Barış günlüğü – 21 Ağustos

Komisyonda Barış Anneleri ve Cumartesi Anneleri dinlendi

“Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu”, 5’inci toplantısını gerçekleştirdi. Barış Anneleri’ni temsilen komisyonda dinlenen Barış Annesi Nezahat Teke, sürece ilişkin konuştu.

Nezahat Teke, Türkçe dilinin döndüğü kadar kendisini ifade edeceğini belirtti. Nezahat Teke, “Silahların bırakılmasını herkes istiyor ama karşılığında somut adım bekliyoruz” dedi.

Komisyonu toplantısında Cumartesi Anneleri dinlendi. Kayıp yakınları, geçmişle yüzleşmeden bugünün anlaşılamayacağını belirterek, gözaltında kayıpların araştırılması için Hakikat Komisyonu kurulmasını istedi.

Cumartesi İnsanı İkbal Eren, gözaltında kaybedilen abisi ve tüm kayıplar için adalet talebini dile getirdi. İkbal Eren, “Sayın Başkan geçmişe girmeden bugünü anlatamayız” dedi.

“Amacımız hakikatin ortaya çıkarılması ve adaletin sağlanmasıdır” diyen Besna Tosun,  Cumartesi Anneleri’nin  ortak taleplerini şu şekilde sıraladı;

  • Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi  ve Anayasa Mahkemesi kararları uygulansın
  • Galatasaray Meydanı’ndaki keyfi yasaklama son bulsun
  • Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun alt komisyonu olarak gözaltında kayıpları araştırmak üzere “Hakikat Komisyonu” kurulsun
  • Devlet, gözaltında kaybetme suçundaki sorumluluğunu kabul etsin
  • Gözaltında kaybedilenlerin akıbeti açıklansın, kalıntıları ailelerine teslim edilsin
  • Gözaltında kaybetme suçunun fail ve sorumlularını koruyan cezasızlığa son verilsin ve adalet sağlansın
  • Gözaltında kaybetme fiilinin insanlığa karşı işlenen suç olarak düzenlenmesine, önlenmesine ve cezalandırılmasına yönelik yasal düzenlemeler yapılsın. Zamanaşımı kurumu cezasızlığın aracı olmaktan çıkarılsın. Bir daha hiç kimse gözaltında kaybedilmesin
  • Türkiye, imzalamaktan kaçındığı, BM Tüm Kişilerin Zorla Kaybedilmeden Korunmasına Dair Sözleşme ile Uluslararası Ceza Mahkemesi’ni Kuran Roma Statüsü’nü imzalasın, onaylasın ve uygulasın. Barış yalnızca silahların susması değildir. Barış; hakikatin dile gelmesi, adaletin tesis edilmesi ve mağdurların sesi duyulana kadar sürecek toplumsal bir sorumluluktur.”

“Komisyon Öcalan’ın görüşlerini dinlemeli”

DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, Meclis komisyonunun Abdullah Öcalan’ın görüş ve düşüncelerini dinlemesi gerektiğini vurguladı.

Abdullah Öcalan’ın her görüşmede Meclis’i işaret ettiğini hatırlatan Gülistan Kılıç Koçyğit, “Yine Öcalan’ın siyasi ve hukuki zemine işaret etmesinin de altını çizmemiz gerekiyor. Evet, siyaset sorumluluk almalı ve siyaset sürecin hukuki gereklerini yerine getirecek adımları hızlı bir şekilde atmalıdır. Bu nedenle toplumsal kesimler nasıl ki burada dinleniyor, nasıl ki bütün süreç içerisinde mağdur kesimler dinleniyor, bu süreçte bağlayıcı olan ve kararlar alan Öcalan’ın da görüş ve düşünceleri dinlenmelidir. Bu anlamda fikirlerine başvurulması, diyalog kurulmasının da önemli olduğunun altını çizmek istiyoruz” dedi.

DEM Parti, İyi Partili çözüm karşıtı vekili yalanladı

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti), Kürt sorununun çözümü için Meclis’te kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu üzerine İYİ Parti Ankara Milletvekili Yüksel Aslan’ın kendilerine yönelik sözlerine yanıt verdi.

“Bir yalancının ve provokatörün hezeyanları” başlığıyla yapılan açıklama şöyle:

“Meclis’te kurulan ‘Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’ üzerine yürütülen tartışmalarda DEM Parti’ye yönelik maksatlı bir dezenformasyon ve yalanlar dolaşıma sokuluyor.

İYİ Parti Ankara Milletvekili Yüksel Aslan’ın sosyal medya üzerinden kamuoyuna sunduğu iddialar, DEM Parti’nin Komisyon’da hiçbir zaman gündemine almadığı, gerçeklikle bağı olmayan maksatlı yalanlardır.

Paylaşılan sözde ‘talep listesi’ tamamen uydurmadır; amacı toplumsal gerilimi tırmandırmak, toplumu birbirine düşürecek ortamı yaratmak ve Komisyon’un toplumda oluşan meşruiyetini zedelemektir.

Gerçek gündemimiz halkların kardeşliği ve kalıcı barıştır. Hiçbir gücün suni polemiklerle, algı operasyonlarıyla bu yolda ilerleyişimizi gölgeleyemeyeceğini bir kez daha hatırlatıyoruz. Her tür provokasyonu ve nefret dilini kınıyoruz.”

Yazar

You May Also Like

Biz kimiz?

Enternasyonal Dayanışma, işçi sınıfının kolektif ve kitlesel mücadelesiyle dünyanın daha eşit, adil ve özgür bir yere dönüşeceğini savunan…