 yaşındaki inşaat işçisi Suriyeli göçmen Mahmoud Ahmad’ın, öldürülerek bir evin bahçesine gömülmüş halde bulunması ve Çatalca İnceğiz Geri Gönderme Merkezi’nde Afganistan uyruklu kadın K. H.‘nın geri gönderilme baskısı altında intihar ederek yaşamına son vermesi bu vahşi şiddete son örnekleri oluşturmuştur.
Bilindiği üzere geri gönderme merkezlerinde şiddet başta olmak üzere ciddi sorunlar yaşandığına dair sayısız örnek ve iddia basına ve bu alanda çalışan kurumlara yansımaktadır. Bu iddialara göre bu merkezlerde göçmenler sayısız hak ihlali hatta işkenceyle karşılaşmakta, özgürlük hakları, sağlığa erişim, bilgi alma, dışarıyla iletişim kurma hakları ellerinden alınmakta, insanlık onurlarının çiğnendiği koşullarda hayatta kalmaya terk edilip, uluslararası pazarlıklarda devletlerin elinde birer “koz” gibi kullanılmaktadırlar.
Çatalca İnceğiz Geri Gönderme Merkezi’nde Afganistan uyruklu kadın K. H.‘nın geri gönderilme baskısı altında intihar ederek yaşamına son vermesi olayında da olduğu üzere; olay devamında olayın tanıklarının başka GGM’lere gönderildikleri ve bir kısmının serbest bırakıldıklarına dair tespitler, bu olaylar hakkında etkin soruşturma yürütülmek istenmediğini ve göçmenlere yönelik işlenen suçlarda cezasızlık politikasının devam ettiğini göstermektedir. Üstelik intihara sürükleyen ortam, nedenler ve sorumluları yanında, devletin yaşam hakkını koruma noktasında önleme yükümlülüğü de göz ardı edilmiştir.
Biliyoruz ki; Devlet göçmen ve mülteci politikalarında insani değerleri değil güvenlikçi ve siyasi çıkar amaçlı politikaları esas almaya devam ettikçe, bu acı olaylar da yaşanmaya devam edecek. Göçmen mültecilerin cinayetlere, hak ihlallerine ve GGM’lerde hukuksuzluklara ve öngörülemez bir kadere terk edilmelerine itiraz ediyoruz. Türkiye Cumhuriyeti’nin Cenevre Mülteci Sözleşmesi’ne koyduğu coğrafi sınırlamanın kaldırılarak, ülkede bulunan göçmenlere mültecilik statüsü tanınmasını, hukuka aykırı sınır dışı uygulamasına son verilmesini, GGM’lerin kapatılmasını istiyoruz.
-Suriyeli göçmen Mahmoud Ahmad’ın öldürülmesine dair olay hakkında etkin soruşturma yürütülsün, failler cezalandırılsın.
-Afganistan uyruklu kadın K. H.‘nın geri gönderilme baskısı altında intihar ederek yaşamına son vermesi olayı araştırılsın, intihara neden olan koşulları yaratan ve önlemek için tedbir almayan yetkililer hakkında etkin soruşturma yürütülsün ve sorumlular cezalandırılsın.
Göçmen Mülteci Dayanışma Ağı olarak her iki olayın da takipçisiyiz.
GÖÇMEN MÜLTECİ DAYANIŞMA AĞI
