İşgalci İsrail, Gazze’nin tahliyesinde ısrarcı
İsrail ordusu sözcüsü yaptığı açıklamada, ordunun Filistin topraklarının en büyük kenti olan Gazze Şehri’ni ele geçirmeye hazırlanırken, kentin tahliyesinin “kaçınılmaz” olduğunu söyledi. Gazze’deki sağlık yetkililerine göre, bugün düzenlenen hava saldırılarında en az 33 Filistinli öldü, çok sayıda kişi yaralandı.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hükümetince bu ay onaylanan plana göre, İsrail ordusu yıkılmış ve kuşatma altındaki Gazze’nin merkezini kontrol altına almaya hazırlanıyor.
Bölge medyasına konuşan görgü tanıkları, İsrail tanklarının gece boyunca Gazze şehir merkezinin eteklerinde yeni bir bölgeye girdiğini, evleri yıktığını ve bunun üzerine halkın bölgeden kaçmaya başladığını söyledi.
Bölge sakinleri, tankların dün gece geç saatlerde kentin kuzey ucundaki Abad el-Rahman mahallesine girdiğini, evleri bombaladığını ve çok sayıda kişinin yaralanmasına yol açtığını aktardı.
Gazze’de gazeteci olmak…
Gazeteci Abdullah Miqdad, “Bir gün çadırda yaşayıp çalışacağımı, en temel insani ihtiyaçlardan, su ve tuvaletten, bile mahrum kalacağımı hiç hayal etmezdim. Yazın bir sera, kışın ise bir buzdolabı gibi” diye anlatıyor.
Gazze Şeridi’ndeki gazeteciler, bölgenin dört bir yanındaki hastanelerin çevresine kurulan kumaş ve plastik çadırlarda çalışıp uyuyor.
İşlerini yapabilmek için gazetecilerin elektriğe ve kesintisiz internet bağlantısına ihtiyacı var.
Ancak Gazze genelinde elektrik kesilmiş durumda.
Bu yüzden, telefonlarını ve ekipmanlarını şarj edebilecek kadar elektrik sağlayan jeneratörlerin hâlâ çalıştığı hastanelerin yakınında kalmayı tercih ediyorlar.
İsrail, yabancı gazetecilerin Gazze’ye girişine izin vermiyor.
Çok nadir durumlarda İsrail birliklerine eşlik etmelerine müsaade edildiği zamanlar oluyor.
Bu nedenle uluslararası medya kuruluşları da içeriden haber almak için yerel muhabirlere güveniyor.
Gazze Şeridi içinde hareket etmenin tehlikeli ve zor olmasına rağmen yerel muhabirler savaştaki gelişmeleri izlemeye devam ediyor.
Ancak topladıkları fotoğraf ve videoları genellikle, elektriğe ve internet bağlantısına erişmek için hastane yakınındaki çadırlara dönene kadar gönderemiyorlar.
Filistinli Donia Al-Watan gazetesinde çalışan ve uluslararası kuruluşlarla işbirliği yapan gazeteci Haneen Hamdouna, “Kendimizi hastanelerde konuşlandırmak aynı zamanda haber yapımını hızlandırıyor. Yaralılara, ölümlere, cenazelere ve röportajlara doğrudan erişim sağlıyoruz. Çünkü bu tür materyalleri elde etmek için telefon görüşmeleri yapmak neredeyse imkânsız” diyor.
Ancak hastanelerin yakınında olmak gazetecilerin güvenliğini garanti etmiyor.
Uluslararası hukuka göre onları koruması gereken mesleki statüleri de öyle.
Gazetecileri Koruma Komitesi (CPJ) verilerine göre 26 Ağustos itibarıyla, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarının başladığı Ekim 2023’ten bu yana dünyada 197 gazeteci ve medya çalışanı öldürüldü, bunların 189’u Gazze’deydi.
Bu sayı, son üç yılda dünyada toplam gazeteci kayıplarını aşıyor.
Filistin Gazeteciler Sendikası Sekreteri Ahed Farwana, “Gazeteciler olarak İsrail işgal güçlerinin bizi sürekli hedef aldığını hissediyoruz; bu da bizi hem kendi güvenliğimiz hem de ailelerimizin güvenliği için sürekli bir korku içinde bırakıyor” diye anlatıyor.
Gazze Şeridi’nde neredeyse iki yıldır devam eden kesintisiz öldürme, açlık, korku ve yerinden edilme ortamında, haber talebi sürüyor ve gazeteciler aralıksız çalışmaktan tükenmiş durumda.
Bu durum, daha önce hiç gazetecilik yapmamış bazı gençlerin muhabir ve foto muhabiri olarak çalışmaya başlamasına yol açtı.
Bazı gazeteciler yalnızca yerel veya uluslararası medya kuruluşları için resmi olarak çalışıyor, ancak pek çoğu geçici ya da günlük sözleşmelerle istihdam ediliyor.
Bu da işlerini istikrarsız hale getiriyor ve aldıkları koruma, sigorta ve kaynakların düzeyinin büyük ölçüde değişmesine neden oluyor.
BBC ve Alman Der Spiegel dergisinin muhabiri Ghada Al-Kurd, “Dünyadaki her gazeteci haber verme görevine sahiptir ve uluslararası korumadan yararlanma hakkına sahiptir. Ne yazık ki İsrail ordusu gazetecilere böyle davranmıyor, özellikle de söz konusu Filistinli gazeteciler olduğunda” diyor.
